Goldnote A6-XL

İtalyan Goldnote firmasının yeni hoparlörleri A6-XL bu yazımızın konuğu. Bu hoparlör  teorik olarak  eski A6 modelinin yenilenmiş versiyonu. Aslında her ne kadar A6 kodu duruyor olsa da, aslına bakarsanız bu hoparlör yepyeni bir tasarım. Şahsım adına eski A6 modellerini ben çok başarılı buluyordum. Son derece kompakt tasarımlı bu hoparlörler aynı tasarımları gibi zarif bir sunuma sahiptiler. Bakalım yeni model eskisine göre nasıl bir sese sahip.

A6-XL modeli ile karşılaştığınız zaman ilk dikkat ettiğiniz şey hoparlörün ağırlığı olacaktır. Kompakt yapılı bir hoparlörün bu denli ağır olması pek alıştığımız bir durum değil. Her bir hoparlör yaklaşık 25 kilogram ağırlığında ve dışarıdan bakıldığında hiç öyle gözükmüyorlar. Eğer hoparlörü eviniz içerisinde çok dolaştıracaksanız ya yanınıza yardımcı olacak birini bulun veya bel ağrısına hazır olun. Bende ikinci durum hasıl oldu :) Bir şekilde kendi hoparlörlerimin yerine Goldnote A6-XL’leri yerleştirmeyi başardım.

İtalyan tasarımcılar müthiş şık bir hoparlöre imza atmışlar. Son dönemlerde gördüğümüz iki farklı materyalin birlikte kullanılması akımı Goldnote A6-XL modelinde de karşımıza çıkıyor. Bu tasarım anlayışı hoparlörü olduğundan daha şık ve aslına bakarsanız göz yanılması sayesinde daha küçük boyutluymuş gibi gösteriyor. Bana gelen örnek siyah renk piyano lake kaplamaya sahipti. Hoparlörün ön yüzeyi çok kaliteli bir lake kaplamaya sahip. Neredeyse ayna niyetine kullanabileceğiniz bir hoparlör olmuş. Yan paneller ve üst bölümlerde ise iki farklı malzeme kullanılmış. Dış çerçeveler yine piyano lake kaplamalı iken iç paneller ise anodize  alüminyumdan üretilmiş. Bu paneller çok ustalıklı şekilde işlenmiş ve hoparlöre bambaşka bir görüntü veriyor. Tabii ki farklı renk ve kaplama seçenekleri de opsiyonel olarak meraklılara sunulmuş durumda. Hoparlörün alt kısmında ise son senelerde gördüğümüz zarif Goldnote logosuna yer verilmiş. Eski A6 modellerine göre tasarım anlamında resmen sınıf atlamış dersem yanlış olmaz.

Hoparlöre dışarıdan bakıldığında 3 adet sürücü görüyorsunuz. 2 veya 2.5 yollu bir tasarım olduğunu düşünebilirsiniz ancak işin gerçeği bundan biraz farklı.


Hoparlörün dışarıdan görülen sürücüler, bir adet 1″ boyutunda kumaş eliptik dom tipi tiz sürücüsü ve 2 adet 5″lik kağıt orta frekans sürücüsü. Bas sürücü ise hoparlörün içerisine yerleştirilmiş, karbon fiber/kağıt yapılı ve 6″ boyutunda. Yukarıdaki kesitte bahsi geçen sürücüyü görebilirsiniz. Tüm bu sürücüler kendi manyetik koruma kalkanlarına sahip. Üzerinde oldukça çalışılmış olduğu belli. Tahminen hoparlörün ağırlığının büyük bir bölümü bu sürücülerden kaynaklanıyor. Tüm bu sürücüler ile hoparlör 90dB hassasiyete sahip, fabrika verilerine göre 40 ila 20000Hz arası bir frekans cevabı bulunmakta. Nominal empedans ise 6Ohm olarak verilmiş. Yine ilginç tasarım detayı için bas refleks portlarına bakmak gerekiyor. Hoparlörün hem ön bölümünde hemde arka tarafında toplam 3 adet bas refleks portu mevcut. Denemelerime göre bu durum özellikle yerleşim konusunda büyük bir avantaj sağlıyor.

Hoparlörler alüminyumdan üretilmiş bir panel sistemi üzerinde duruyor. Bu panelin köşelerinde yine oldukça özenli üretilmiş spike ayaklar bulunuyor. Hoparlörler oldukça ağır oldukları için spike’lara rağmen herhangi bir dengesizlik durumu söz konusu değil. Eğer evinizde bizimki gibi herşeye saldıran bir ufaklık varsa bu durum bir öncelik hale geliyor. Bu tarz ağır ekipmanların dengesi çocuklarımız için birer tehdit haline gelebiliyor. Goldnote A6-XL son derece dengeli ve devirmek mümkün değil.

Hoparlörün arka bölümünde ise yeni nesil Goldnote konektörleri görülüyor. Hoparlör bi-ampling veya bi-wiring imkanı tanıyor. Üretici geçmişteki modellerinin aksine konektörler arasında altın kaplamalı bir plaket kullanmak yerine hoparlörün içerisinde kullanılan kablolardan özel bir köprü kullanmış. Şahsım adına bu yaklaşımı daha mantıklı buluyorum. Geçmişten bugüne kullandığım tüm hoparlörlerde yaptığım ilk işlerden bir tanesi bu köprüleri değiştirmek oluyordu. Goldnote A6-XL modelinde ise bu minik ayrıntı üretici tarafından zaten düşünülmüş durumda. Hoparlörün arka paneli oldukça kalın ve özel vidalar ile ana gövdeye sabitlenmiş. Bir çok BBC monitöründe ve eski hoparlörlerde gördüğümüz bu farklı tasarımın bazı avantajları var. Özellikle kabinin arka panelinin daha efektif kullanılarak sesin yayılması konusunda bu tasarımın bazı avantajları olduğu biliniyor.

Şimdi kendi hoparlörlerimi kaldırarak yerlerine Goldnote A6-XL’leri koyuyorum. Hoparlörü farklı kombinasyonlarla denemeye çalışacağım. Single ended ve push-pull lambalıların yanında solid-state amplifikatörler ile sürerek dinleme notlarımı sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

İkinci Sayfaya Geçmek İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar

Tags: