Sennheiser HD 650 Bölüm 2

İlk denemelerimde HD 650 kulaklığı SACD çalarımın kulaklık çıkışına bağlayarak denemelere başlıyorum. Bu aralar Albigeois Haçlı Seferi ile alakalı kitaplar okuyorum ve Savall’ın Le Royaume Oublié – La Tragédie Cathare albümünü arka planda dinlemeyi seviyorum. Bu albüm ile alakalı anormal geniş içerikli bir makaleyi daha önce yayınlamıştık. Fazladan boş vaktiniz olursa okumanızı tavsiye ederim, en azından konu ile alakanız var ise. Albüm büyük bir özene sahip. Kaydından tutun, içeriğine kadar. SACD formatındanki albümü dinlemeye başladığımda HD 650’nin detay yönünden son derece başarılı olduğunu gördüm. Tonlar konusunda ise zaten bir trajediyi anlatan ağır tempolu ve karanlık parçaların olduğu bir albümde HD 650’nin biraz perdeli çaldığını söyleyebilirim. Perdeli çalmak ne demek diye sorarsanız, detaylar olduğu yerde ve duyuyorsunuz ancak vurgular ve tonların olması gerekenden daha derinlerde olduğunu söyleyebilirim. Örneğin vokaller ve arka plandaki vurmalılar özellikle de egzotik olanlar olması gerekenden daha derinden geliyor. Bunun üzerine aynı albümü iki farklı kulaklık amplifikatörü ile dinlemeye başlıyorum. Bir anda durum daha iyi hala geliyor. Hala bazı keskinlikler var özellikle de vokal tarafında. Neredeyse fısıldar gibi söylenen şiirlerin belli heceleri (s harfleri) dikkat çekici şekilde fazla keskin bu defa.

Birkaç kablo değişikliği ve en önemlisi SACD çalar ile head-amp arasına takılan tube buffer ile işlerin rengi değişmeye başlıyor. Vokallerdeki en azından bazı keskinlikler ortadan kalkmaya başladığı gibi tonlar adım adım olması gereken noktaya doğru geliyor. Perdeler kalkmaya başlıyor. Ancak kulaklığın öyle bir alt frekans çözünürlüğü var ki, farklı klasik müzik albümlerinde özellikle de kontrbas ve org gibi enstrümanları barındıran kayıtlarda insanı gerçekten etkiliyor. Anlaşılan Sennheiser HD 650 canınızın istediği yere takıp maksimum performans alınabilecek bir kulaklık değil.  Bu sınıfta beklenmedik bir durum değil açıkçası. Bakalım daha da iyi bir performans elde etmeyi başaracak mıyım?

Pikap sistemime geçerek daha farklı iğneler ile denemelere başlıyorum. Orta frekanslar konusunda açık bir iğne olan ve benim çok başarılı bulduğum Ortofon Quintet Red pikabıma takılı halde iken dinletilere devam ediyorum. İlk önce caz plaklarına odaklanıyorum. İlk önce vokal caz albümlerine. Ella in Berlin: Mack the Knife plağına bir bakış atalım. Konserin kapanış parçası ve aynı zamanda albüme ismini veren şarkı olan “Mack the Knife” şarkısına bakalım. Bingo! Yazının başında bahsettiğim perde kalkmış durumda. Şarkıda ön plan zaten Ella Fitzgerald’a ait. Ancak arka planda ziller ve özellikle piyano gayet odaklanılabilir durumda. Vokaller sıcak tonlarına kavuşmuş durumda. Detay seviyesi de gayet etkileyici. Farklı albümler ile denemelerim sonucunda alt frekanslardaki çözünürlüğü büyük ölçüde koruyarak üst frekansların açıklığını ve en önemlisi orta frekanslardaki tonları da daha etkileyici hale getirmeyi başarmış olduğumu düşünüyorum. Aslına bakarsanız burada tek yaptığım şey, kaynak cihazı değiştirmek ve daha yumuşak tonlara sahip iğneler kullanmaktı. Aynı kablolar ve head-amp’i kullanmaya devam ediyorum.

Buradan büyük orkestra cazına doğru geçelim. Duke Ellington ve Count Basie ikilisinden “The Count Meets the Duke” güzel bir başlangıç olacaktır. Speakers Corner tarafından elden geçirilerek yayınlamış bu albüm her iki orkestradan müthiş müzisyenlerin bir arada çaldığı bir şölen. Öyle kombinasyonlar var ki, testi falan bir kenara bırakıp müziğin içinde kayboluyorsunuz. Örneğin “Take the A Train”. Bir Duke Ellington marşı olan şarkı uzun yıllar konserlerin açılış parçası olarak aklımıza kazındı. Ancak burada Duke Ellington orkestrasından trompetçi Ray Nance ile Count Basie trompetçisi Sonny Cohn atışmaları ile şarkı bambaşka bir hale gelmiş durumda. Böylesine bir plakta her detayı duymak ve istediğinize odaklanmak isterseniz. Sennheiser HD 650 bunu kesinlikle sağlıyor. Farklı plaklarda yaptığım denemelerde en dikkat çeken konu ise ses seviyesi ne olursa olsun, kulaklık kontrollü sunumu elden bırakmıyor. Karmaşa dolu pasajlarda bile ortaya bulanık bir tablo çıkmıyor. 

Rock albümlerine gelindiğinde alt frekansların başarısı özellikle türün uçlardaki örneklerini dinlemeyi sevenleri çok mutlu edecektir. Daha fazla üst frekans çözünürlüğü için bu kez daha optimal bir tablo için  iğnede DL103R modeline geçiş yapıyorum. Birkaç ince ayarda yine Sennheiser HD 650 temelinde oluşturduğum kulaklık sisteminin ton ve ses renginde ciddi bir oynama gerçekleştirmeyi başardım. Albümler akmaya başladıkça farklı iğneler ve okuyucularımız için farklı kaynaklar ile bambaşka tatlar elde edebilebileceğini gördüm. Kulaklığın ses yapısına alıştıkça onu nasıl bir kaynak cihaz ile eşlemeniz gerektiğini veya nasıl bir kulaklık amplifikatörü kullanmanızı anlamaya başlıyorsunuz.Farklı müzik tarzlarında hatta kaotik albümlerde bir kulaklıklar kesinlikle dağılmıyor. Gayet hızlı çalışan sürücüler müziğin içindeki tüm kaosu size yansıtabiliyor.

Örneğin Mayhem’in klasik hoparlörler için bir kabus haline gelen son derece kötü kaydedilmiş “De Mysteriis Dom Sathanas Alive” plağında bile HD 650’nin sürücüleri sanki 1/10 hızda davullar varmış gibi kontrolü elinde tutuyor. Müziğin tam anlamı ile bir arapsaçına döndüğü anlarda bile hemen herşeyi duyabiliyorsunuz. Bunu bir hifi sisteminde elde edebilmek kolay değil. Kulaklık dünyasının böyle bir güzelliği var işte.

Daha elektronik türler, günümüzün popüler albümlerinde de durum çok farklı değil. Hatta benimde zaman zaman dinlemeyi sevdiğim Chemical Brothers veya Massive Attack gibi toplulukların albümlerinde elde edilen sonuçlar oldukça etkileyici. Ben pikabımda hassas ayarları yaptıktan daha sonra örneğin Chemical Brothers’ın Push The Button albümünü dinlemeye başladığınızda elde ettiğiniz ses gerçekten kocaman; Galvanize şarkısına bakmanız yeterli. Ancak bunun bir bedeli var.

Sennheiser HD 650 benim tespitlerime göre arzu ettiğiniz cihaza takıp, taktığınız anda yüzünüzde kocaman bir gülümseme bırakabilecek bir tarzda kulaklık değil. Her halükarda alt frekansları etkileyici ancak orta frekansları ve özellikle de üst frekansları etkileyici hale getirebilmek için hem kaynak hemde kulaklık amplisi konusunda mesai harcanması gerekiyor. Benim kendi denemelerimde transistörlü bir kulaklık amplisi artı tube buffer gayet keyifli sonuçlar verdi. Belki de direkt olarak lambalı bir kulaklık amplisi bir seçenek olabilir. Bunun yanında kaynak cihaz yine işin rengini değiştirebiliyor. Söz gelimi kaynak olarak pikap kullanacaksanız ampli konusunda daha az kafa yorabilirsiniz. Pikap gibi hemen her parametreye müdahale edebildiğiniz durumlarda da kulaklığın sesinde gerçekten ufak çaplı bir devrim yapabilmek mümkün. Bu arada daha yazısını okumadınız ama HD 650 modelini optimal çaldırmak için ne kadar uğraşmanız gerekiyorsa, tam tersini yapabileceğiniz HD 600 modeli var. Çözünürlükten bir miktar vazgeçerseniz -özellikle de alt frekans çözünürlüğünden- HD 600 daha uysal ve kolay kullanılabilir bir kulaklık olarak ön plana çıkıyor. Önümüzdeki günlerde HD 600 modelinden de bahsetmeye çalışacağım.

Sennheiser HD 650, Temmuz 2017 itibarı ile KDV dahil 1.897TL’lik bir fiyat etiketine sahip. Tabii ki gün sonunda bu tutara bir de kulaklık amplisi eklemelisiniz. Kaynak cihaz konusunda da belirli bir sınıfın üzerinde bir cihaz kullanmanızı tavsiye edeceğim. Aslına bakarsanız gün sonunda yaklaşık 1.000 ila 1.200 Euro seviyelerinde çok keyif verebilme potansiyeli olan bir kulaklık sistemi kurabilirsiniz benim gözlemlediğim duruma göre. Aslında bu durum hifi dünyasında da farklı değil, kulaklık kelimesini kaldırıp bunun yerine hoparlör kelimesini koyduğunuz zaman yine benzer arayışlar içerisine girmelisiniz. Kulaklık dünyasının güzelliği ise oda akustiği konusunu tamamen by-pass ediyor olmanız ve açık konuşmak gerekirse maliyetlerin göreceli olarak daha makul seviyelere inmesi. Belki de en önemli dezavantajı ise yalnızlık. Sennheiser HD 650, üst seviye kulaklık dünyasına girerken kafanızdaki şüpheleri giderebileceğiniz bir model. Biraz araştırma, biraz deneme-yanılma  ile güzel bir sistemin temelini oluşturabileceğiniz bir kulaklık.

Sennheiser HD 650
Renk Titanyum Takma Şekli Kafa Üstü Kapsül Tipi Kulak Kaplayan (Circum-Aural) Sürücü ve Kulaklık Tipi Dinamik Sürücü / Açık Kulaklık Empedans 300 ohm Frekans Aralığı (Hoparlör) 10Hz – 39,500 Hz Ses Basınç Seviyesi (SPL) 103 dB
Fiyat: 1.897TL Temmuz 2017 itibarı ile KDV dahil / online satın almak için tıklayınız
Temsilci: Bircom Telekomünikasyon ve Bilişim Hizmetleri / www.sennheiser.com.tr

İlk Sayfaya Geçmek İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar