Ana Sayfa   RSS   Güncel Sayı   Eski Sayılar   Haberler   Yazılar   Müzik  Müzik Haberleri  Bloglar   Forum   Galeri   Linkler   Destek   Hakkımızda      

 

 

host by orbilhost

 

 

 

YENI SAYI

Stereo Mecmuası'nın 2010 yılında yayınlayacağı ilk sayı Müzik Özel sayısı olacak. Yeni sayımız yayınlanana kadar hemen her hafta yeni yazılar eklediğimiz web sitemizdeki makaleleri okuyabilir, forumlarımızı ziyaret edebilir ve bloglarmızdaki yazılarımıza göz atabilirsiniz. RSS sayfamızdan alt bölümlerin güncellemelerini, ana sayfamızdan ise web sitesine eklenen yazıları takip edebilirsiniz

   

CES 2010
Bu sene düzenlenen CES 2010 fuarından görüntüler. Bu sene özgün fotoğraflarımız Sn Adnan Arduman tarafından sağlandı. Bu fotoğraflara bakmak için buraya tıklayınız. Ayrıca dünyanın dört bir tarafından meraklıların fotoğraflarını internette gezinirken denk geldikçe forumlarımıza ekliyoruz. Stereo Mecmuası Forumlarında CES 2010 konusunu ziyaret ederek bu fotoğraflara da bakabilirsiniz. Forumlarımızdaki CES 2010 konusuna ulaşmak için tıklayınız. (Yeni sayfada açılır)


 

Canonball Adderley - Somethin' Else LP
Bazen hayatta kimi anlar olur o anlarda huzur bulmak her türlü dertten kaçmak ister insan, bu hepimizin başına gelir genelde ya işinizde haksızlığa uğrar ve moralmen çökersiniz ya özel hayatınızda sorunlar olur bunalırsınız ve sığınacak bir yer ararsınız. Benim bu tarz negatif eneri yüklü olduğum anlarda en önemli terapi kaynağım yine müzik ve de klasik ya da caz müziktir. İnsanı rahatlatması ve gözünüzü kapatıp kendinizi ona verdiğinizde sizi bambaşka bir aleme götürmesi yönünden Miles Davis hele ki 1950-65 dönemi birebirdir. O dönemden bir albümünü koyun platoya ve kendinizi bırakın müziğe albüm bitince cidden bir rahatlık ve huzur olduğunu görürsünüz içinizde. Something Else albümü işte böylesi albümlerinden biridir sanatçının yer aldığı, Blue Note’ tan 1958'de yayımlanan albümde saksafonda Cannonbal Adderly...
Devamını okumak için tıklayınız (Yeni sayfada açılır)


 

Rogue Audio Cronus Entegre Amplifikatör
Bazı hifi markaları vardır, bir pazarda şansları bir türlü tutmaz. Ülkemizdeki hifi pazarında da bu tarz bahtsız markalar var ne yazık ki. Bugün sizlere o markalardan bir tanesinden bahsedeceğim
; Rogue Audio. Rogue Audio bildiğim kadarı iki kez ülkemizde raflarda boy gösterdi. İlk boy gösterişinin hikayesini tam olarak bildiğimi söyleyemeyeceğim. Ancak ilk girişim Lotus Hifi (Günümüzde Lotus Concept) tarafından yapılmış yanılmıyorsam. Sanırım bu dönemde pek başarılı bir satış grafiğine ulaşmamış. Önümüzdeki aylarda yapacağım İstanbul ziyareti sırasında Tunç Bey'le denk geldiğimizde hikayeyi birinci ağızdan öğrenir, gerekirse düzeltme yaparım. Devamını okumak için tıklayınız

The Bassface Swing Trio Plays Gershwin LP 180 gr
Sizlere Stockfisch firmasından tanıtacağım son LP The Bassface Trio'dan olacak biliyorsunuz bu firma LP lerini sizlere aynı grubun Cole Porter hakkındaki LP si ile başlamıştım. Güzel butik işler yapan Alman Stockfisch firması kataloğunda sadece çok özel altı adet plak bulunmakta ve dediğim gibi bu yazımla bunların tamamını sizlere ulaştırmış olmaktayım. Alman caz triosu Cole Porter ile ilgili çalışmalarında birlikte çalıştıkları vokalist ile vokal içeren parçalara da yer verirken bu albümde grup sadece enstrumantal çalışmalar yapmış. George ve Ira Gerhwin caz alanında tarihe altın harflerle geçen iki unutulmaz Amerikalı kardeş bestecilerdir. Eserlerini Miles Davis, Oscar Peterson, Louis Armstrong, Ella Fitzgerald gibi pek çok unutulmaz caz sanatçısı yorumlamıştır, günümüzden Diana Kral ilk akla gelen çağdaş yorumculardandır bu alanda. Devamını okumak için tıklayınız (Yeni sayfada açılır)

   

Sponsor Linkler

 

 Sponsor Linkler

 
 

 

IFPI Müzik Raporu 2010
Merhabalar, bu yazımda 2009 müzik endüstrisi raporlarını ele alacağım ve bir sonraki yazımda ise 2009 yılında Stereo Mecmuasının müzik bölümlerindeki gelişmeleri anlatmaya çalışacağım. Bakalım her iki istatistikler arasında ortak noktalar bulabilecek miyiz? Şimdi yazının ilk bölümüne geçelim. Öncelikle IFPI (International Federation of the Phonographic Industry) raporundan başlayalım. IFPI dünya müzik endüstrisinin tepesindeki bir kuruluş. Dünyanın 72 ülkesinden 1.400 üyeye sahip. Bu üyeler müzik endüstrisinde önde gelen firma, kuruluş ve benzeri yapıları temsil ediyor. Her sene sonunda yayınladıkları raporlarda o sene müzik dünyasındaki gelişmeleri ele alıyorlar. Meraklılar 2009 senesi raporunu buradan indirebilirler. Devamını okumak için tıklayınız (Yeni sayfada açılır)
 

Miles Davis - Bitches Brew
Miles Davis ismini günümüzde tanımayan yoktur sanırım. Sadece caz müzikle uğraşanlar değil müzik dinleyen hemen herkes mutlaka duymuştur ismini. Meraklılara en sevdiğiniz Miles Davis albümü nedir diye sorduğunuzda cevaplar genelde çok çeşitli olmuyor. Genelde herkesin verdiği cevap “Kind Of Blue” olur. Bana sorarsanız ise 1968-1970 arasındaki dönemdeki kayıtlarını çok severim. 1968 yılından itibaren başlayan Miles Davis'in elektrikli enstrümanlar ile tanıştığı dönem çoğu eski nesil caz eleştirmeni tarafından hiç sevilmeyen hatta nefret edilen bir dönemdir. Müzik dinleyicileri için ise alışılagelmiş Miles Davis müziğinden oldukça farklıdır. Bu yıllarda yaptığı albümleri belki bir çok müziksever dinlememiştir. Neyse konuyu uzatmadan isterseniz önce Miles Davis'in hayatına kısaca bir göz atalım. 1926'da doğan müzisyenin müzik kariyeri daha 16 yaşındayken başlar. Küçük gruplarda çalar ve okula gitmediği zamanlarda üye olduğu müzik kulubünde takılmaya başlar. Devamını okumak için tıklayınız

 


 

Türkiye'de Hifi Sektörünün 2009 Yılı Yorumları
Koskoca bir yıl geride kaldı. 2009'a güle güle 2010'a ise merhaba dedik. Bu sene uzun zamandır yapmak istediğimiz bir şeyi yapıyoruz. 2009 yılını ülkemizdeki hifi firmalarının bakış açısından sizlerle paylaşıyoruz. Ülkemizdeki tüm hifi firmalarına sorularımızı gönderdik. Gelen cevaplar
mikro düzeyde hifi dünyamızın 2009 yılına bakışını oluşturacak. Sanırım tüm firmalarımızdan yorumlar elimize ulaştığında genel bir tabloyu hep birlikte görme şansımız olacak. Bu arada mailllerimizin spam düşme olasılığı olduğundan sorularımızın eline ulaşmadığı firmalarımız iletişim bölümümüzden bizlere ulaşabilirler. Sorularımız şunlar.1-Merhabalar, 2009 yılı firmanız açısından nasıl geçti. Bu sene ülkemizdeki meraklılarla hangi yeni markaları buluşturdunuz ve geri dönüşler/ tepkiler nasıldı? 2-Bu sene temsil ettiğiniz firmalardan öne çıkan veya odyofillerin en çok talep gösterdiği ürünler nelerdir?  Devamını okumak için tıklayınız
 


 

Lhasa de Sela – Lhasa CD
Uzun
zamandır mücadele ettiğim yazma tembelliğimi bir şekilde, her yeni başlangıcımda , ya programıma, ya yazıma konuk olan Lhasa ile yenmek herhalde bir tesadüf olsa gerek. Sanal alemin sonsuzluklarında uçuşan bloğumdan sonra dergideki ilk yazım.. Umarım vakit/sebat oranı bu sefer doğru çalışır ve sevgili Hakan’ın ayakta tuttuğu bu dergiye katkım sürekli olur.Belki tesadüf ama Lhasa’nın her yeni albümü aslında bir sonrakinin devamı olmadığı gibi, her biri benim hayatımın müzikle ilgili bölümlerindeki gibi, ayrı ayrı birer başlangıç. Aslında bu yazı Lhasa’yı tanımayanlar için sadece son albümü ile ilgili olabileceği gibi, rahatlıkla daha önceki albümleri ile ilgili olarak da okunabilir. Çoğu zaman, sevdiğimiz, alışık olduğumuz, kendini tekrar etmenin büyüsüne kapılmış bir çok sanatçının albümleri hepimize “o müziği” bilmenin rahatlığını verir. Devamını okumak için tıklayınız

2009 Yılı Değerlendirmelerimiz (Hifi)
2009 senesi içerisinde ilk kez size trend raporlarından burada bahsetmiştim. Aslında bu oldukça yeni bir konuydu ancak sene içerisinde hemen hemen hiç kimse bu konuda bir görüş veya geri dönüş yapmadığı için bende bahsetmedim. Bir konu ilgi çekmiyorsa onun üzerinde ter dökmek gerekli mi değil mi yoruma açık! Neyse uzatmayalım. 2009 itibarı ile hifi ve hifi bileşenleri konusundaki google arama trendleri belli dönemlerde çıkış gösteren ve ancak bu çıkışını uzun süre devam ettiremeyen bir çizgi ile karşımıza çıkıyor. Yukarıdaki grafikleri geçen sene ile karşılaştırdığımızda yıl sonunda karşımıza çıkan düşüş oldukça dikkat çekici. Tabii bu trend raporlarını marka bazında da yapabilmek mümkün ve bu şekilde de piyasada iyi bilindik markalar üzerinden yapılmış bazı araştırmalarımız mevcut. Devamını okumak için tıklayınız (Yeni sayfada açılır)
 

Stereo Mecmuası 2009 Değerlendirmeleri
Bu sene ilk kez ayrıntılı olarak Stereo Mecmuasının yıl boyu performansı konusunda yazmaya karar verdim. Bunları neden yazıyorum diye soranlar olabilir, bize ne diyenler olabilir. Amacım ve hedefim ilerleyen yıllarda meraklılar geçmişe dönüp baktıklarında Stereo Mecmuasının ben
yaptım oldu tarzı bir proje olmadığını hatırlatmak. Aslında bizim sene başlangıcımız -ki buna yayın dönemi deniyor- Eylül ayı. Ancak yılbaşı bu değerlendirmeler için daha doğru ve gelenekselleşmiş bir dönem. Bu geleneğe bizde uyalım bu sene :) Stereo Mecmuasının bizim için en önemli başarı kriteri sayılarımızın indirilme oranı. Stereo Mecmuası bir çok alt dönemden oluşuyor; forumlar, bloglar, inceleme yazıları, müzik incelemeleri gibi belki ona yakın ana bölümler ve bu bölümler altında binlerce sayfaya ulaşan alt bölümler mevcut. Devamını okumak için tıklayınız (Yeni sayfada açılır)
 


 

Kudos C1 Cardea
Uzun yıllar ses endüstrisinin içerisinde olanlar Kudos adını hemen hatırlayacaklardır. Ünlü S-100 stand dönemin audio delileri tarafından kutsalmışcasına sahip çıkılmıştı. İlginçtir, yıllar geçmesine rağmen hala S100 ile yollarına devam eden pek çok müziksever bulunmaktadır. Kudos yola böyle çıkmışken gelişmeler onları ses üzerine başka bir çalışmaya, hoparlör üretimine itti. Firma ön çalışmalar yaptı. İngiliz audio anlayışının analizleri piyasa kontrolleri ve veriler üzerinde ciddi araştırmalar gerçekleştirdi. Kudos'un çalışma temeli yine İngilizlerin ünlü firması Neat'den gelir. Eski tasarımcı Derek Gilligan, Kudos çalışmalarında ilk adımı atan kişi oldu.
Devamını okumak için tıklayınız

2A3 Tube Rolling Coşkusu!
Tube Rolling Coşkusu ilginç bir başlık değil mi? Tube Rolling günümüzde bir çok insan için fazla anlam ifade etmiyor olabilir ancak vakum tüplü ampli (lambalı yerine bu terimi kullanıyoruz uzun zamandır) kullanıcıları için gerçek bir coşku, bir arayış ve gerçek bir maceradır. Tube rolling en basit olarak, vakum tüplü ampli kullanıcılarının farklı markalardan farklı tarihlerde üretilmiş veya birbirinin yerine tutan vakum tüpleri denemesi şeklinde açıklanabilir. Ben ilk kapsamlı tube rolling yazımı, bundan seneler önce, büyük bir keyifle kullandığım PrimaLuna Prologue One amplifikatörüm için yazmıştım. Beni bir gün bile mutsuz etmeyen bu amplifikatör 4 adet EL34, 2 adet 12AX7 ve 2 adette 12AU7'den oluşan bir konfigürasyona sahipti.
Devamını okumak için tıklayınız
 


 

Jordi Savall – Istanbul
Bu sene başlarında yapmış olduğum uzun İstanbul seyahatinde hifi ile ilgili konulardaki izlenimlerimi Stereo Mecmuası Istanbul Özel sayısında (ulaşmak için buraya tıklayınız) okuyucularımızla paylaşmıştım. Bu ziyaret sırasında çeşitli müzik firmaları ve dağıtıcıları ile de görüşme fırsatım olmuştu. AK Müzik firmasına yaptığım ziyarette 2009 içinde Türk müzik dinleyicilerine büyük bir sürprizlerinin olacağını öğrenmiştim. Sohbet sırasında ve daha sonra çeşitli dostlardan öğrendiğim bazı ayrıntıları sürprizi bozmamak üzere seslendirmemiştim. Aradan aylar geçti ve büyük sürpriz Türk müzik dinleyicileri ile buluştu; Jordi Savall'ın mükemmel İstanbul albümü! Jordi Savall konusunda bir şey yazmaya gerek var mı bilemiyorum. Stereo Mecmuası okuyucularının bir çoğunun severek dinlediği Katalan müzisyenin bence en önemli özelliği müzik konusunda yaptığı araştırmalar ve müziğe katkıları. Devamını okumak için tıklayınız
 

Frank Zappa Biyografisi Bölüm IV
Önce yayınlanan Cruising’den başlayalım. 1950’lerin modası olan ve FZ’nin çok beğendiği (ancak sıradanlığını her zaman kabul ettiği) doo-wop’tan hareket ederek yola çıkan FZ 2’şer 3’er dakikalık bestelerle eski günleri yad eder ancak nostaljik yaklaşımına R’n’B veya doo-wop’ta o güne dek hiç rastlanmayacak kadar karmaşık ritim ve tempoları monte etmekle yetinmeyip bazı akor değişiklikleri ve/veya sıralamaları modern klasik bestecilerini çağrıştırmaktadır. (Özellikle Stravinsky) Hatta Fountain of Love isimli bestesinde Stravinsky’nin Bahar Ayini alıntıları atlanmayacak kadar barizdir. Kritikler plağı nasıl yorumlayacakları konusunda fikir birliğine varamaz, bazıları doo-wop’un parodisi diye yererken başkaları da bu türe yapılan en önemli övgülerden biri diye söz ederler. Plak ticari açıdan başarılı olmazken, tesadüf müdür bilinmez, yayınlanmasından az sonra Chuck Berry, Elvis Presley ve Bo Diddley gibi suskun kalmış idoller kariyerlerine tekrar ivme kazandırmak üzere müzik yaşamlarında geri dönerler, üstüne üstlük Woodstock festivalindeki performanslarından sonra kendilerinden çok sıkça bahsettirecek olan ve yine doo-wop kopyalarını işleyen grup Sha-Na-Na kurulur. Bu plakla ilgili birkaç anekdot daha...
Devamını okumak için tıklayınız
 


 

Beatles Box Setlere Özel Bir Bakış!
Duyduk duymadık demeyin Beatles’ın tüm kataloğu CD formatında yeniden basıldı! Bu bir olaydır. Hem de önemli bir olay. Pop tarihi veya modern müziğin temel taşlarından birinin tüm eserlerinin, ilerleyen teknolojinin de yardımıyla, su yüzüne tekrar çıkartılmasıdır. Bu konuda internet bloglarında, forumlarda ve farklı sitelerde sayfalarca yazı yazıldı. Övenler de var, yerenler de. Her şeyde olduğu gibi şikayet edenler de var teşekkür edenler de. Herkesi birden memnun etmenin yolu yok anlaşılan. Ancak herkes bu CD’lerin 1987’de yayınlanan son versiyonlarından (her açıdan) kat kat üstün olduklarına hemfikir. En büyük eleştiriler de teknolojiye “gönül verenlerden” gelmekte. Neden mono kayıtlar? Hazır daha iyi ses veren SACD varken neden sadece CD? Neden 5 + 1 mix yok? vs. vs. Bu soruların cevapları maalesef bende yok, anahtar da muhtemelen EMI’nin mühendisleri ile satış/pazarlama stratejilerinden sorumlu olanlarda. Ancak Türkiye’de satışa sunuldukları günden bu yana defalarca dinlediğim, elimdeki plaklar ve CD’lerle...
Devamını okumak için tıklayınız


 

Taş Plaklar: 78 Devirli Plakları Dinleme  Konusu!
Son zamanlardan gelen çeşitli sorular üzerine taş plaklar ve taş plakların çalınması konusunu ele almaya
karar verdim. Öncelikle taş plak nedir sorusundan başlayalım. Plak olarak anılabilecek erken dönem ürünler 19. yüzyılın sonunda ortaya çıkmaya başlar. İlk dönemlerde çok farklı malzemeler kullanılarak üretilen plaklar aynı yüzyılın sonlarına doğru belli standartlara ulaşmaya başlar. Genel olarak kullanılan malzeme de belli bir standart oluşmaya başlar. İlk üretimler belli oranlarda shellac, sunta kesiminden kalan tozlar yani kısaca sunta tozu ve ambalaj kağıtlarının ve mukavva üretiminde kullanılan kağıt ve pamuk bileşenlerinde oluşur. Hemen ardından gelen yıllarda oranlar konusunda da standartlaşma gelir... Devamını okumak için tıklayınız
 

Chavela Vargas
Aykırı yaşamları olsa bile cesur insanları takdir ederim. Hele bu insanlar sanatçı olursa daha da severim. Zaten iyi bir sanatçı biraz çatlak ve biraz da aykırı olmalı. Benim de içinde olduğum normal insan grubundan da zaten sanatçı olmaz. Bu yazıda bahsedeceğim Chavela Vargas'da bu tanıma tam uyan sanatçılardan. 90'a varan yaşına rağmen hayat dolu ve Pink Martini'nin bir ay
önce çıkan albümündeki en beğendiğim parçayı seslendirecek kadar da başarılı. Yazıyı yazmaya başlamadan önce havaya girmek için ilk önce Chavela Vargas'ın bendeki albümlerinden birkaç parça dinledim, sonra da Salma Hayek'in başrolünde olduğu muhteşem "Frida" (2002) filmini bir kere daha hayranlıkla izledim, sonra da yazıya başladım. Ne alâka demeyin birazdan anlatacağım, ama önce biraz ön bilgi.Isabel (Chavela) Vargas Lizano 1919 yılında San Joaquín de Flores, Costa Rica'da doğdu. Vargas çocukluğunda çocuk felci geçirir ve rivayete göre Şaman Rahipleri tarafından tedavi edilir. Devamını okumak için tıklayınız
 

Duke Ellington, Count Basie First Time!
Big band dediğinizde çoğu kişinin aklına ilk önce bir kaç isim gelir. Duke Ellington, Count Basie, Benny Goodman ve diğer bir kaç isim. Bunların içinde en iyisi hangisidir diye düşününce sanırım yukarıdaki ilk iki isim aklınıza gelir. Tabii ki caz meraklıları yıllara göre orkestraları karşılaştırır. Çünkü orkestranın solistleri, müzisyenleri de önemlidir ama konuyu dağıtmamak için ayrıntıya girmeyelim. Colombia plak şirketi 1960 yılının yaz aylarında iki müzisyeni buluşturarak bir kayıt yayınlamaya karar verir. Her iki önemli şef kendi şarkı listelerinden 4'er aranjmanı şarkıyı birlikte çalacaklardır. Tabii kayıtlar sırasında bazı değişikler oldu. Count Basie, 1960'larda caz tarihçilerinin verdiği ismiyle üçüncü orkestrası ile müzik yapıyordu. Bu orkestranın entonasyonu ve birlikte çalma yetisi üst düzeydi. Devamını okumak için tıklayınız
 

Thorens TEM-3200
Amerikan yükselteç efsanesi James Bongiorno, “circlotronic” transistörlü çıkış katının önsürüm devresi ile, US 4229706 nolu amerikan patentine sahip. Bu, ilk kez kendi tasarımı olan Sumo 9’da uygulanmıştı. Ampzilla2000 projesi ile geri döndüğünde, konuyu anlatanlar, JB’nun Great American Sound adlı yükselteci günlerinden bu yana hiç bir yeni yükselteç mimarisi keşfedilmediğini ileri sürüyorlar: “Onun 1982’deki ayrılışından sonra kavramsal olarak hiç bir yeni mimari yok. Hiç! İnanması güç, ama doğru. Bu, en azından bir kaç tane bulunduğunu göz önüne aldığımızda, o zamandan beri hiç bir mükemmel yükselteç yapılmıyor, anlamına gelmiyor, tabii.
Devamını okumak için tıklayınız
 


 

Pink Martini -  Splendor in the Grass
Pink Martini performansını her albümde daha da yukarı çıkaran bir topluluk. Piyanist Thomas M. Lauderdale tarafından 1994'de kurulan topluluk ilk albümleri olan Sympathique'i 1997 yılında yayınladı. Ülkemizde de çok sevilen Pink Martini cazdan, latin ezgilerine, 196070'lerin pop müziğinden, lounge müziğe kadar bir çok farklı tarzı bir portada eritmeyi başarmış. 1990'ların sonundan itibaren tekrar küçük orkestra müziği icra eden ve özellikle gençlere de ulaşmayı başaran topluluk yepyeni albümleri Splendor in the Grass ile tekrar karşımızda. Sympathique'nin ardından tam yedi yıl sonra yayınladıkları 2004 tarihli Hang on Little Tomato ve 2007 yılında yayınladıkları Hey Eugene! ile... çıtayı yükselten Pink Martini çok daha olgun bir albüme imza atmış. Kalabalık bir ekiple gerçekleştirilen albümde yer alan müzisyenleri sayalım öncelikle... Devamını okumak için tıklayınız
 


 

Howlin' Wolf - The London Howlin' Wolf Sessions
Howlin' Wolf asıl adı Chester Arthur Burnett (1910- 1976) olan bir blues müzisyeni. Amerikan blues tarihine iz bırakmış önemli bir müzisyen olan Howlin' Wolf solist olmasının yanında iyi bir gitarist ve armonikacı. Fazlası ile kendisine özgü sesinin yanında neredeyse 2 metrelik boyu ve 130 kilonun üzerindeki kilosu ile de dikkat çekici bir müzisyen. Yapı-sından dolayı ürkütücü bulunan müzisyenin bu ünü şehir efsaneleri ile desteklenince daha da korkutucu bir hal almış. Ancak kendisinden sonraki müzisyenleri etkileyen özelliği blues'a getirdiği yenilikler. Bazı yorumculara göre elektrik blues'un yaygınlaşması ve rock müziğin ortaya çıkmasında önemli kilometre taşlarından birisi. 1950'lerde başlayan ve 1970'lere kadar süren kariyerinde çok sayıda klasik beste ve şarkı bırakan Howlin' Wolf, Mississippi Musicians Hall of Fame, Rock and Roll Hall of Fame ve Blues Hall of Fame gibi önemli gurur tablolarına ismini yazdırmış. Devamını okumak için tıklayınız
 


 

Lookab Prinilius ve Optirius Güç Kabloları
Geçtiğimiz ay hemen her gün olduğu gibi işle ilgili mesajlarımı okuduktan sonra, Stereo Mecmuası posta kutusunda baktığımda ilginç bir mesaj ilgimi çekti. Mesaj ülkemizde bir güç kablosu üretimi ile ilgili çalışmaları anlatıyordu ve ilgi çekici bazı noktalara dikkat çekiliyordu. Stereo Mecmuası ile üç senedir devam eden yolculuğumuz sırasında öğrendiğim en önemli şey, küçük bir mesajın bile önemli olabileceği ve her mesaja aynı ciddiyetle yaklaşmak gerektiğidir. Mesajı iyice okuyup, konu ile ilgili kapsamlı bilgiler istedim. Her yeni mesajda heyecanım artmaya başladı. Çünkü gelen her mesajın içerisinde kapsamlı bilgiler, heyecan verici ayrıntılar saklıydı. Devamını okumak için tıklayınız
 


 

Arianna Savall – Peiwoh
Arianna Savall 1972 doğumlu bir müzisyen. Ailesi zaman zaman isminin önüne geçse de kendisi çok başarılı bir arp sanatçısı, besteci ve soprano. Ailesi demişken hemen not düşelim Arianna Savall, Jordi Savall ve Montserrat Figueras'ın kızı. Onu çok sayıda Jordi Savall albümünde Hespèrion XXI toplululuğu içinde görebilmek mümkün. Ayrıca Alia Vox plak şirketinden yayınlanmış bir solo albümü var; Bella Terra. Peiwoh hafızam beni yanılmıyorsa Arianna Savall'ın Alia Vox'tan yayınlanan ikinci solo albümü. Bu albüm yayınlandığında bültenine baktığımda beni pek çekmemişti doğrusu. Albümün tanıtımında doğunun eski arpı, Tao efsanesinden esinlenilerek bestelenmiş Akdeniz müziği şeklinde açıklanabilecek bir yazı vardı. Devamını okumak için tıklayınız
 

 
 

Creative Commons License

Stereo Mecmuasi sitesi Hakan Cezayirli tarafından hazırlanmıştır, site içeriğinin lisanslaması Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License ile yapılmıştır. Lisans hakkında daha ayrıntılı bilgi için http://stereomecmuasi.com/lisans.htm sayfasını ziyaret ediniz.

 

Eski Sayılarımızdan

İlginizi Çekebilir



Ülkemizden ve dünyadan en güncel Hifi ve High End haberleri Ulaşmak için tıklayın


Stereo Mecmuası Günlükleri... Ulaşmak için tıklayın

 



Ana Sayfamıza Dönmek İçin Tıklayınız

 

 

 

Stereo Mecmuası bir Hakancez alamet-i Farikasıdır 2007-2008-2009-2010 Web Site V.3.0