Wire World Platinum Starlight USB

Bu yazımızda Amerikalı Wire World firmasının USB kablolarında en üst segment bir ürün olan Platinum Starlight USB kabloyu inceleyeceğiz. Geçtiğimiz aylar içerisinde firmanın giriş seviyesi USB kablosu Ultraviolet modelini, fiyat/performans ürünü ve son derece başarılı bulduğum Starlight USB modelini incelemiştik.  Tüm bu incelemelerin üzerine Silver Starlight modelini de mercek altına almış ve izlenimlerimizi paylaşmıştık. Beklentilerimizin oldukça yüksek olduğu Platinum Starlight modeli için deneme notlarını sizlerle paylaşma zamanımız geldi.

Platinum Starlight USB kablo, firmanın verdiği bilgilere bakarak üst sınıf sistemler için özel olarak tasarlanmış ve özellikle akustik enstrümanların doğal tınılarını dinleyicilere aktarabilmek adına oldukça kafa yorulmuş. Wire World tasarımcıları daha önceki modellerde olduğu gibi kendi patentli DNA Helix yapısını Platinum Starlight modeline uyarlamışlar. DNA Helix teknolojisini daha önceki yazılarda sizlere tanıtmaya çalışmıştım. Bu defa biraz daha fazla ayrıntıya girelim isterseniz. Bu teknoloji yekpare yapılı teller ile karbon fiber teknolojili konekörlerin birlikte kullanımı şeklinde özetlenebilir. DNA Helix teknolojisine sahip kablolarda standart bir USB kablonun iki katı kadar iletken tel kullanılıyor. Klasik bir USB kabloda veri iletişimi için toplam üç adet iletken tel kullanılırken, Wire World bu sayıyı altıya çıkartmış. Bu teller birbirlerine mükemmel bir simetri ile sarılarak teorik olarak mükemmel olarak nitelendirilen kare ses dalgalarına yaklaşılması sağlanmış. Veri iletişimi sağlayan iletken teller kendi aralarında sarılırken, güç taşıyan kablolar ise elektromanyetik etkiyi azaltmak üzere güçlü şekilde ekranlanmış.

Wire World Platinum Starlight USB muhteşem bir sunuma sahip. Ambalaj elime gelince bayağı şaşırdım. Metal bir kutu içerisine yerleştirilen kablo daha ilk saniyelerden itibaren sanki beni daha alt modeller ile karıştırma diyor. Kutu içeriğinde kablo haricinde kablonun seri numarasına göre hazırlanmış bir garanti belgesi ve Wire World tasarımcılardan kablomuzu satın aldığınız için teşekkürler kartı çıkıyor. Tüm bunlar bir açıdan önemsiz gibi gözükebilir ancak bu kadar para verdiğiniz zaman en azından güzel bir sunum ile karşılaşmak insanı mutlu etmiyor değil. En azından ben önemsiyorum.

Kabloyu elinize aldığınız zaman diğer Wire World modellerinden daha kalın bir yapı olduğunu anlamak mümkün. Firmanın artık alıştığımız yassı kablo yapısı Platinum Starlight modelinde de hemen fark ediliyor. Kablonun kalınlığına rağmen kontrollü şekilde eğilip bükülebiliyor. Bu sayede karmaşık rack sistemleri kullanıyor olsanız bile kablolarınızı takmak bir sıkıntı olmayacaktır. Konektörler yine etkileyici. Kompozit malzemeler kullanılarak üretilen konektörler Wire World üst modellerinin bir nevi imzası gibi. Hem çok şıklar hemde takıldıkları yerlere neredeyse mükemmel şekilde tutunuyorlar. Bu veri trafiği açısından çok çok önemli bir durum. Bir konektörün esnek olması yerine zor takılıp çıkartılması her zaman tercih edilmelidir. Bunu bir not olarak vermiş olayım…

Wire World Platinum Starlight USB kabloyu denerken kendime hızlıca bir test sistemi kurdum. Matrix X-Sabre DAC sistemin dijital ayağını oluşturdu. Bu DAC ile alakalı testlerde kullandığım sıradışı medyayı kablo testlerinde de kullandım. Testler öncesinde hızlı bir adaptasyon ve pişme süreci için hem DAC’ı hemde kabloyu kendi masaüstü sistemime bağladım, hem çalışırken hemde oyun oynarken bu sistemi kullandım. Son dönemlerde masaüstü sistemimde bazı geliştirmelere de devam ediyorum. Muhtemelen 2014 senesinde işin bilgisayar ayağı konusunda bayağı gelişme olacak. Masaüstü sisteminde hoparlör/ampli çözümü olarak önceki haftalarda Stereo Mecmuası’na konuk ettiğimiz ve gitgide kalıcı olmaya aday Audioengine A5+‘ları kullandım.  Bu arada USB kabloları hızlıca pişirmek için yapabileceğimiz bazı şeyler var. Söz gelimi sisteminizde devamlı bağlı bir hard disk’e bağlamak, eğer varsa DAC’ınızı kullanmak, hatta bir printer’a bile bağlamak çözüm olabilir. Ben son dönemlerde genelde ya elimdeki DAC’ları veya bilgisayarım ile monitörüm arasındaki HUB sistemi için veri ve elektrik akışı sağlayan USB bağlantılarına bağlayarak kullanıyorum. Amaç bir şekilde akım ve veri trafiği sağlamak. Sizde kendi sistemlerinizde elinizdeki imkanlar doğrultusunda kendi özgün çözümlerinizi bulabilirsiniz.

Şimdi geleneksel uyarı… Her zaman yazdığım gibi okuyucularımıza tavsiyem USB kablolara ne kadar şüphe ile bakıyor olursa olsunlar, temsilci firmalardan ürünleri mutlaka deneme amaçlı tedarik edip kendi sistemlerinde denesinler. Günümüzde neredeyse tüm firmalarımız fiyatının ödenmesi karşılığında kabloyu size deneme amaçlı gönderiyor. Eğer beğenmezseniz veya sisteminize uyum sağlamaz ise siz ürünü iade edince paranız iade ediliyor. Bu sayede kendi sisteminize en uygun seçenekleri belirleyebilir ve doğru alışveriş yapabilirsiniz diyelim ve kaldığımız yerden devam edelim.

Testlerde oyun müziklerinden, farklı albümlere, DSD dosyalarından, klasik MP3’lere, FLAC’lar farklı çözünürlükteki dijital medyalar derken hemen her türden ve her müzik tarzından albümleri deneme fırsatım oldu.

Listedeki albümlerden bir tanesini yazayım. Marianne Faithfull – Broken English. Broken English 1979 yılında yayınlanan ve tüm Marianne Faithfull diskografisinde en önemli sayılabilecek albümlerden bir tanesi belki de en önemlisi. Albümden iki parça özellikle ön plana çıkıyor “The Ballad of Lucy Jordan” ve tabii ki son şarkı “Why D’Ya Do It”. Bu altı dakikalık şarkı aslında bir kadının sevdiği adamın çok dürüst olmaması üzerine. Şarkı adamın bakış açısından başlıyor. Şarkının başı Jimi Hendrix’in Bob Dylan şarkısı “All Along the Watchtower”ın başlangıcına bir atıfla başlıyor.Aslında şarkının bir çok efsanesi var. Mesela şair Heathcote Williams aslında bu sözleri bir Tina Turner şarkısı için hazırlıyor ancak bir şekilde Marianne Faithfull şiiri kullanıyor. Sözler belki biraz tamam birazdan fazlaca müstehcen sayılabilir. Şarkı son derece güzeldir ancak anlayarak dinlemenizi tavsiye ederim. Ne güzel bir balad diye dinlediğiniz şarkının sözlerinde fırtınalar kopuyor olabilir.

Why D’ya Do It? şarkısını mercek altına alalım. Başlangıç bölümün ardından arka planda klavye bölümleri başlar biliyorsunuz. Arka planda Faithfull’un sesi duyulur müzik biraz azalır ve ön plana çıkar. Şarkıda davul bölümleri, gitar bölümleri ve baslar zaman zaman kötü kayıtlarda arka planda kalır ancak son dönemlerde pazara sunulan 180Gram’lık plaklarda ve yeni dijital medyada işler farklı. Aslında çok basit bir albüm daha doğrusu müzikal açıdan çok komplike olmayan albümlerde bile dikkat edilecek çok şey var. Müzik dünyası bu yüzden bir hazinedir.

Wire World Platinum Starlight kablo oldukça iyi bir DAC ile birlikte kullanıldığında sistemin performansına gerçekten çok olumlu etki yapıyor. Detay seviyesi ve tonlama konusunda sıkıntı yok. Medyanızın kalitesi arttıkça, detay seviyesi baş döndürücü hale geliyor. Bu detay seviyesini elde ederken müzik ekseninden ayrılmamak çok önemli. Çok detaylı olup son derece steril çalan bir sistem benim hiç tarzım değil. Steril bir performans elde edeceğime, şahsen detaylardan vazgeçmeyi göze alabilirim. Platinum Starlight cephesinde hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda değilsiniz. Arka plan sessizliğinden filan bahsetmeye zaten gerek yok, detayın, sahnenin yanında arka plan sessizliği Wire World müessesinin hediyesi!

Albümler albümleri kovalıyor ve performans aynı şekilde mutlu etmeye devam ediyor. DAC’ları değiştirip geçtiğimiz 2013 boyunca kullandığım Gold Note DAC7 ile de durum farklı değil. Ancak sisteminizdeki DAC’ın performansı arttıkça kabloların olumlu katkısı o denli artıyor. Kim bilir referans tabir edilen üst uç sınıf ürünlerle neler olur?

Wire World Platinum Starlight USB kablo ile müzikal performans açısından bir negatif durum yok ama hiç mi negatif bir şey yok diye soracaksınız. Evet var, fiyatı! İncelemenin yayınlandığı Şubatın ilk haftası itibarı ile yaklaşık 1.300TL’lik fiyatı (0,5M fiyatı test için 1M modeli kullanıldı onun fiyatı yaklaşık 1.600TL) bir çok okuyucumuzun kullandığı DAC’lardan daha pahalı bir fiyat etiketi olarak karşımıza çıkıyor. Allah’tan Mavi Hifi firması Wire World firmasının tüm segmentini meraklılara sunuyor. Yani Wire World kablolar sisteminize uyum sağladıysa, Ultraviolet, Starlight veya Silver Starlight modellerinden bütçenize uygun olanını tercih edebilirsiniz. Ancak orta segment ve üzerindeki DAC’larına iyi bir kablo arıyorsanız  Platinum Starlight ciddi bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor. Hem detay seviyesi, hem müzikal sunumu hemde sessiz arka planı ile ortalamanın üzerinde USB kablo arayanlar için gönül rahatlığı tavsiye edeceğim bir seçenek.

Wire World Platinum Starlight USB
DNA Helix yapılı gümüş kaplamalı/kompozit konektörlü üst düzey  USB kablosu
Fiyat: yaklaşık 1.341,48TL KDV Dahil (0,5metre) / online satın almak için tıklayınız
Temsilci: Mavi Hifi / www.mavihifi.com

Benzer Yazılar

Tags: