Hegel H160

Hegel firmasının, yeni entegre amplifikatörü H160 ülkemize gelir gelmez, Stereo Mecmuası karargahına da bir örneği geldi. Hegel firmasının entegre amplifikatörlerinde artık gelenekselleşen tüm tasarım çizgilerini ve özelliklerini gördüğümüz H160 modelindeki en dikkat çekici yenilik Apple AirPlay ve UPnP desteğine sahip olması. Tabii ki yine bir DAC amplifikatöre entegre edilmiş durumda. Değerlendirmemiz boyunca hem amplifikatörü hemde DAC kısmını mercek altına alacağız.

Son yıllarda hemen her firma entegre amplifikatörlerine, DAC entegre ederek pazarın ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyor. Firmalar bu konuda haksız değiller. Hep yazdığım gibi günümüzde ben dahil en fanatik pikap kullanıcılarının sistemlerinde bile iyi veya kötü bir bilgisayar/DAC kombinasyonu bulunuyor. Elinizdeki sistemde bir iyi kötü (!) bir DAC olması sayesinde ses kalitesinde önemli bir çarpan etkisi elde edebiliyoruz. Her ne kadar bilgisayarlar özellikle ses konusunda son yıllarda önemli gelişmeler gösterdiyseler giriş seviyesi bir sistemde bile ortalamanın biraz üzerindeki bir DAC çok büyük fark yaratıyor. En üst model bilgisayarların bile ses kalitesi ne yazık ki hifi standartlarının çok gerisinde. Benim gibi üst/ uç sınıf  dizüstü/masaüstü bilgisayarlar kullanıyor olsanız bile iş müzik dinlemeye geldiğinde bir DAC’a ihtiyacınız olduğunu hemen anlıyorsunuz. Öyle veya böyle son bir kaç yıldır DAC’lar sistemlerimizin ayrılmaz bir parçası hale geldiler.

Tüketiciler açısından, amplilere entegre edilmiş DAC’ların en önemli faydası ayrı bir DAC için kullanılacak bir set güç kablosu ve ara kablo için ödeyeceğimiz tutarın cebimizde kalması. Ancak seçimimizi yaparken ihtiyaçlarımızı iyi belirlememiz gerekiyor ve yatırımımızın orta vadede bize keyifle müzik çalması için ihtiyaçlarımıza yönelik bir ürün almamız önem kazanıyor.

Şimdi Hegel H160’ın özelliklerine bir bakış atalım. 12cm x 43cm x 41cm boyutlarındaki amplinin şasi metalden üretilmiş. Üst bölümde havalandırma ızgaralarına yer verilmiş. Ampli uzun kullanımda bile ısınmıyor. Dış görünüş itibarı ile Hegel H160 firmanın tüm kozmetik dokunuşlarına sahip. Meraklıların nerede denk gelseler tanıyacakları bu çizgiler yeni modelde korunmuş. H160′ın ön panelinde minimalist çizgi dikkat çekiyor. Tam ortaya konumlandırılan ekran, mavi ışıkla ses seviyesi şiddetini ve seçili kaynağı gösteriyor. Ekranın her iki tarafında büyük boyutlu iki kontrolcü bulunuyor. Sol taraftaki kaynak seçimi, sağ taraftaki ise ses yüksekliğini kontrol ediyor. Hegel logosu ekranın üzerine yerleştirilmiş. Cihazın en sağında ise kulaklık girişi var. Kulaklık çıkışı ortalamanın oldukça üzerinde performans gösteriyor. Çıkış seviyesi ve gücü itibarı ile elimdeki kulaklıkları sorunsuz sürdüğü gibi detay seviyesi ile ortalamanın çok üzerinde bir performans gösterdiğini belirtmem gerekiyor. Hegel firması Super Headphone amplisini geliştirirken elde ettiği teknolojiler belli ki H160 modeline de yansıtılmış. Bu aralar kulaklık hayatımın önemli bir parçası olduğundan kulaklık çıkışını akşam geç saatlerde oldukça yoğun kullandım.

Hegel H160 modelinde  açma kapama anahtarı cihazın sol alt bölümüne yerleştirilmiş. Hegel amplifikatörlerde görmeye alıştığımız bu konumlandırma aslına bakarsanız benim mantıklı bulduğum bir yöntem. Cihazların arka kısımlarına yerleştirilen açma kapama düğmeleri arkası kapalı standlar kullanan meraklıların en önemli sıkıntılarından bir tanesi. Geçmişte daha doğrusu bir önceki standımı kullanırken özellikle alt bölümlere yerleştirdiğim ürünlerde cihazların arkasına yerleştirilmiş açma kapama düğmeleri sıkıntı oluyordu. Yeni stand’ımda sıkıntı yok ama eminim ki bir çok meraklı açma kapama düğmeleri ile alakalı sıkıntı yaşıyordur. Yukarıdaki fotoğrafta görebileceğiniz gibi amplifikatörün ayakları açma kapama işlemini yapmanız için yeterli yüksekliği sunuyor.

Amplifikatörün arka bölümünde sade tasarım çizgileri devam ediyor. Sol bölüm analog giriş ve çıkışlara ayrılmış. Üst bölümde sabitlenmiş ve değişken çıkışlara yer verilmiş. Hemen altında ev sineması girişi ve standart analog giriş bulunuyor. Ben evimde ev sineması sistemi kullanmasam da, forumlarımızda ev sinea sistemleri ile streo sistemleri entegre ederken bu tarz girişlerin ve çıkışların önemli olduğunu görüyorum. Ben hayatımda bir kere ev sineması sistemine sahip oldum, bir kere film izledim ve depoya kaldırdım. Hiç merakım yok bu konuya.. Bu girişlerin yanında ise XLR dengelenmiş kaynak girişi bulunuyor. Orta bölümde ise hoparlör çıkışlarına yer verilmiş. Sağ tarafa doğru ilerlerken dijital girişler ve elektrik girişi bulunuyor.

Ben yazmaktan sıkıldım ama, Hegel tasarımcıları ise bir türlü eklemediler ama pikap girişi mevcut değil :) Hegel firması tamamen dijital kaynaklar tarafına yönelmiş bir firma. Sanırım uzun süre ürünlerinde pikap girişi göremeyeceğiz. Sisteminde basit bile olsa bir pikap kullanacak meraklıların bir pre-ampli edinmesi gerekecek. Bu da ampli maliyetine ek masraf demek. Stereo Mecmuası bakış açısı ile bunu bir eksiklik olarak not düşmek isterim. Benim gibi bolca eski oyuncağı olan meraklılar için bir adet analog girişi de yeterli gelmeyecektir.

DAC bölümünde ise dijital girişler anlamında analog girişlerin tam tersine bolluk söz konusu. 1 adet koaksiyel, 3 adet optik, 1 adet USB girişi bulunuyor. Bu bölümde ayrıca Apple AirPlay ve DLNA için kullanacak RJ45 ethernet girişi bulunuyor. DAC bölümü 24Bit / 192klhz çözünürlük desteğine sahip ve PCM (WAV/AIFF) FLAC, MP3 ve Ogg gibi formatları çalabiliyor. Dijital dünyanın yeni oyuncakları 32 Bit süper yüksek çözünürlüklü medya çalmak isteyen okuyucularımızın Hegel H160 ihtiyacını gidermiyor. Ancak hep yazdığım gibi bu çözünürlüklere ihtiyacımız var mı yok mu emin değilim. Medya bulmak konusunda ciddi sıkıntı var ve dosya büyüklükleri gerçekten can sıkıcı. Buna karşılık iyi medya bulduğunuz zaman dinlemek keyif haline gelebiliyor. Bu noktada ihtiyaçlarınızın ve hedeflerinizin ne olduğu önemli. Son dönemlere tüm DAC yazılarında yazdığım gibi ikilemin cevabı size kalmış. Ben şahsen 32Bit sevdasından son zamanlarda iyiden iyiye vazgeçtim…

Hegel H160 ile gelen uzaktan kumanda ampliye yakışır şekilde alüminyumdan üretilmiş. Farklı Hegel cihazlarını kontrol edebileceğiniz uzaktan kumanda üzerinde firmanın minimalist yaklaşımının izlerini görebilmek mümkün.

Hege H160 pişme süresi ile  alakalı olarak kutudan ilk çıkarttığınızda hali ile uzun süre çalıştırdıktan sonra karşınıza çıkan ses oldukça farklı oluyor. Bu şimdiye kadar deneme fırsatı olan tüm Hegel ürünlerinde karşıma çıkan bir durum. Nihai sonuçlar için ampliye biraz zaman tanımanız gerekiyor. Denemelerimde farklı senaryoları denedim. Analog girişi kullanarak pikabımı kullandım, bilgisayarımı ve CD çalarımı DAC vasitası ile dinledim ve yeni eklenen Apple AirPlay desteğine göz attım.  Sistemimde kendi amplifikatörlerimi devre dışı bıraktım ve H160 ile denemelere başladım. Ampli hariç tüm bileşenler ve kablolar sabit kaldı.

İkinci Sayfaya Ulaşmak İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar