Sennheiser HD 600

Sennheiser firmasının uzun yıllardır üretimine devam edilen ve meraklıların beğenisini kazanmaya devam eden HD 600 modeline bir bakış atacağız. HD 600’ler aslına bakarsanız firmanın ciddi anlamda yükselişini sağlayan HD-580 modelinin devamı niteliğinde üretilmeye başlandı. 1995 yılında HD 580 ilk ortaya çıktığında o dönemin kulaklıkları arasından sıyrılmayı başarmış ve bazı problemlerine rağmen büyük beğeni toplamıştı. Alman firmanın 50 yılı dolayısıyla ürettiği HD-580 Jubilee modeli ile 580 macerasının sonuna gelinmişti.

Bu iki kulaklığın gelişiminden alınan dersler ile HD 600 modeli geliştirildi. 580 modellerinin insanlara sunduğu konforu bir adım öteye götürürken, yeni teknolojiler ile donatılarak yine iddialı bir kulaklık ortaya çıkmıştı. Geçtiğimiz haftalarda incelemesini yayınladığımız HD 650 modeli aslında HD 600 modelinin yerini alacak bir kulaklık olarak düşünülmesine rağmen bir şekilde HD 600 üretimine devam edildi ve hala talep görüyor. Şimdi isterseniz kulaklığı yakından tanıyalım…

Bu kulaklığın testleri sırasında da kulaklık amplisi olarak Fil Elektronik tarafından bu incelemeler için sağlanan Goldenote HP-7 Pre-amplifikatör ve Kulaklık Amplifikatörünü, farklı bir senaryo olarak taşınabilir kulaklık amplisi ve DAC kombinasyonu olarak iFi iDSD Nano kullanacağım. Genelde tüm denemelerimi pikap sistemimi kullanarak yapmaya devam edeceğim. Yine ihtiyaca göre gerektiği zamanlarda ise kaynak ise kulaklık amplisi arasında sade bir devre tasarımına sahip bir tube buffer kullanacağım. Bu deneme sistemini kulaklık denemelerinde bir alt yapı olması için oluşturdum. Kulaklık konusuna odaklanmış başta Techno-fi olmak üzere siteler ve platformlarda denemelerde çok daha zengin bir elektronik cihaz havuzu görebilirsiniz. Yabancı sitelerde tabii ki olaylar daha da çılgın boyutlara geliyor. Kişisel kullanımım için Stax kulaklıkları tercih ettiğim için ekstra bir kulaklık amplisi yatırımı yapmak istemediğim için buna karşılık belirli bir test rutinini oluşturabilmek için böyle bir sistem kullanmaya karar verdim.

Laf aramızda kulaklık dünyasında da işleri çığrından çıkartabilmek olasılık dahilinde ama Bottlehead Crack gibi göreceli makul fiyatlara bir kulaklık amplisi ile harika sonuçlar alabilmek mümkün. Belki ilerleyen dönemlerde böyle bir yatırım yaparım bilemiyorum şimdiden.

HD 600 dış görünüş olarak klasik bir Sennheiser tasarımına sahip laciverte göz kırpan gri ile siyah renk kırçıllı bir renge sahip kulaklığın ana gövdesi plastikten üretilmiş. Üretim kalitesi gayet başarılı. Üst bölümde Sennheiser logosu bulunuyor. Kulaklık tabii ki kafanıza göre ayarlanabiliyor. Bu kısımlarda ise mavi renk model kodu plakaları bulunuyor.

Günümüzde belirli bir seviye kulaklıklarda pek kullanılmayan üst yastık sistemi HD 600’de kendisine yer bulmuş. Bu açıkçası benim konfor adına hoşuma giden bir ayrıntı. Özellikle giriş seviyesinin hemen üzerindeki bazı markalar bu sistemi kullanmayı bıraktılar.  Bu tasarım kulaklığınızı taktığınızda başınızın üzerine gelen baskı hissini büyük ölçüde azalttığı için rahatlığa büyük bir katkı sağlıyor. Bu tasarımın tabii ki bir de dezavantajı var. Eğer kepekli bir saç yapısına sahip iseniz birkaç günlük kullanımın ardından bu yastıklar kirlenmeye başlıyor. En güzeli kullandıktan sonra temizlemek. Temizlemek derken çok ayrıntıya gerek yok, üflemeniz bile yeterli :) Ama bunu günlük bir rutin haline getirirseniz kulaklığınızın pislenmesinin önüne geçmiş olursunuz.

Bu arada gerek Sennheiser gerekse de üçüncü parti üreticilerin bu yastık sistemi için değişim parçaları mevcut. Çok kafaya takmayın yani. Elde edilen konfor kesinlikle vazgeçilmez…

Kulaklığın sürücülerinde neodyum mıknatıslar kullanılmış. Özel alüminyum bobinler sayesinde kulaklığın sürücülerinin ağırlığı büyük ölçüde hafifletilmiş. Fotoğrafta da görebileceğiniz üzere sürücüler metal telkari bir yapı içerisine yerleştirilmişler. Bu kulaklıklarda dışarıya oldukça ses yansıtabiliyor. Gecenin sessizliğinde bu etki daha da artıyor tabii ki. Satın alırken dikkat. Tamamen sessiz kulaklıklarda mevcut ancak bu durumunda getirisi ve götürüleri var.

Fabrika verilerine göre kulaklığın frekans yanıtı 12 – 39000 Hz aralığında verilmiş, nominal empedansı ise 300 Ohm seviyesinde. Kulaklığın ağırlığı ise  yaklaşık 260 gr. HD 600 tıpkı abisi  HD 650 gibi boyutlarına bakıldığında hafif  diyebileceğimiz bir kulaklık. Tabii ki benzer boyutlarda bol renkli ana akım haline gelen kulaklıklara bakarsanız ağır diyebilirsiniz ama  kulaklık dünyası için bu değerler gayet makul diyebilirim.

Geçen inceleme yazımızda kulaklıklardaki nominal empedans konusunda bazı sorular geldi. Bunlara bir ufak bir yanıt olması açısından kısaca bilgi vermeye çalışayım. Empedans alternatif akımla oluşturulmuş bir devre tasarımındaki direnci temsil eden bir değerdir. Çok basit bir şekilde bu durumu kulaklık dünyasında açıklamak gerekirse, düşük empedanslı bir kulaklık daha az güç ile ses verebilir. Düşük empedanslı kulaklıklar genelde mizk çalarlar, telefonlar gibi cihazlar ile kullanılabilir. Bu cihazların sağlayabildiği güç seviyesi sınırlıdır ve düşük empedanslı bir kulaklık yüksek ses seviyelerine çıkabilir. Daha yüksek empedansa sahip kulaklıklarda yüksek ses seviyelerine çıkabilmek için göreceli daha yüksek güç gerekir.

Bunları yazdım ama günümüzde işler daha karışık. Bir Müzikçalar Olarak Cep Telefonları makalemizde görebileceğiniz gibi günümüzün üst seviye telefonlarında kullanılan özel yongasetleri ile eskisine göre daha yüksek omajlı kulaklık sürülebilir iken, taşınabilir müzik çalarlardaki dönüşüm sayesinde kulaklığın teknik değerleri seçim için bir soru işareti olmaktan çıkmış durumda. Bu noktada tabii ki konuyla derinlemesine ilgilenen meraklılar daha hassas hesap kitap yaparak nokta atışı çözümlere yönelebilirler.

HD600  özel bir konektöre sahip olan kablolara sahip. Kablo oksijenden arındılmış bakırdan üretilmiş ve 6,35mm’lik konektörler ile sonlandırılmış. Kutu içeriğinde 3,5mm dönüştürücüye de yer verilmiş. Bu sayede taşınabilir müzik çalar veya telefonlarınız ile kulaklığınızı rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Kulaklığın yastıkları yine kadifemsi bir hisse sahipler.  Ben uzun kullanımda bile herhangi bir rahatsızlık yaşamadım. Tahmin edebileceğiniz üzere kirlenmek konusunda son derece istekli bir malzeme ancak temizlemesi de kolay. Herhangi bir sıkıntı yaşarsanız gerek Sennheiser  gerekse de üçüncü parti üreticilerin meraklılara sunduğu opsiyonel yastıklar var. Meraklılar bu yastıkları kullanarak ses konusunda da değişiklikler yapabiliyorlar. Biz tabii ki bu konuya girmeyeceğiz. Ancak kulaklık dünyasında da ince ayar veya tuning için bol bol araç mevcut…

İkinci Sayfaya Geçmek İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar