Rega Planar 1 Bölüm 2

Dinletilerime ilginç bir konser kaydı ile başlamak istiyorum. Duke Ellington’ın Ellington at Newport konser kaydı. 1950’ler Ellington orkestraları için iyi müzisyenlerin kendi yollarına gitmeleri ile iyi başlamaz. Özellikle Johnny Hodges’ın kendi yolunda ilerlemesi, davulcu Louie Bellson’în ayrılması ile Duke Ellington için bir nevi fetret dönemi başlar. Bu fetret döneminin sonunu getiren şey, işte bu konserdir. Konserin kaydı konusunda şaşırtıcı olayda yaşanır. Bunlara yukarıdaki linkte okuyabilirsiniz. Ne olursa olsun müthiş bir kayıt. “Take the ‘A’ Train” ile başlayan plakta en dikkat ettiğim şey, dinamizmin dinleyiciye nasıl yansıdığı. İnsanın içini kıpır kıpır ettiren performansın yanında solo bölümlerinden müzisyenlere odaklanabiliyoruz. Planar 1 dinamizmi gayet başarı ile sunabildiği gibi soloların tüm detaylarını dinleyiciye aktarabiliyor. Tonlar ve detay seviyesi çok başarılı.

Caz vokallerinde ise orta frekanslara ve tonlara bakmadan geçmiyorum. Sarah Vaughan’ın kendi ismini taşıyan ve Clifford Brown, davulcu Roy Haynes, piyanoda Jimmy Jones, Herbie Mann gibi dev isimlerin şarkıcıya eşlik ettiği plakta örneğin “April In Paris” şarkısına bir kulak kabartmak tabloyu anlayabilmek için yeterli.  Sarah Vaughan’ın o kendisine özgü genç sesi tüm güzelliği ile dinleme odama yayılıyor. Farklı albümlerde bu durum değişmiyor. Planar 1’in orta frekanslarda çok keyifli sonuçlar ortaya koyduğunu söyleyebilirim.

Rock albümleri denemelerime başlamadan önce farklı bir konuyu test etmek istedim. Yeni dinamik anti-skating sistemini ve Rega Carbon kartuşun izleme hassasiyetini anlayabilmek için oldukça eski ve kötü durumda olan Black Sabbath “Master of Reality” plağını kullandım. Tahmin ettiğim gibi Carbon hiçbir sıkıntı yaşatmadığı gibi bu konuda oldukça başarılı sayılır. Hazır dinlemeye başlamışken daha iyi bir baskıdan “Children of the Grave” ve “Sweet Leaf” dinlemeden olmazı tabii ki. Müziğin hırçınlığını yansıtma konusunda da Rega kombinasyonu başarılı.

Daha sert bir şeyler ile dinletilerime devam ediyorum. Örneğin Batushka topluluğunun Litourgiya plağının kapkaranlık atmosferini yansıtmakta başarılı gözüküyor. Albüm yapım aşamasında elden geçirilerek özellikle gitar tonları neredeyse basa yaklaştırıldığından alt frekanslara bakmak için güzel bir örnek. Planar 1 bir paket olarak bu tarz albümlerde abartıdan uzak, tatmin edici bir performans veriyor. Çok yüksek bir alt frekans detay seviyesinden bahsetmek tabii ki mümkün değil. Ancak giriş seviyesindeki bir pikaba göre bu alanda da başarılı olduğunu söylemek lazım. Farklı tarzlardaki rock albümleri ve daha sert türlerde son derece başarılı bir performans sunuyor Planar 1.

Bu noktada tabii ki bir parantez açmak lazım. Planar 1 giriş seviyesinde bir model. Fiyatının çok üzerindeki pikaplarla kıyaslamak tabii ki haksızlık olur. Tabii ki daha üst model bir kombinasyonda hemen her frekans aralığında bir çok kazanım elde edebilirsiniz. Benim yorumlarım kendi fiyat segmenti içerisindeki beklentilerimi karşılayıp karşılamadığı ile alakalı. Beklentiler derken Carbon kartuşun köklerinden gelen klasik müzik performansını merak ediyordum be hemen bu noktaya odaklanıyorum. Ben son birkaç senedir daha çok deneysel veya yenilikçi ama fazlasıyla yenilikçi klasik müziklere ilgi duyuyorum. Zaman zaman bunlarla ilgili yazıyor çiziyor olsam da, her zaman büyük orkestra müziğinin yeri farklı ve cihaz denemelerinde fikir sahibi olmak için vazgeçilmez.

Prokofiev: Romeo And Juliet New York Philharmonic -Dimitri Mitropoulos plağına bir bakış atalım. Bu plak yayınlanırken oldukça kapsamlı bilgiler yazılmış İlginç olması sebebi ile kısa bir çeviriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Dimitri Mitropoulos, dönemin kayıt endüstrisinin favori şeflerinden bir tanesi değildi. Repertuvarı dönemin çok ötesinde hatta bazılarına göre çok modern idi. Bu durum plak şirketleri açısından büyük bir risk oluşturuyordu. Böylesine kayıtların satması zordu ve ticari potansiyeli pek azdı. Ancak bir yandan da Mitropoulos, karizmatik Leonard Bernstein’ın yerini birinci şef olarak alması dikkatleri üzerine çekmişti. Dinleyici onu sevmişti ve şef kendisini büyük bir müzikal mücadelenin içerisinde bulmuştu. Bu hengamenin içerisinde sahnelenen eserin kaydı da müthiş. Oldukça sessizleşen bölümlerde bile enstrüman ayrımı ve tonlar çok başarılı. Genel detay seviyesi bu seviyedeki bir pikaptan beklentinin oldukça üzerinde.

Vurmalıların ön plana çıktığı eserlerde alt frekanslarda dikkat çekiyor. Gerek üst frekansların açıklığı gerekse de genel tonal denge ve detay seviyesi ile Planar 1 kombinasyonu benim dinlediğim giriş seviyesi pikaplar arasında oldukça özgün bir noktada duruyor. Gerçekten etkileyici bir performans.

Günlük popüler müzik tarzlarında farklı tarzlara göre farklı yorumlar yapabilmek mümkün. Örneğin vokal ağırlıklı albümlerde harika bir performans ortaya çıkarken, bas konusuna odaklanan bir Massive Attack dinleyicisi biraz daha bas olsaydı diyebilir. Bu noktada çok elektronik müzik dinleyen birisiyseniz Planar 1 tıpkı bir çok pikap gibi size çok hitap etmeyebilir. Şahsım adına farklı Chemical Bothers veya Portishead albümlerinde elde ettiğim sonuç beni tatmin etti. Burada beklenti mühim.

Uzun zamandır kenarda duran bir albüm aklıma geliyor tozlu raflarda. Manu Chao’nun “Proxima Estacion: Esperanza” albümü. Bir yandan akustik gitarlar bir yandan vokaller, bir yandan vurmalılar derken son derece eğlenceli bir albümdür. Belki şu şarkıyı hatırlarsınız. Tam yaz albümü denilebilir. Şarkıdan şarkıya hatta şarkı içerisinde bir çok kez tarz değişiyor. Son derece eğlenceli olan albümü Planar kombinasyonu çok keyifli çalıyor. Bazen üst model pikaplara sahip olsak da, bu tarz giriş seviyesi pikaplar ile daha fazla keyif alabiliyorum. Nedenini bilmiyorum, beklenti az olunca insan daha mı mutlu oluyor. Ancak bu eğlenceli albümde Planar atmosferi gerçekten eğlenceli hale getirmeyi başarıyor.

Rega Planar 1, Mayıs 2017 itibarı ile KDV dahil yaklaşık 1.400TL’lik fiyatı ile açık konuşmak gerekirse Rega firmasının son yıllarda yaptığı en iddialı pikap olabilir. Hakan Bey RP8 vesaire modeller varken ne diyorsunuz dediğinizi duyar gibiyim. Geçmişten bugüne, gerek Stereo Mecmuası’nda gerekse de bunların dışında birçok Rega pikabı dinleme fırsatım oldu. Hatta üretilmiş hemen her modeli dinlemiş bile olabilirim. Sadece Rega için değil orta ve üzeri fiyat etiketlerinde çok çok iyi pikaplar üretilmiş veya üretilmeye devam ediyor. Belirli bir fiyat etiketinin üzerinde çok iyi iğneler ve donanımlar ile etkileyici sonuçlar almak bir noktada beklenebilir bir durum. Ancak giriş seviyesinde üzerinizde Demokles’in kılıcı gibi duran uygun fiyat baskısı var iken, hemen her alanda başarılı bir pikap üretmenin çok kolay olduğunu düşünmüyorum. Planar 1 bu alanda gerçekten çok başarılı bir ürün. Günümüzün rekabetin kıran kırana olduğu giriş seviyesi pikap pazarında tavsiye listemdeki bir avuç pikap içerisinde kolaylıkla yer bulacak ve alışveriş listelerinize eklemenizi şiddetle tavsiye edeceğim bir ürün olmuş Planar 1.

Rega Planar 1
Plug and Play design, set-up in less than thirty seconds. Hand assembled RB110 tonearm. Hi,gh quality, low vibration motor. Phenolic resin, flywheel effect platter. Factory fitted Carbon moving magnet cartridge. Performance Pack aftermarket upgrade available (optional).
Fiyat: 1.404,81TL (mayıs 2017 itibarı ile) KDV dahil İndirimli fiyat. / Online satın almak için tıklayınız
Temsilci: Timpani / www.timpani.com.tr

 

İlk Sayfaya Geçmek İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar

Tags: ,