|
|
| |
|
Ana
Sayfa
RSS
Güncel Sayı
Eski Sayılar
Haberler
Yazılar
Müzik
Müzik
Haberleri
Bloglar
Forum
Galeri
Linkler
Destek
Hakkımızda
 |
| |
|

host by orbilhost

|
|
|
|
YENI SAYI |
Stereo
Mecmuası'nın 2010 yılında yayınlayacağı ilk sayı Müzik Özel sayısı
olacak. Yeni sayımız yayınlanana kadar hemen her hafta yeni yazılar
eklediğimiz web sitemizdeki makaleleri okuyabilir,
forumlarımızı ziyaret edebilir ve
bloglarmızdaki yazılarımıza göz
atabilirsiniz.
RSS sayfamızdan alt bölümlerin
güncellemelerini, ana sayfamızdan ise web sitesine eklenen yazıları
takip edebilirsiniz
|
|
|
|
 |
CES 2010
Bu sene düzenlenen CES 2010
fuarından görüntüler. Bu sene özgün fotoğraflarımız Sn Adnan Arduman
tarafından sağlandı. Bu fotoğraflara bakmak için
buraya tıklayınız. Ayrıca
dünyanın dört bir tarafından meraklıların fotoğraflarını internette
gezinirken denk geldikçe forumlarımıza ekliyoruz. Stereo Mecmuası
Forumlarında CES 2010 konusunu ziyaret ederek bu fotoğraflara da
bakabilirsiniz. Forumlarımızdaki CES 2010 konusuna ulaşmak için
tıklayınız. (Yeni sayfada açılır) |

|
Canonball Adderley - Somethin'
Else LP
Bazen hayatta kimi anlar olur o anlarda huzur bulmak her türlü dertten
kaçmak ister insan, bu hepimizin başına gelir genelde ya işinizde haksızlığa
uğrar ve moralmen çökersiniz ya özel hayatınızda sorunlar olur bunalırsınız
ve sığınacak bir yer ararsınız. Benim bu tarz negatif eneri yüklü olduğum
anlarda en önemli terapi kaynağım yine müzik ve de klasik ya da caz
müziktir. İnsanı rahatlatması ve gözünüzü kapatıp kendinizi ona verdiğinizde
sizi bambaşka bir aleme götürmesi yönünden Miles Davis hele ki 1950-65
dönemi birebirdir. O dönemden bir albümünü koyun platoya ve kendinizi
bırakın müziğe albüm bitince cidden bir rahatlık ve huzur olduğunu
görürsünüz içinizde. Something Else albümü işte böylesi albümlerinden
biridir sanatçının yer aldığı, Blue Note’ tan 1958'de yayımlanan albümde
saksafonda Cannonbal Adderly...
Devamını okumak için
tıklayınız
(Yeni sayfada açılır) |

|
Rogue Audio Cronus Entegre
Amplifikatör
Bazı hifi markaları vardır, bir pazarda şansları bir türlü tutmaz.
Ülkemizdeki hifi pazarında da bu tarz bahtsız markalar var ne yazık ki.
Bugün sizlere o markalardan bir tanesinden bahsedeceğim;
Rogue Audio. Rogue Audio bildiğim kadarı iki kez ülkemizde raflarda boy
gösterdi. İlk boy gösterişinin hikayesini tam olarak bildiğimi
söyleyemeyeceğim. Ancak ilk girişim Lotus Hifi (Günümüzde Lotus Concept)
tarafından yapılmış yanılmıyorsam. Sanırım bu dönemde pek başarılı bir satış
grafiğine ulaşmamış. Önümüzdeki aylarda yapacağım İstanbul ziyareti
sırasında Tunç Bey'le denk geldiğimizde hikayeyi birinci ağızdan öğrenir,
gerekirse düzeltme yaparım.
Devamını okumak için
tıklayınız |
|
 |
The Bassface Swing Trio Plays
Gershwin LP 180 gr
Sizlere Stockfisch firmasından tanıtacağım
son LP The Bassface Trio'dan olacak biliyorsunuz bu firma LP lerini
sizlere aynı grubun Cole Porter hakkındaki LP si ile başlamıştım. Güzel
butik işler yapan Alman Stockfisch firması kataloğunda sadece çok özel
altı adet plak bulunmakta ve dediğim gibi bu yazımla bunların tamamını
sizlere ulaştırmış olmaktayım. Alman caz triosu Cole Porter ile ilgili
çalışmalarında birlikte çalıştıkları vokalist ile vokal içeren parçalara
da yer verirken bu albümde grup sadece enstrumantal çalışmalar yapmış.
George ve Ira Gerhwin caz alanında tarihe altın harflerle geçen iki
unutulmaz Amerikalı kardeş bestecilerdir. Eserlerini Miles Davis, Oscar
Peterson, Louis Armstrong, Ella Fitzgerald gibi pek çok unutulmaz caz
sanatçısı yorumlamıştır, günümüzden Diana Kral ilk akla gelen çağdaş
yorumculardandır bu alanda.
Devamını okumak için
tıklayınız
(Yeni sayfada açılır)
|
|
|
|
|
Sponsor Linkler |
|
|
|
Sponsor Linkler |
|
|
|
|

|
IFPI
Müzik Raporu 2010
Merhabalar, bu yazımda 2009
müzik endüstrisi raporlarını ele alacağım ve bir sonraki yazımda ise 2009
yılında Stereo Mecmuasının müzik bölümlerindeki gelişmeleri anlatmaya
çalışacağım. Bakalım her iki istatistikler arasında ortak noktalar
bulabilecek miyiz? Şimdi yazının ilk bölümüne geçelim. Öncelikle IFPI
(International Federation of the Phonographic Industry) raporundan
başlayalım. IFPI dünya müzik endüstrisinin tepesindeki bir kuruluş.
Dünyanın 72 ülkesinden 1.400 üyeye sahip. Bu üyeler müzik endüstrisinde
önde gelen firma, kuruluş ve benzeri yapıları temsil ediyor. Her sene
sonunda yayınladıkları raporlarda o sene müzik dünyasındaki gelişmeleri
ele alıyorlar. Meraklılar 2009 senesi raporunu buradan
indirebilirler.
Devamını okumak için
tıklayınız
(Yeni sayfada açılır)
|
 |
Miles Davis - Bitches
Brew
Miles Davis ismini günümüzde
tanımayan yoktur sanırım. Sadece caz müzikle uğraşanlar değil müzik dinleyen
hemen herkes mutlaka duymuştur ismini. Meraklılara en sevdiğiniz Miles Davis
albümü nedir diye sorduğunuzda cevaplar genelde çok çeşitli olmuyor. Genelde
herkesin verdiği cevap “Kind Of Blue” olur. Bana sorarsanız ise 1968-1970
arasındaki dönemdeki kayıtlarını çok severim. 1968 yılından itibaren
başlayan Miles Davis'in elektrikli enstrümanlar ile tanıştığı dönem çoğu
eski nesil caz eleştirmeni tarafından hiç sevilmeyen hatta nefret edilen bir
dönemdir. Müzik dinleyicileri için ise alışılagelmiş Miles Davis müziğinden
oldukça farklıdır. Bu yıllarda yaptığı albümleri belki bir çok müziksever
dinlememiştir. Neyse konuyu uzatmadan isterseniz önce Miles Davis'in
hayatına kısaca bir göz atalım. 1926'da doğan müzisyenin müzik kariyeri daha
16 yaşındayken başlar. Küçük gruplarda çalar ve okula gitmediği zamanlarda
üye olduğu müzik kulubünde takılmaya başlar. Devamını okumak için
tıklayınız
|

|
Türkiye'de Hifi Sektörünün 2009
Yılı Yorumları
Koskoca bir yıl geride kaldı. 2009'a güle güle 2010'a ise merhaba dedik. Bu
sene uzun zamandır yapmak istediğimiz bir şeyi yapıyoruz. 2009 yılını
ülkemizdeki hifi firmalarının bakış açısından sizlerle paylaşıyoruz.
Ülkemizdeki tüm hifi firmalarına sorularımızı gönderdik. Gelen cevaplar
mikro düzeyde hifi dünyamızın 2009 yılına bakışını oluşturacak. Sanırım tüm
firmalarımızdan yorumlar elimize ulaştığında genel bir tabloyu hep birlikte
görme şansımız olacak. Bu arada mailllerimizin spam düşme olasılığı
olduğundan sorularımızın eline ulaşmadığı firmalarımız
iletişim bölümümüzden bizlere
ulaşabilirler. Sorularımız şunlar.1-Merhabalar, 2009 yılı firmanız açısından
nasıl geçti. Bu sene ülkemizdeki meraklılarla hangi yeni markaları
buluşturdunuz ve geri dönüşler/ tepkiler nasıldı? 2-Bu sene temsil ettiğiniz
firmalardan öne çıkan veya odyofillerin en çok talep gösterdiği
ürünler
nelerdir?
Devamını okumak için tıklayınız
|

|
Lhasa de Sela – Lhasa CD
Uzun zamandır
mücadele ettiğim yazma tembelliğimi bir şekilde, her yeni başlangıcımda , ya
programıma, ya yazıma konuk olan Lhasa ile yenmek herhalde bir tesadüf olsa
gerek. Sanal alemin sonsuzluklarında uçuşan bloğumdan sonra dergideki ilk
yazım.. Umarım vakit/sebat oranı bu sefer doğru çalışır ve sevgili Hakan’ın
ayakta tuttuğu bu dergiye katkım sürekli olur.Belki tesadüf ama Lhasa’nın
her yeni albümü aslında bir sonrakinin devamı olmadığı gibi, her biri benim
hayatımın müzikle ilgili
bölümlerindeki gibi, ayrı ayrı birer başlangıç. Aslında bu yazı Lhasa’yı
tanımayanlar için sadece son albümü ile ilgili olabileceği gibi, rahatlıkla
daha önceki albümleri ile ilgili olarak da okunabilir. Çoğu zaman,
sevdiğimiz, alışık olduğumuz, kendini tekrar etmenin büyüsüne kapılmış bir
çok sanatçının albümleri hepimize “o müziği” bilmenin rahatlığını verir.
Devamını okumak için
tıklayınız |
 |
2009 Yılı Değerlendirmelerimiz
(Hifi)
2009 senesi içerisinde ilk kez size trend
raporlarından burada
bahsetmiştim. Aslında bu oldukça yeni bir konuydu ancak sene içerisinde
hemen hemen hiç kimse bu konuda bir görüş veya geri
dönüş
yapmadığı için bende bahsetmedim. Bir konu ilgi çekmiyorsa onun üzerinde ter
dökmek gerekli mi değil mi yoruma açık! Neyse uzatmayalım. 2009 itibarı ile
hifi ve hifi bileşenleri konusundaki google arama trendleri belli dönemlerde
çıkış gösteren ve ancak bu çıkışını uzun süre devam ettiremeyen bir çizgi
ile karşımıza çıkıyor. Yukarıdaki grafikleri geçen sene ile
karşılaştırdığımızda yıl sonunda karşımıza çıkan düşüş oldukça dikkat
çekici. Tabii bu trend raporlarını marka bazında da yapabilmek mümkün ve bu
şekilde de piyasada iyi bilindik markalar üzerinden yapılmış bazı
araştırmalarımız mevcut.
Devamını okumak için
tıklayınız
(Yeni sayfada açılır)
|
 |
Stereo Mecmuası 2009
Değerlendirmeleri
Bu sene ilk kez ayrıntılı olarak Stereo Mecmuasının yıl boyu performansı
konusunda yazmaya karar verdim. Bunları neden yazıyorum diye soranlar
olabilir, bize ne diyenler olabilir. Amacım ve hedefim ilerleyen yıllarda
meraklılar geçmişe dönüp baktıklarında Stereo Mecmuasının ben
yaptım
oldu tarzı bir proje olmadığını hatırlatmak. Aslında bizim sene
başlangıcımız -ki buna yayın dönemi deniyor- Eylül ayı. Ancak yılbaşı bu
değerlendirmeler için daha doğru ve gelenekselleşmiş bir dönem. Bu geleneğe
bizde uyalım bu sene :) Stereo Mecmuasının bizim için en önemli başarı
kriteri sayılarımızın indirilme oranı. Stereo Mecmuası bir çok alt dönemden
oluşuyor; forumlar, bloglar, inceleme yazıları, müzik incelemeleri gibi
belki ona yakın ana bölümler ve bu bölümler altında binlerce sayfaya ulaşan
alt bölümler mevcut.
Devamını okumak için
tıklayınız
(Yeni sayfada açılır)
|

|
Kudos C1 Cardea
Uzun yıllar ses endüstrisinin içerisinde
olanlar Kudos adını hemen hatırlayacaklardır. Ünlü S-100 stand dönemin audio
delileri tarafından kutsalmışcasına sahip çıkılmıştı. İlginçtir, yıllar
geçmesine rağmen hala S100 ile yollarına devam eden pek çok müziksever
bulunmaktadır. Kudos yola böyle çıkmışken gelişmeler onları ses üzerine
başka bir çalışmaya, hoparlör üretimine itti. Firma ön çalışmalar yaptı.
İngiliz audio anlayışının analizleri piyasa kontrolleri ve veriler üzerinde
ciddi araştırmalar gerçekleştirdi. Kudos'un çalışma temeli yine İngilizlerin
ünlü firması Neat'den gelir. Eski tasarımcı Derek Gilligan, Kudos
çalışmalarında ilk adımı atan kişi oldu.
Devamını okumak için tıklayınız |
 |
2A3 Tube Rolling Coşkusu!
Tube Rolling Coşkusu ilginç bir başlık değil
mi? Tube Rolling günümüzde bir çok insan için fazla anlam ifade etmiyor
olabilir ancak vakum tüplü ampli (lambalı yerine bu terimi kullanıyoruz uzun
zamandır) kullanıcıları için gerçek bir coşku, bir arayış ve gerçek bir
maceradır. Tube rolling en basit olarak, vakum tüplü ampli kullanıcılarının
farklı markalardan farklı tarihlerde üretilmiş veya birbirinin yerine tutan
vakum tüpleri denemesi şeklinde açıklanabilir. Ben ilk kapsamlı tube rolling
yazımı, bundan seneler önce, büyük bir keyifle kullandığım PrimaLuna
Prologue One amplifikatörüm için yazmıştım. Beni bir gün bile mutsuz etmeyen
bu amplifikatör 4 adet EL34, 2 adet 12AX7 ve 2 adette 12AU7'den oluşan bir
konfigürasyona sahipti.
Devamını okumak için tıklayınız
|

|
Jordi Savall – Istanbul
Bu sene başlarında yapmış olduğum uzun İstanbul seyahatinde hifi ile ilgili
konulardaki izlenimlerimi Stereo Mecmuası Istanbul Özel sayısında (ulaşmak
için buraya tıklayınız) okuyucularımızla paylaşmıştım. Bu ziyaret sırasında
çeşitli müzik firmaları ve dağıtıcıları ile de görüşme fırsatım olmuştu. AK
Müzik firmasına yaptığım ziyarette 2009 içinde Türk müzik dinleyicilerine
büyük bir sürprizlerinin olacağını öğrenmiştim. Sohbet sırasında ve daha
sonra çeşitli dostlardan öğrendiğim bazı ayrıntıları sürprizi bozmamak üzere
seslendirmemiştim. Aradan aylar geçti ve büyük sürpriz Türk müzik
dinleyicileri ile buluştu; Jordi Savall'ın mükemmel İstanbul albümü! Jordi
Savall konusunda bir şey yazmaya gerek var mı bilemiyorum. Stereo Mecmuası
okuyucularının bir çoğunun severek dinlediği Katalan müzisyenin bence en
önemli özelliği müzik konusunda yaptığı araştırmalar ve müziğe katkıları.
Devamını okumak için tıklayınız
|
 |
Frank Zappa Biyografisi Bölüm IV
Önce yayınlanan Cruising’den başlayalım. 1950’lerin modası olan ve FZ’nin
çok beğendiği (ancak sıradanlığını her zaman kabul ettiği) doo-wop’tan
hareket ederek yola çıkan FZ 2’şer 3’er dakikalık bestelerle eski günleri
yad eder ancak nostaljik yaklaşımına R’n’B veya doo-wop’ta o güne dek hiç
rastlanmayacak kadar karmaşık ritim ve tempoları monte etmekle yetinmeyip
bazı akor değişiklikleri ve/veya sıralamaları modern klasik bestecilerini
çağrıştırmaktadır. (Özellikle Stravinsky) Hatta Fountain of Love isimli
bestesinde Stravinsky’nin Bahar Ayini alıntıları atlanmayacak kadar
barizdir. Kritikler plağı nasıl yorumlayacakları konusunda fikir birliğine
varamaz, bazıları doo-wop’un parodisi diye yererken başkaları da bu türe
yapılan en önemli övgülerden biri diye söz ederler. Plak ticari açıdan
başarılı olmazken, tesadüf müdür bilinmez, yayınlanmasından az sonra Chuck
Berry, Elvis Presley ve Bo Diddley gibi suskun kalmış idoller kariyerlerine
tekrar ivme kazandırmak üzere müzik yaşamlarında geri dönerler, üstüne
üstlük Woodstock festivalindeki performanslarından sonra kendilerinden çok
sıkça bahsettirecek olan ve yine doo-wop kopyalarını işleyen grup Sha-Na-Na
kurulur. Bu plakla ilgili birkaç anekdot daha...
Devamını okumak için tıklayınız
|

|
Beatles Box Setlere Özel Bir
Bakış!
Duyduk duymadık demeyin Beatles’ın tüm kataloğu CD formatında yeniden
basıldı! Bu bir olaydır. Hem de önemli bir olay. Pop tarihi veya modern
müziğin temel taşlarından birinin tüm eserlerinin, ilerleyen teknolojinin de
yardımıyla, su yüzüne tekrar çıkartılmasıdır. Bu konuda internet
bloglarında, forumlarda ve farklı sitelerde sayfalarca yazı yazıldı. Övenler
de var, yerenler de. Her şeyde olduğu gibi şikayet edenler de var teşekkür
edenler de. Herkesi birden memnun etmenin yolu yok anlaşılan. Ancak herkes
bu CD’lerin 1987’de yayınlanan son versiyonlarından (her açıdan) kat kat
üstün olduklarına hemfikir. En büyük eleştiriler de teknolojiye “gönül
verenlerden” gelmekte. Neden mono kayıtlar? Hazır daha iyi ses veren SACD
varken neden sadece CD? Neden 5 + 1 mix yok? vs. vs. Bu soruların cevapları
maalesef bende yok, anahtar da muhtemelen EMI’nin mühendisleri ile
satış/pazarlama stratejilerinden sorumlu olanlarda. Ancak Türkiye’de satışa
sunuldukları günden bu yana defalarca dinlediğim, elimdeki plaklar ve
CD’lerle...
Devamını okumak için tıklayınız |

|
Taş Plaklar: 78 Devirli
Plakları Dinleme Konusu!
Son zamanlardan gelen çeşitli sorular üzerine taş plaklar ve taş plakların
çalınması konusunu ele almaya
karar
verdim. Öncelikle taş plak nedir sorusundan başlayalım. Plak olarak
anılabilecek erken dönem ürünler 19. yüzyılın sonunda ortaya çıkmaya başlar.
İlk dönemlerde çok farklı malzemeler kullanılarak üretilen plaklar aynı
yüzyılın sonlarına doğru belli standartlara ulaşmaya başlar. Genel olarak
kullanılan malzeme de belli bir standart oluşmaya başlar. İlk üretimler
belli oranlarda shellac, sunta kesiminden kalan tozlar yani kısaca sunta
tozu ve ambalaj kağıtlarının ve mukavva üretiminde kullanılan kağıt ve pamuk
bileşenlerinde oluşur. Hemen ardından gelen yıllarda oranlar konusunda da
standartlaşma gelir...
Devamını okumak için tıklayınız
|
 |
Chavela Vargas
Aykırı yaşamları olsa bile cesur insanları takdir ederim. Hele bu insanlar
sanatçı olursa daha da severim. Zaten iyi bir sanatçı biraz çatlak ve biraz
da aykırı olmalı. Benim de içinde olduğum normal insan grubundan da zaten
sanatçı olmaz. Bu yazıda bahsedeceğim Chavela Vargas'da bu tanıma tam uyan
sanatçılardan. 90'a varan yaşına rağmen hayat dolu ve Pink Martini'nin bir
ay önce
çıkan albümündeki en beğendiğim parçayı seslendirecek kadar da başarılı.
Yazıyı yazmaya başlamadan önce havaya girmek için ilk önce Chavela Vargas'ın
bendeki albümlerinden birkaç parça dinledim, sonra da Salma Hayek'in
başrolünde olduğu muhteşem "Frida" (2002) filmini bir kere daha hayranlıkla
izledim, sonra da yazıya başladım. Ne alâka demeyin birazdan anlatacağım,
ama önce biraz ön bilgi.Isabel (Chavela) Vargas Lizano 1919 yılında San
Joaquín de Flores, Costa Rica'da doğdu. Vargas çocukluğunda çocuk felci
geçirir ve rivayete göre Şaman Rahipleri tarafından tedavi edilir.
Devamını okumak için tıklayınız
|
 |
Duke Ellington, Count Basie First
Time!
Big band dediğinizde
çoğu kişinin aklına ilk önce bir kaç isim gelir. Duke Ellington, Count
Basie, Benny Goodman ve diğer bir kaç isim. Bunların içinde en iyisi
hangisidir diye düşününce sanırım yukarıdaki ilk iki isim aklınıza gelir.
Tabii ki caz meraklıları yıllara göre orkestraları karşılaştırır. Çünkü
orkestranın solistleri, müzisyenleri de önemlidir ama konuyu dağıtmamak için
ayrıntıya girmeyelim. Colombia plak şirketi 1960 yılının yaz aylarında iki
müzisyeni buluşturarak bir kayıt yayınlamaya karar verir. Her iki önemli şef
kendi şarkı listelerinden 4'er aranjmanı şarkıyı birlikte çalacaklardır.
Tabii kayıtlar sırasında bazı değişikler oldu. Count Basie, 1960'larda caz
tarihçilerinin verdiği ismiyle üçüncü orkestrası ile müzik yapıyordu. Bu
orkestranın entonasyonu ve birlikte çalma yetisi üst düzeydi.
Devamını okumak için tıklayınız
|
 |
Thorens TEM-3200
Amerikan yükselteç efsanesi James Bongiorno, “circlotronic” transistörlü
çıkış katının önsürüm devresi ile, US 4229706 nolu amerikan patentine sahip.
Bu, ilk kez kendi tasarımı olan Sumo 9’da uygulanmıştı. Ampzilla2000 projesi
ile geri döndüğünde, konuyu anlatanlar, JB’nun Great American Sound adlı
yükselteci günlerinden bu yana hiç bir yeni yükselteç mimarisi
keşfedilmediğini ileri sürüyorlar: “Onun 1982’deki ayrılışından sonra
kavramsal olarak hiç bir yeni mimari yok. Hiç! İnanması güç, ama doğru. Bu,
en azından bir kaç tane bulunduğunu göz önüne aldığımızda, o zamandan beri
hiç bir mükemmel yükselteç yapılmıyor, anlamına gelmiyor, tabii.
Devamını okumak için tıklayınız
|

|
Pink Martini - Splendor in the
Grass
Pink Martini
performansını her albümde daha da yukarı çıkaran bir topluluk. Piyanist
Thomas M. Lauderdale tarafından 1994'de kurulan topluluk ilk albümleri olan
Sympathique'i 1997 yılında yayınladı.
Ülkemizde de çok sevilen Pink Martini cazdan, latin ezgilerine, 196070'lerin
pop müziğinden, lounge müziğe kadar bir çok farklı tarzı bir portada
eritmeyi başarmış. 1990'ların sonundan itibaren tekrar küçük orkestra müziği
icra eden ve özellikle gençlere de ulaşmayı başaran topluluk yepyeni
albümleri Splendor in the Grass ile tekrar karşımızda. Sympathique'nin
ardından tam yedi yıl sonra yayınladıkları 2004 tarihli Hang on Little
Tomato ve 2007 yılında yayınladıkları Hey Eugene! ile... çıtayı yükselten
Pink Martini çok daha olgun bir albüme imza atmış. Kalabalık bir ekiple
gerçekleştirilen albümde yer alan müzisyenleri sayalım öncelikle...
Devamını okumak için tıklayınız
|

|
Howlin' Wolf - The London Howlin'
Wolf Sessions
Howlin' Wolf asıl adı
Chester Arthur Burnett (1910- 1976) olan bir blues müzisyeni. Amerikan blues
tarihine iz bırakmış önemli bir müzisyen olan Howlin' Wolf solist olmasının
yanında iyi bir gitarist ve armonikacı. Fazlası ile kendisine özgü sesinin
yanında neredeyse 2 metrelik boyu ve 130 kilonun üzerindeki kilosu ile de
dikkat çekici bir müzisyen. Yapı-sından dolayı ürkütücü bulunan müzisyenin
bu ünü şehir efsaneleri ile desteklenince daha da korkutucu bir hal almış.
Ancak kendisinden sonraki müzisyenleri etkileyen özelliği blues'a getirdiği
yenilikler. Bazı yorumculara göre elektrik blues'un yaygınlaşması ve rock
müziğin ortaya çıkmasında önemli kilometre taşlarından birisi. 1950'lerde
başlayan ve 1970'lere kadar süren kariyerinde çok sayıda klasik beste ve
şarkı bırakan Howlin' Wolf, Mississippi Musicians Hall of Fame, Rock and
Roll Hall of Fame ve Blues Hall of Fame gibi önemli gurur tablolarına ismini
yazdırmış.
Devamını okumak için tıklayınız
|
.jpg)
|
Lookab Prinilius ve Optirius Güç
Kabloları
Geçtiğimiz ay hemen her gün olduğu gibi işle
ilgili mesajlarımı okuduktan sonra, Stereo Mecmuası posta kutusunda
baktığımda ilginç bir mesaj ilgimi çekti. Mesaj ülkemizde bir güç kablosu
üretimi ile ilgili çalışmaları anlatıyordu ve ilgi çekici bazı noktalara
dikkat çekiliyordu. Stereo Mecmuası ile üç senedir devam eden yolculuğumuz
sırasında öğrendiğim en önemli şey, küçük bir mesajın bile önemli
olabileceği ve her mesaja aynı ciddiyetle yaklaşmak gerektiğidir. Mesajı
iyice okuyup, konu ile ilgili kapsamlı bilgiler istedim. Her yeni mesajda
heyecanım artmaya başladı. Çünkü gelen her mesajın içerisinde kapsamlı
bilgiler, heyecan verici ayrıntılar saklıydı.
Devamını okumak için tıklayınız
|

|
Arianna Savall – Peiwoh
Arianna Savall 1972 doğumlu bir
müzisyen. Ailesi zaman zaman isminin önüne geçse de kendisi çok başarılı bir
arp sanatçısı, besteci ve soprano. Ailesi demişken hemen not düşelim Arianna
Savall, Jordi Savall ve Montserrat Figueras'ın kızı. Onu çok sayıda Jordi
Savall albümünde Hespèrion XXI toplululuğu içinde görebilmek mümkün. Ayrıca
Alia Vox plak şirketinden yayınlanmış bir solo albümü var; Bella Terra.
Peiwoh hafızam beni yanılmıyorsa Arianna Savall'ın Alia Vox'tan yayınlanan
ikinci solo albümü. Bu albüm yayınlandığında bültenine baktığımda beni pek
çekmemişti doğrusu. Albümün tanıtımında doğunun eski arpı, Tao efsanesinden
esinlenilerek bestelenmiş Akdeniz müziği şeklinde açıklanabilecek bir yazı
vardı.
Devamını okumak için tıklayınız
|
|
|
| |
|
 |
Stereo Mecmuasi
sitesi Hakan Cezayirli tarafından
hazırlanmıştır, site içeriğinin lisanslaması Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License
ile yapılmıştır. Lisans hakkında daha ayrıntılı bilgi için http://stereomecmuasi.com/lisans.htm sayfasını ziyaret ediniz.
|
|
|
|
Eski Sayılarımızdan |
|
|
|
İlginizi Çekebilir |
|

Ülkemizden ve dünyadan en güncel Hifi ve High
End haberleri Ulaşmak için
tıklayın

Stereo Mecmuası Günlükleri... Ulaşmak için tıklayın
|
|

Ana Sayfamıza Dönmek İçin Tıklayınız
Stereo Mecmuası bir Hakancez
alamet-i Farikasıdır 2007-2008-2009-2010 Web Site V.3.0 |