Hegel H80

Hegel’in son dönemlerde meraklılara sunduğu ürünlerden hem ülkemizde hemde yurt dışında en çok ilgi görenlerin başında H80 geliyor. Amplifikatör ile alakalı bana da bayağı soru sorulduğu için vakit kaybetmeden Timpani ile irtibata geçip bir H80’i test amacı ile karargahımıza konuk ettik. Her zaman olduğu gibi bize ürünü test etmemiz için yeterli zamanı sağladılar; neredeyse 3 haftayı aşan bir süre boyunca bu amplifikatör ile vakit geçirdim ve elimden geldiğince deneyimlerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Hegel H80’e dışarıdan bakıldığında bir entegre amplifikatör olarak gözükse de, içerisine eklenmiş DAC ile birlikte değerlendirince işin rengi değişiyor. Günümüzde ben dahil en fanatik pikap kullanıcılarının sistemlerinde bile iyi veya kötü bir bilgisayar/DAC kombinasyonu bulunuyor. Satın aldığınız bir entegre amplifikatör içerisinde DAC ilave edilmiş olması önemli bir avantaj. Örneğin CD çalarınızı DAC üzerinden transport olarak kullanabilir veya bilgisayarınızı bağlayarak ortalıkta fazla cihaz bulunmadan işinizi çözebilirsiniz. Tabii bir açıdan tasarruf bile yapmış oluyoruz. DAC için kullanılacak bir set güç kablosu ve ara kablo için ödeyeceğimiz tutar cebimizde kalıyor :)

DAC konusundan bahsetmişken hemen okuyucularımızdan geleceğini düşündüğüm bir soruya cevap vereyim. 32Bit konusu! H80 üzerindeki DAC koaksiyel bağlantı üzerinden 24Bit/ 192kHz, USB girişi ise 24Bit/ 96 kHz çözünürlüğü destekliyor. Son dönemlerde DSD ve dolayısıyla çok yüksek çözünürlükler dijital audio alanında sıkça konuşulur oldu. Stereo Mecmuası’nda bu konularda bazı yazılar yayınladık ancak bu yazılarda da belirttiğimiz üzere bu yeni dünyanın bazı avantaj ve dezavantajları var. En önemli dezavantajlar, bahsi geçen çözünürlüklerde kayıtları bulmanın zorluğu, bu kayıtların kapladığı alan dolayısıyla depolama sorunları ve bence en önemlisi çapraz uyumluluk. Çapraz uyumluluktan kastım şu, bugün için evlerimizde kullandığımız kablosuz sistemler, telefon, tablet gibi taşınabilir cihazlar 32Bit dosyaları okuyamadıklarından çoğu zaman aynı kaydın hem 32 hemde daha düşük çözünürlüklerini arşivinizde tutmak zorunda kalıyorsunuz. Bana sorarsanız 32Bit’in tam anlamı ile hayatımıza girmesi daha doğrusu yaygınlaşması kısa vadede pek mümkün olmayacak gibi gözüküyor. Bu noktada eğer bu yeni nesil teknolojilere kafayı çok takmadıysanız 24Bit çözünürlük şu an için yeterli! Dolayısıyla dijital formatlara hardcore bir ilginiz yok ise H80 üzerinde gelen DAC ihtiyacınızı çok rahatlıkla karşılayacaktır. Bu sadece H80 için değil pazarın genel durumu için geçerli!

Ürünün arka kısmı çok sade tasarlanmış. Cihaz üzerinde soldan sağa iki adet RCA giriş, bir adet dengelenmiş XLR giriş bulunuyor. Bu bölümün hemen yanında hoparlör bağlantıları bulunuyor. Hoparlör girişlerinin hemen yan tarafında dijital girişlere yer verilmiş. İki adet koaksiyel giriş, iki adet optik giriş ve bir adet USB girişi mevcut. En sağ kısımda ise elektrik girişi buluyor. Tüm bu girişlerin arasındaki aralık yeterli düzeyde. İstediğiniz kalınlıklarda kabloları H80’e takabiliyorsunuz. İki adet analog giriş aslında ilk bakışta yetersiz gibi gözükebilir bazı okuyucularımız açısından ancak başta CD çalar olmak üzere tüm diğer dijital kaynaklarınızı H80 içerisine entegre edilmiş DAC ile kullanacağınızı düşünürsek çoğu meraklı için yeterli gelecektir giriş sayısı. Sisteminde kasetçalar veya makara teyp kullananlar için ise bir “tape loop”veya çıkış olmaması ise bir dezavantaj olarak gözükebilir. Bunu da bir not olarak eklemem gerekiyor!

H80’in ön panelinde ise minimalist çizgiler hemen dikkat çekiyor. Geniş ekranın her iki tarafına yerleştirilmiş olan yuvarlak kontroller ile kaynak girişi ve ses şiddetini ayarlamanız mümkün. Hegel firması ürün üzerinde bir kulaklık çıkışına yer vermemiş. Bu bazı okuyucularımız açısından bir eksiklik olarak görülebilir. Ben şahsen özel bir kulaklık kombinasyonu kullandığım için benim açımdan bir eksiklik değil! Bu arada açma kapama düğmesinden bahsetmedim dikkat edersiniz. Ürünün açma kapama anahtarı cihazın sol alt bölümüne yerleştirilmiş. Bu son dönemlerde popülerleşen bir uygulama. Cihazların arka kısımlarına yerleştirilen açma kapama düğmeleri arkası kapalı standlar kullanan meraklıların en önemli sıkıntılarından bir tanesi. Bu sayede bu sorun çözülmüş oluyor. Yukarıdaki fotoğrafta görebileceğiniz üzere H80’nin ayakları açma kapama işlemini yapmanız için yeterli yüksekliği sunuyor. Ben bu yeni yerleşim yaklaşımını gönülden destekliyorum hele ki senelerce arkası kapalı bir stand kullandığım için çektiğim sıkıntılar daha çok yeni iken!

Analog girişlerle alakalı bir diğer eleştirim tahmin edeceğiniz üzere H80 üzerinde herhangi bir pikap katı bulunmaması ile alakalı. Eğer H80 almayı planlıyorsanız ve sisteminizde pikabınız var ise kullandığınız iğneye uygun bir pikap katı satın almanız gerekiyor. Bu da ekstra bir masraf demek. Özellikle belirli bir sınıfın üzerinde analog kaynaklar kullanan meraklılar genel olarak daha farklı ayarlara izin veren pikap katları kullanmayı tercih ediyor olsalar da, ek bir pikap girişi yine de güzel bir seçenek olurdu.

H80’nin kutu içeriğine eklenen uzaktan kumanda amplifikatörün temel fonksiyonlarının yanında bilgisayarınızın medya okuyucu yazılımını da kontrol edebiliyor. Daha önce Hegel HD11 DAC incelemesinde bu özellikten bahsetmiştim. Windows’un kendi medya oynatıcısı, Foobar ve denediğim diğer yazılımlarda kumanda fonksiyonları gayet sağlıklı şekilde çalışıyor. Kumanda için bir eleştiri yapmak gerekirse, Hegel H80’nin yanına bu kredi kartları boyutlarındaki kumanda biraz zayıf kalmış. Tamamen görsel açıdan konuşuyorum, fonksiyonlar açısından değil. Kumanda işini yapıyor bu konuda sıkıntı yok ama bu amplinin yanına daha kaliteli bir kumanda yakışırdı bana sorarsanız!

Hegel H80 kanal başına 75W güç üretebilen bir amplifikatör. Bu amplifikatör ile alakalı bazı ön bilgileri Hegel tasarımcısı Anders Ertzeid’ten almıştım. Bu amplifikatörün tasarımında özellikle pre-katı konusunda bayağı kafa yorduklarını ve üst modellerden bir çok alıntı yaptıklarını söylemişlerdi. Firmanın patentli SoundEngine teknolojisinin yanında bazı diğer patentli teknolojileri bu amplifikatöre uygulanmış. Özellikle AB sınıf bir amplifikasyon katı kullanılırken A sınıfı bir ampli gibi ses verirken bu sınıfa özgü bazı problemleri kendi patentli teknolojileri ile çözmek konusuna odaklanan Hegel firması ortaya son derece “ilginç” bir ürün çıkartmış. İlginç terimini özellikle kullandığımı bir sonraki sayfada daha rahat şekilde anlayacaksınız!

Hegel H80’i ilk kutudan çıkarttığınızda karşınıza çıkan ses ile ampli çalıştıkça elde ettiğiniz ses arasında büyük farklar oluyor. Ürün uzun süre bende kalmış olduğu için bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hoparlörlerimi mevcut kablolarımı kullanarak Hegel H80 ile kullanmaya başladım. Tabii ki farklı hoparlörleri de denedim. CD çalarımı ilk önce analog girişleri kullanarak dinledim ancak H80 üzerindeki DAC’ı kullanarak elde ettiğim ses çok daha başarılı olduğu için analog girişi sadece pikabım için kullandım. Sistemimin ayrıntıları burada mevcut. Şahsıma ait olan amplifikatörümü H80 ile değiştirdim diğer bütün bileşenler ise aynı!

 

İkinci Sayfaya Ulaşmak İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar