Dynaudio Evoke 20

Tamam, kabul ediyorum; Dynaudio’yu Hi-Fi yolculuğum içerisinde farklı bir yere koyuyorum. Zira uzun bir mutsuzluk döneminden sonra bana tekrar müzik dinleme zevkini aşılayan, müziğin içine çeken bir marka oldu Dynaudio, daha doğrusu Special Forty. Üstelik tam da ümitlerimin kesildiği bir noktada. Bu kez başrol oyuncumuz Evoke 20. 2019’un Şubat ayında çıkarılan seride, Dynaudio’nun pek çok yeni teknolojisini görebilmek mümkün. İncelemeye geçmeden önce biraz onlar hakkında size bilgi vermeye çalışayım.

Gelişmiş sürücü teknolojisi
0,4 mm kalınlığında, 18 cm Esotec + woofer, hoparlör konilerinde yıllardır kullandıkları MSP’den (Magnezyum Silikat Polimeri) yapılmış. Yeni stronsiyum karbonat Ferrit + seramik mıknatıs sistemi ile birlikte, orta kademe ve bas frekanslarında kusursuz bir denge yaratılmaya çalışılmış.

Bütün diyafram tek parça MSP’den yapılmış. Bir toz kapağına yapıştırmak veya sadece bir delik bırakmak yerine, bu yapı koniyi çok daha sert yapıyor. Bu da çok daha az fiziksel bozulma anlamına geliyor. Ayrıca çok daha iyi bir fiziksel bağlantı sağlayarak, bobinin hareket enerjisinin daha fazlası, merkezin etrafındaki “Denge Kaburgaları” aracılığıyla diyaframa aktarılıyor.

Alüminyum ses bobini
Evoke 20’nin 52 mm’lik ses bobini alüminyumdan yapılmış. Ayrıca Dynaudio mühendisleri bu hoparlör için fazla bakır kullanmışlar, amaç bas frekanslarına güç ile yeterli mekanik ve elektriksel sönümleme sağlamak. Aynı zamanda orta frekansların (çok sayıda müzikal detayın bulunduğu) net bir şekilde duyulmasına yardımcı olmak.

Yeni Cerotar tweeter
Birazda tiz ünitesinden bahsetmek gerekiyor. Bu seri için yeni geliştirilen Cerotar, ödüllü Esotar Special Forty tweeter’ı ve Confidence serisinde bulunan yepyeni Esotar3’ün temel teknolojilerine dayanıyor. Diğer tüm tweetar’larında olduğu gibi 28 mm’lik bir birim ve hassas kaplı yumuşak bir kubbe kullanıyor. Bu kaplama yüksek frekans performansını optimize etmek için tam olarak doğru yerlerde ve kalınlıklarda uygulanmış. Asıl önemli kısım ise kubbenin arkasına saklanmış Hexis adı verilen bir parça. Bu özel olarak yapılan iç kubbe frekans tepkisini düzelterek, yüksek frekans performansını etkileyecek istenmeyen rezonansları ortadan kaldırmak için hava akımını şekillendiriyor. Ayrıca yine Esotec + woofer’da olduğu gibi, daha fazla hassasiyet, gelişmiş detay çözünürlüğü ve doğal, dinamik bir tepki için yeni bir stronsiyum karbonat Ferrit + seramik mıknatıs kullanılmış.

Üst düzey vokal başarımı
Bunların hepsi gerçekten kulağa hoş geliyor. Peki, gerçekte durum nasıl hep birlikte bakalım isterseniz. 450 saat süren ve neredeyse 2 ayı bulan bir burn in sürecinin ardından ilk satırlara geçelim. Vokallerle işe başlayalım. Zira en önemli fark burada gizli. Ulf Wakenius’un ACT’tan çıkan “Vagabond” albümünden “Message in a Bottle” şarkısını dinlemeye başlıyorum. Bir Police klasiği olan şarkı, bu yorumuyla beni fazlasıyla etkilemeyi başardı. Hatta zaman içinde orijinalinden daha çok sevdiğim bir şarkı halini aldığını söyleyebilirim. Perdesiz gitar nağmeleri ve Youn Sun Nah’ın o pürüzsüz sesiyle sizi bulunduğunuz ortamdan uzaklaştırmayı başarıyor şarkı… Tabii bunda Evoke 20’nin katkısı çok büyük. Bugüne kadar bu fiyat seviyesinde Dynaudio hoparlörlerde (en azından iki jenerasyon için bunu net olarak söyleyebilirim) görmediğim bir vokal başarımına sahip Evoke 20. İnsan sesi öyle derin, geniş ve samimi bir şekilde size ulaşıyor ki etkilenmemeniz imkansız. En sevdiğim tarafı ise bunu vokalleri ön plana çıkararak yapmaması. Zira homojen bir biçimde kayıttaki diğer tüm enstrümanları da duyuyorsunuz. Vokal diğer enstrümanların arasından sıyrılıp öne çıkmıyor. Bunu vokallere hacim kazandırarak yapıyor Evoke 20. Ve kendinizi vokal caz dinlerken buluyorsunuz. En az Graham LS5/9 kadar iyi bir vokal sunumuna sahip olduğunu söyleyebilirim Evoke 20’nin.

Sıcak tarafta ve müzikal
Manu Katche’nin “Third Round” albümüne göz atalım bir de. Son dönemde başucu albümlerinden biri haline gelen “Third Round”tan Swing Piece şarkısını seçiyorum. Şarkı tonal açıdan hoparlörleri değerlendirmek için birebir. Piyano sesi olanca sıcaklığıyla size ulaşıyor ancak asıl darbeyi trompet ve saksafon indiriyor. Bakırdan yapılma sazlar söz konusu olduğunda Evoke 20, yormayan, sıcakkanlı, müzikal yaklaşımıyla hemen hemen her şarkıda sizi mutlu edecek. Hoparlörün genel tonal karakteristiğinin koyu ve etli tarafta olduğunu söyleyebilirim. Belki öyle çok transparan değil ama paletin sıcak tarafında yer alan bu tona bayılacak pek çok insan tanıyorum. Uzun süreler, yormadan bıkmadan, usanmadan müzik dinleyebilirsiniz.

Biraz tempo…
Biraz tempoyu artıralım isterseniz. Tool’un 14 senenin ardından çıkardığı “Fear Inoculum” albümünden “Invincible” şarkısını çalıyorum. Bu şarkı hem bas hem de dinamizm yönünden size fazlasıyla fikir verebilecek bir şarkı. Güzel mi? Şaka mı yapıyorsunuz! Youtube’daki reaction videolarını izlemenizi öneririm, millet kendinden geçiyor, bir nevi “eargasm” durumu söz konusu. 13 dakikalık bu “maceraya” zira bu şarkıyı en iyi tanımlayacak kelime bu olurdu, birlikte bakalım. Öncelikle şunu söyleyebilirim hoparlör koşması gereken yerde koşabiliyor, yığılıp kalmıyor. Ancak baslara ayrı parantez açmalıyım. Tamam, Evoke 20, bookshelf’ler için büyük sayılabilecek bir hoparlör ama bas konusunda kesinlikle küçük bir hoparlör gibi çalmayı reddediyor. Karşınızda kule tipi bir hoparlör (floorstand) olduğunu hayal edebilirsiniz. Hele de 15 metrekarelik bir odaya koyduysanız; – ki bence daha fazla alan vermenizde fayda var. Şarkının o sıkı baslarında kutudan fırlayan o gücü fazlasıyla hissedebilirsiniz. Davul ataklarının o ölümcül kick’leri adeta vücudunuzla tepkimeye giriyor. Yumruğunuz sıkarak, üst kolunuzu omuz hizasında ileri geri sallarken bulabilirsiniz kendinizi. Güçlü, hacimli, etli baslardan bahsediyorum. Ancak genel manada kontrollü olduğunu söyleyebilirim. Yani orta frekanslarda detaydan ödün vermenize yol açmıyor.

Yormayan üst frekanslar
Steely Dan’in “Aja” albümünden aynı isimli şarkıyı seçiyorum. Tiz performansı son derece başarılı. 450 saatin ardından herhangi bir çiğliğe rastlamıyorsunuz. Aynı hacimli, sıcak çalma eğilimi üst frekanslarda da söz konusu. Gösterişten uzak yormayan bir tiz performansı sunuyor. Karmaşık pasajlarda üstler birbirine girmiyor, son derece temiz ve ayrıntılı bir şekilde size ulaşıyor. Pek çok katmanın bulunduğu bu şarkıda her katmanı olması gereken zamanlamayla duyabiliyorsunuz.

Geniş ve büyük sahne
Kapanışı Peter Gabriel ve Kate Bush ikilisiyle yapalım: “Dont Give Up”. Klavye ve gitar ritmiyle yavaş yavaş açılan şarkıda sahnenin derinliği sizi müziğin içine çekiyor; Peter Gabriel söylemeye başladığında genişlik kadar sahnenin yüksekliği de ilginizi çekecektir. En azından benim çekti. Peter Gabriel, bir anda karşınızda ete kemiğe bürünüyor. Evoke 20’nin etkileyici yönlerinden birinin de sahne olduğunu belirtmeliyim.

Sonuç
Sonuç olarak Evoke 20 ile Dynaudio bu fiyat seviyesinde iyi bir iş çıkarmış. Onunla 450 saat geçirdiğinizde ve tonalitesine alıştığınızda Evoke 20’yi terk etmek hiç de kolay değil. Ancak alışılagelmiş Dynaudio çizgisinin dışında olduğunu söylemeliyim. Daha sıcak, daha etli, daha koyu bir ton, güçlü, etkileyici baslar, hacimli ve gösterişli vokalleriyle 2000 Euro bandında çok can yakacağa benziyor Evoke 20. Doğrusunu söylemek gerekirse vokal performansını çok ama çok özleyeceğim. Klasik ve caz müzik severleri için de bir müjde vereyim. Her zamanki gibi tüm müzik türleriyle barışık olsa da ilk defa bir Dynaudio hoparlörün klasik ve caz müziği bir başka güzel çaldığına tanık oluyorum. Evoke 20’yi dinlerken müzik evriminizin caz ve klasik müziğe kaydığına tanık olursanız şaşırmayın. Özetle yormadan, saatlerce, gece gündüz demeden keyifle müzik dinlemek istiyorsanız, Evoke 20’yi dinlemeden hoparlör almaya karar vermeyin. Ona bir kere alıştınız mı geri dönmeniz çok zor.

Yazı: Burak Meriç
Fotoğraflar: Ege Burak Meriç

Sensitivity: 86dB (2.83V/1m), IEC power handling: 180W, Impedance: 6 ohm, Frequency response (±3dB): 40Hz–23kHz, Box principle: Bass reflex rear ported, Crossover: 2-way, Crossover frequency: 3200Hz, Crossover topology: 2nd order, Woofer: 18cm MSP cone, Tweeter: 28mm Cerotar with Hexis, Weight: 9.9kg/21.8lb, Dimensions (W x H x D): 215x380x307mm
Fiyat: 2400 Euro (KDV Dahil) (Kasım 2019 itibariyle)
Temsilci: Select Hifi / www.select-hifi.com