Devialet Silver Phantom + Dialog Bölüm 2

Denemelerimde ilk olarak Bluetooth bağlantısı ile başlıyorum. Phantom,  apt-X standardının yanında,  bugün için kullanılan tüm Bluetooth standartları ile uyumlu. Biliyorsunuz Bluetooth standardı diğer bağlantı seçeneklerine göre teknik anlamda kısıtlamalara sahip. Ancak iş kullanım kolaylığına gelince büyük bir rahatlık sağlıyor. Sırf bu yüzden günümüzde bir çok üretici cihazlarında Bluetooth alıcılara yer veriyor. Meraklılar da, bu rahatlığı yaşamak istiyorlar. Öncelikle şuradan başlayayım  Silver Phantom, bu konuda gerçekten bambaşka bir noktaya taşımış deneyimi. Kendi sistemimdeki Bluetooth bağlantısı ile yaptığım kıyaslamalara ve deneyimlediğim onlarca cihaza bakarak  Phantom bu konuda rakiplerinden uzak ara önde bir performans gösteriyor. Kendi bilgisayarımdan gönderdiğim ses dosyalarında bile gerçekten keyifli sonuçlar elde etmeyi başardım.

İkinci odaklandığım nokta optik dijital giriş oldu. Bu bağlantıyı kullanarak söz gelimi oyun konsolunuzu, uydu alıcınızı veya televizyonunuzu hatta bilgisayar sisteminizi bile Phantom’a bağlayabilirsiniz. Bu bağlantıda ses kalitesinden ziyade, sunduğu ek bağlantı seçeneği ön plana çıkıyor. Oyun konsolunuz varsa bunun seslerini televizyondan cılız şekilde dinlemek yerine Phantom’dan dinlemek inanın daha keyifli.

Bu noktada hem oyun hemde film performansından kısaca bahsetmeye çalışayım. Öncelikle bu denli makul boyutlarda bir hoparlör sisteminin aksiyon sahnelerinde bu denli başarılı olabilmesi pek kolaylıkla rastlanabilecek bir durum değil. Tek bir hoparlör ile bir aksiyon filminde her türlü efekti ve konuşmayı çok net şekilde sunabilirken söz gelimi bir çatışma sahnesinde odanızı patlamaların gümbürtüsüyle doldurabilecek potansiyele sahip. Deneyim gerçekten inanılmaz ve anlatabilmek çok zor. Sırf duyduklarımı teyitlemek için Phantom’u bilgisayar odama taşıyıp oyun oynarken kullanmak istedim ve gerçekten etkileyici bir sunum elde ettim. Şöyle söyleyeyim, evinize gelen bir meraklı acaba subwoofer nerede diye sorarsa kesinlikle haklı. İkincil bir kullanım senaryosu olan sinema ve oyun deneyiminden tam puan alıyor Silver Phantom.

Phantom’u asıl mercek altına aldığım alan kablosuz ağ üzerinden medya bilgisayarıma ulaşıp buradaki müzik dosyalarını çalmak oldu. WMA, WMA lossless, MP3, Apple Lossless, AIFF, WAV, FLAC, OGG, VORBIS gibi aklınıza gelebilecek tüm ana akım dijital medyaya destek veriyor Phantom. Farklı tarzlara göre Silver Phantom nasıl tepki veriyor madde madde irdelemek isterim.

Rock dinleyicileri için son derece keyifli bir sunum sözkonusu. 1970’lerin geleneksel rock müziğinden günümüzün uçlardaki tarzlarına kadar hemen her tarz albümü dinlemeye çalıştım. Öncelikle tek bir hoparlörün böylesine başarılı bir sunum yapması ve stereo hissini yaşatabilmesi kesinlikle takdire şayan. 1970’lerdeki rock albümlerinde özellikle gitar tonları, tonların keskinliği, tizlerdeki ayrıntının yanında alt frekanslardaki çözünürlük gayet tatmin edici. Karmaşık albümlerde bile sistem herhangi bir darboğaza girmeden kolaylıkla performansını sunabildiği gibi özellikle davulların ve basların vuruculuğu dikkat çekiyor. Daha modern ve hızlı albümlerde özellikle davullarda çift kick kullanılan ve delicesine hızlı ritmlerin olduğu albümlerde bile herhangi bir sıkıntı yaşamıyor. Bas sürücüler gerçekten çok hızlı çalışıyor ve insanı şaşırtıyor.

Sözgelimi Frank Zappa’nın “Apostrophe” albümünün yenilenmiş baskısından “Don’t Eat the Yellow Snow” dinlerken bas bölümleri gerçekten etkileyici iken, gitar tonları olması gerektiği gibi keskin. Vokaller özellikle de arka vokallerin devreye girdiği bölümlerde odayı doldururken, şarkı içindeki değişimler tüm keskinliği ile anlık olarak sunuluyor.

Buradan Slayer’ın “Reign Blood” albümüne geçtiğinizde daha ilk şarkıdan etkileyici bir sunum hemen dikkat çekiyor. Rahmetli Jeff Hanneman ve Kerry King’in gitar bölümleri geleneksel olduğu üzere sağ ve sol kanal olarak ayrılmıştır. İşin ilginç tarafı Phantom Silver tek bir hoparlör olmasına rağmen bu ayrımı size sunabiliyor. Bunu nasıl yapmışlar bilemiyorum ama gerçekten oluyor. Şimşek gibi davul bölümleri, sert gitar riff’leri ile albümü keyifle dinleyebiliyorsunuz. Gerçekten şaşırtıcı… Sesi yükselttiğiniz durumlarda bile herhangi bir bozulma söz konusu olmuyor. Rock ve türevi tarzları dinlerken meraklılar çok çok mutlu olacaklardır.

Klasik caz vokallerinde de şaşırtıcı bir durum söz konusu. Bu minik hoparlör seti odayı bir anda dolduruyor. Bu doldurma öylesine bir tabir değil gerçekten şaşırtıcı şekilde başarılı bir sunum söz konusu. Folk öğelerinin yanında pop/rock, soul ve caz etkilerinin olduğu Aşa albümü “Bed of Stone“da vokalin altındaki orkestrasyonun tüm detayları başarı ile sunulurken vokallerin sıcak tınıları da gözden kaçmıyor. Sanki hoparlör sistemi çaldığınız müziği anlayıp kendisini ona göre ayarlıyormuş gibi. Buradan daha klasik ve eski albümlere doğru yol alınca bu kez vokaller sunuma imzasını atıyor. Eski Sarah Vaughan veya Ella Fitzgerald albümlerinde o sıcacık tonları duyuyorsunuz. Son yıllarda “D” sınıfı amplilerde çok güzel gelişmeler olmuştu. Devialet bu sınıf amplileri alıp zaten bambaşka noktalara götürmüştü ancak Phantom’da daha da bir ilerleme söz konusu.

Daha kalabalık formasyonlarda ise yine başarılı bir sunum sözkonusu. Aklıma Duke Ellington’ın “Ellington Uptown” albümü geliyor. Davulcu Louis Bellson’ın müthiş bir davul solosunu bulabileceğiniz “Skin Deep” şarkısı bir kulak kabartmaya değer. Davul solo öylesine etkileyici ki, hele ki bu boyutlardaki bir hoparlör sistemi için. Büyük orkestraların altın dönemlerinden albümlerde sözgelimi Count Basie veya Ellington orkestralarında detay seviyesi şaşırtıcı derecede başarılı. İstediğiniz enstrümana odaklanmanız mümkün. Tabii ki eğer imkan var ise ve bu tarz albümler sizin için öncelik ise, çift Phantom’dan oluşan bir sistem sizi daha fazla mutlu edecektir.

Bu tarz sistemler için zorlu bir konu olan solo piyano albümlerine de bir bakış atmak lazım. Keskinlik ve tonlar genel olarak çok etkileyici. Tek veya az enstrümanlı albümlerde Phantom sizi müziğin içerisine öyle bir odaklıyor ki… Idil Biret diskografisinden göz attığım hemen her albümde keyifli zaman geçirdim. Son dönemlerde lime bayağı fazla sayıda İdil Biret albümü geçti. Bazı albümlerini kıyaslamalı olarak dinlemeye çalıştım. İdil Biret hakkında ne yazı yazsak inanın az. Mesela Chopin Edition. 15 CD’den oluşan sette Biret’e, Slovak Filarmoni Orkestrası eşlik ediyor. Belki dünyadaki en önemli Chopin icrası yapan orkestra değil ancak Biret’în piyanosunun tuşlarına basmaktaki zerafeti kim eşlik ederse etsin değişmiyor. Duygu fırtınaları kopartıyor insanın içerisinde. Bu yaz boyunca, Biret diskografisini hatim edeceğim sanırım.

Oda orkestraları ve özellikle barok müzik konusunda Phantom yine çok başarılı bir sunum gösteriyor. Detay seviyesi boyundan büyük. Org bölümlerinde bile bir çok giriş seviyesi  hifi sistemin ötesinde bir performansa sahip. Daha büyük orkestralarda, romantik klasik dönemde hatta koral eserlerde ise tek hoparlörün verebildiği detay seviyesi ve müzik katmanları biraz(cık) yetersiz kalabiliyor. Eğer bu tarz müziği daha alışılageldik sistemlerde dinlediyseniz Silver Phantom ile elde ettiğiniz sunum sizi tatmin edemeyebilir. Ancak burada bir parantez açmam lazım. Doğruyu konuşmak gerekirse farklı tarzlarda dinlediğim müziklerden sonra beklentilerim öylesine arttı ki, belki biraz taraflı yaklaşıyorum performansa. Aslında doğru olan tek bir hoparlör sisteminden oluşan hatta kablosuz hoparlör sisteminden oluşan sistemlere bakış atmak lazım. O noktada tatmin olabilirsiniz. Bu arada klasik müzik açısından Devialet Silver Phantom artı Dialog kombinasyonundan daha iyi bir performans elde ettiğim tek benzer sistem Naim Mu-So olmuştu.

Daha popüler tarzlar ve elektronik müzikte ise Devialet Silver Phantom kendisine benzeyen ve dinleme şansım olan tüm sistemlerin çok çok ötesinde bir performansa sahip.  Bu minik hoparlör sistemi, tek başına orta büyüklükteki bir mekanda parti yapabileceğiniz şiddette bir ses seviyesine sahip. Ses şiddetinini yanında alt frekanslar öylesine parlıyor ki, giriş seviyesindeki bir hifi sisteminde bile bu denli bir performans elde edebilmek için çok çok uğraşmak lazım. Bizim ufaklığın nereden duyduysa favori dans şarkısı haline gelen Estelle isimli hanım kızımızın “American Boy” şarkısını bir kendi sistemimde çalıyorum, bir de Silver Phantom’da. Arada şaka gibi bir fark var. Normalde bu şarkıyı olması gerektiği gibi çalabilmek için lambalı amplifikatörümü kaldırıp 40cm’lik bas sürücüleri yeterince besleyebilecek solid state amplilerimi takmam gerekirken, minicik alet 30m2’lik salonu bir anda parti ortamına çeviriyor.Salonun ortasında bizim ufaklık düşe kalka ve “nay nay” diye dans ederken Allah’ım en büyük korkularım gerçek mi oluyor diye düşünüyorum. Evin içerisinde binlerce rock, caz, klasik muzik CD’si plağı varken minik oğlum dans müziği dinlemeye kalkıp favori müzisyeni “Selena Gomez” olursa ne halt ederim! Bu denemeleri kısa kesip “Who” dinlemeye devam etmek en iyisi. Allah’tan yine “nay nay” diyerek düşe kalka hareketlerine devam ediyor. Derin bir nefes alıp Phantom ile keyfime bakmaya devam ediyorum…

Online stream hizmetlerinde de denemeler sırasında keyifli performanslar elde ediyorum. Hatta belki de türevleri arasında en iyisi. Kullanım kolaylıkları ise yine harika. Spotify ve Tidal benzeri servisleri kullanmak gerçekten Phantom ile ayrı bir keyfi diyebilirim…

Devialet Silver Phantom artı Dialog kombinasyonu iddia edildiği gibi dünyanın en iyi kablosuz müzik sistemi mi yoksa değil mi bunun cevabı bende yok. Büyük ihtimal ile en iyilerden bir tanesi diyebilirim. Benim günlük kullanımım açısından Phantom’un en önemli eksiği herhangi bir analog girişinin olmaması. Keşke en azından Dialog üzerinde bu tarz bir girişe yer verselermiş. Bunun haricinde Phatom hemen her müzik tarzında boyundan büyük işlere imza atıyor.

Tabii ki bunun bir bedeli var. İsterseniz bu noktayı biraz irdeleyelim. Bahsedeceğim tüm tutarlar KDV dahil Haziran 2016 itibarı ile olan fiyatlar. Buna göre standart Phantom 2.400 Euro iken Silver Phantom 2.800 Euro, Dialog ise 420 Euro’luk bir fiyat etiketine sahip. Şimdi kağıt üzerinde konuşuyorum çünkü standart Phantom’u dinleme şansım olmadı. Öncelikle 400 Euro daha fazla verip daha güçlü olan Silver versiyonunu tercih etmek bence daha mantıklı bir karar olacaktır. Eğer imkan var ise Dialog’u da satın almanızı öneririm. Bu fiyatlara tabii ki giriş seviyesi bir stereo sistem toparlayabilmeniz mümkün. Ancak konsept olarak böylesine bir kıyaslama doğru olmayacağı gibi çok özenilmemiş bir sistemin Silver Phantom’a detay seviyesi, sahne ve özellikle de alt frekans çözünürlüğü konusunda rakip olabilmesi pek kolay değil. Özenirseniz ve dikkatli seçimlerle tabii ki sonuç değişecektir. Bu haliyle evinde kolay kullanımlı bir müzik sistemi isteyen meraklılar veya ofislerinde kalburüstü bir müzik sistemi olmasını isteyen bütçesi geniş okuyucularımız için Devialet Silver Phantom gerçekten çok iyi bir seçenek.

İkinci konu ise yaklaşık 6.000 Euro’luk bir yatırım ile iki Phantom Silver ve Dialog’dan oluşan, gerçek anlamda fiziksel stereo bir sistem de toplayabilmeniz mümkün. İşte bu nokta da işler biraz zorlu hale geliyor. Bu oldukça büyük bir rakam ve sık eleyip dokuyarak bu fiyat seviyelerinde harika sistemler kurabilirsiniz. Tabii ki bütçeniz çok geniş ise neden olmasın. Türkiye şartlarını göz önüne alırsak çok şanslı bir topluluğun böylesine bütçeleri olduğunu da kabul etmek lazım. Açıkçası bir kullanıcımız kalkıp ben böyle bir sistem kurdum çokta mutluyum derse kesinlikle hiç şaşırmam gerçekten de bu potansiyeli var Phantom’un. Olayın rantabl olup olmadığına kendi bütçeniz doğrultusunda karar verebilirsiniz.

Devialet Silver Phantom bilim kurgu filmlerinden çıkmış tasarımı ile beni oldukça etkiledi. İşin en güzel tarafı bu güzel tasarımın çok iyi bir ses performansı ile birlikte sunulması oldu. Devialet tarafından geliştirilen Spark yazılımı, beraberinde gelen kullanım kolaylıkları ve kolay kurulum sayesinde Devialet Phantom kullanımı son derece keyifli bir cihaz haline geliyor. Haziran 2016 itibarı KDV dahil 2.800 Eur’luk fiyat tabii ki Türkiye şartlarında ucuz değil. Normalde bu tarz ürünler ecnebi memleketlerde Apple Store’larda bile satılan ürünler iken, bizim gelir düzeyimizde lüks haline geliyor. Evet yurtdışında da belki sudan ucuz değil ama onların alım gücü ile bizimki aynı değil. Şahsım adına elimde bir tane Phantom olsun isterdim. Canım istediğinde yazlığa, canım istediğinde balkona veya salonumun ortasına koyup gerçekten belirli bir standardın üzerinde müzik dinleyebilmek gerçekten büyük bir kolaylık. Tasarım ise gerçekten muhteşem. Fransız firmayı sevelim veya sevmeyelim haklarını teslim etmek lazım, günümüz hifi dünyasında cesur tasarımları ile farklılaşabilen bir firma ve hemen her ürünlerinde bir çok teknolojik yenilik var. Phantom ile bu gelenek devam ediyor. Bütçesi geniş okuyucularımız için harika bir kablosuz müzik sistemi…

Devialet Silver Phantom
ADH amplification Distortion: 0.001% | Saturation : 0 | Background Noise : < 0,5dB SPL at 3m 99 dB SPL at 1 meter 3 000 Wpeak 16Hz to 25kHz ± 2dB at 82dB SPL | 28Hz to 25kHz ± 2dB at 92dB SPL | 49Hz to 25kHz ± 2dB at 102dB SPL DAC: TI PCM1798 24bits/192kHz Processor 800MHz dual-core ARM Cortex – A9 MPCore processor, hard IP, and FPGA in a single Cyclone V System-on-Chip (SoC) 512 MB DDR3 MemoryYPower supply with IEC 100-240 v 50/60Hz 10A HBI® (Heart Bass Implosion), ADH® Intelligence (Analog Digital Hybrid), SAM® (Speakers Active Matching), EVO® Platform, ACE® Loudspeaker (Active Cospherical Engine)
Fiyat: Silver Phantom 2.800 Euro Dialog: 400 Euro (KDV Dahil Haziran 2016 itibarı ile)
Temsilci: Extreme Audio / www.extreme-audio.com

İlk Sayfaya Geçmek İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar