Muhteşem Wavac Dünyası Bölüm II

Birinci Bölüme Ulaşmak İçin Tıklayınız

Farkı anlatmamın en iyi yolu, Wavac ile müzikal etkinliğe bir adım daha yakın hissediyordum. Farkı anlatacak o eski klişelerden hangisini kullansam? Her şeyi unutun! Benim için Wavac dinlediğim zaman yüzümde daha büyük bir gülümseme bırakıyordu.

PR-T1’e sahip olduktan sonra uyumlu olan pikap katı LCR-X2 yi satın almam gerekiyordu. Wavac şasi olarak yine aynı altın rengi ağır şasiyi seçmiş. İçerisindeki gain safhalarını ayrı güç kaynakları ve transformatörler ile yapmışlardı. Pre-ampli ve pikap katının güç kaynakları tabi ki birbirlerine uyumlu değildi, farklı akım çıkışları vardı ancak birebir aynı gözüküyorlardı.

Pikap pre-ampilifikatörünün ortasında 4 pozisyonlu bir gümüş kontrol ünitesi var. Moving magnet ve yüksek orta ve alçak seçenekli moving coil seçenekleri var. Hemen hepimiz moving coil pikap kafalarının yükleme (loading) problemlerine aşinayız. Bu sadece gain değil aynı zamanda bir empedans problemidir. Wavac size MC pikap kafalarınızı bu farklı ayarlarda dinleme şansını sunuyor. Her zaman bunlardan bir tanesi kulağa daha tatlı geliyor.

Dynavector DRT-XV1 pikap kafasını kullanırken ben en yüksek gain seviyesini dolayısıyla en düşük yükleme seviyesini tercih ediyordum. Bu yüksek gain’e rağmen çok az zemin gürültü vardı ve hiç uğultu yoktu. Wavac devresini tasarımında MU-Follower devresi baz alınmış. İçinde neler oluyorsa işe yaradığı kesin.

Aralarında Boulder ve Kondo tarafından imal edilmiş olanlarda dahil olmak üzere bir çok pikap katına sahip olup dinledikten sonra, Wavac çok daha zengin bir sunum ortaya koyuyordu.

Devre, 6D J8 / ECC88 vakum tüpler üzerine kurulu ve saatlerce “tube-rolling” (vakum tüpleri değiştirerek dinleme ) yaptım. Eski ve bilindik bir hikayehikaye: bazı plaklarda Mullard’ları tercih ettim bazılarında ise RCA’ları.

Ve şimdi başrol oyuncumuza gelelim. Wavac amplifikatörleri arasında EC-300B amplinin ekonomik bir fırsat olduğunu söylemek biraz komik olacak belki de ama bence kesinlikle öyle.

Efsanevi 300B güç triyodu üzerine baz alınmış bir dünya amplifikatör var pazarda. Binlerce yıl önce icat edilmiş ve firavunları piramitlere gömmek için kullanılmış… şaka bir yana, herkes 300B’lerin çok uzun zamandır, audio ve hifi’nin başlangıç zamanının başından beri neredeyse ortalıkta olduğunu biliyor.

Ancak Wavac’ın bu tüple yaptığı gerçekten inanılmaz. Hiç daha güzel bir şasi gördünüz mü? Uzun zamandır bu kadar iyi üretilmişini ben görmedim şahsen.

Birçok vakum tüplü amplifikatörün sırrı, çıkış transformatörlerinde yatar. Ancak Wavac bir adım ileri gidip ITCC dedikleri bir sistem kullanmış. Inverted Interstate Transformer Coupling anlamına geliyor. Kısaca anlatmak gerekirse güç amplifikatörünün giriş katı ile sürücü katı arasındaki bağlantı da kapasitörlerden kurtulmaya yarıyor. İşe yarıyor mu?

Bu durumda kesinlikle! Aşılması gereken bir sorun kanal başına bir adet 300B kullanınca elde edilecek güç oluyor. Bir vakum tüpten yaklaşık 10 Watt güç alabiliyorsunuz ancak bu gücün ilk birkaç watt en önemlisi..

Single Ended triyodun, hız ve etkinliğini yüksek verimlikli bir hoparlör kullanırken kendini gösterebiliyor. Bu eskinden daha ufak bir problem idi. Günümüzde birçok modern hoparlör kendilerini yüksek reaksiyonlu yükleme kapasitesi ile ortaya koyuyor. Bu durum bir çok düşük güçlü vakum tüplü amplifikatör için son derece agresif bir durum ortaya çıkartır, yüksek frekans yanıtı modern karmaşık kros-over devreleri tarafından değiştirilir.

Marten Coltrane’lerimi Kondo KSL Kegon ile kullandığımı hatırlıyorum. 20 Watt gösterilen kanal başına çıkış gücü bu ufak amplifikatörde hızlı tükeniyordu. En büyük problem Ohm kuralı etkisiydi. Alt baslar yükseltilmişti ve kabaydı. Ancak bu amplinin suçu değildi.

Daha rahat sürülebilir bir hoparlörde amplinin sesi çok güzeldi. İşte uyum konusunda bir ders daha! Yazık doğrusu, düşük güçlü vakum tüplü ampliler dünyasında sihirli bir şeyler var çünkü. Tadını çıkarmak için uygun bir hoparlör seçmek lazım. Unutmayın sadece hassasiyet oranlarına bakmayın, üreticiler faz açılarıyla oynarlar. Birçok hoparlör uyanmak için, amplifikatörden kuvvetli bir akım ve çok düşük empedans ve büyük bir damping faktörüne ihtiyaç duyarlar. Bu da single ended triyodların erişimi dışında bir kavramdır.

Peki bu uyumu sağlayınca ne olur? Ahaa, keşfedilmemiş dünyanın antik haritalarına yazıldığı gibi: “Sihir bulunur!…”

Modern zamanın başlarında birçok üretici daha standart bir yükle ve kazanımla çalışabilen etkin şekilde çalışabilen hoparlörler yapmışlardı. Günümüzde de bu hoparlörleri bulabilmek mümkün. Wavac’ların ürettiği 10 Watt’ı bir çift Tannoy Sterling hoparlörle kullandım.

Hoparlörleri Tannoy’lar ile kombine etmekle ortaya çıkan uyum sanki cennette yapılmış gibi. Komponentlere bireysel olarak baktık. Dinleme sistemin diğer parçalarına göz atmak gerekirse analog kaynak olarak Graham kola monte ettiğim Mysonic Eminent pikap kafasını kullandım. Bu kombinasyonu çok eski bir Blue Pearl pikapta kullandım. Dijital kaynak olarak da birçok CD çalar kullandım, CD olarak özellikle yakın zamanda Venedik’te kaydettiğim oda orkestrası kaydını tercih ettim.

Bu kayıt bana Wavac’ların yarattığı farklılıkları çözmemi sağladı. Her sistemin kendine özgü özellikleri ve etkileri vardır. Wavac’ta ön plana çıkan sahne ve air etkisi …

Peki burada neler oluyor? Birçok başka sistemde müzisyenlere ulaşmak için sistemin yaptıklarının içinden geçmeniz gerekir. Wavac ile her şey daha bir rahat. Sanki beyin daha az işlem yapmak durumunda ve müzisyenlere daha bir konsantre. Enstrümanların etrafındaki akustik alan müzisyenler ile ilgili çok bilgiye ışık tutabiliyor.

Venedik’ten döndükten sonra, kaydı burada İngiltere’de birçok distribütöre götürdüm ve çok geniş bir ekipman yelpazesi ile dinledim. Wavac’larda çok müzikal bir deneyim yaşadım diyebilirim.

Kendi Soulution ekipmanım kesinlikle daha yüksek çözünürlüklü bir ses sağladı. Ancak dinleti sırasında kendimi kaydı analiz ederken, mikrofonları ve müzisyenleri düşünürken ve kullandığım kablo seçeneklerini tartışırken buluyordum…

Wavac’lar ile dinlerken ise, eski bir devrenin modern yorumu ile Venedikli müzisyenlerin performansının tadını çıkarıyordum.

Bu modern dünyada kaçık stresli hayatımdan çıkarak neyi mi dinlemek isterdim? En sevdiğim müzisyenlerimi Muhteşem Wavac dünyasında dinlemek isterdim!

Mike Valentine
Çeviri: Adriano Pennetti

Wavac PR-T1, LCR-X2 ve EC-300B
Temsilci: Audiogen
Fiyat: Firma ile İletişime Geçiniz

Test Sistemi
Wavac PR-T1 pre-amplifikatör Wavac LCR-X2 pikap katı ve Wavac EC-300B Güç amplifikatörü,
Tannoy Sterling Hoparlör
Graham Phantom Pikap Kolu Mysonic Eminent iğne Blue Pearl Pikap

Birinci Bölüme Ulaşmak İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar

Tags: