Wire World Aurora

Bu sıralar Amerikalı Wire World firmasının USB kablolarına odaklandığımızı fark etmişsinizdir. Ancak Wire World firmasını yakından tanıyabilmek için firmanın neredeyse tüm ürün gamından örnekleri Stereo Mecmuası’nda konuk ediyoruz. Yapısı ile ilk günden ilgimi çeken Aurora elektrik kablosunu mercek altına almak istiyorum.

Aurora’nın ilgimi çekmesinin birinci sebebi rengi, yapısı değil konektörlerinin şekli. Bu dar profilli konektörler özellikle son dönemlerde mecmuamıza konuk olan kompakt yapılı DAC, amplifikatör ve diğer cihazlar için biçilmiş kaftan değerinde dersem abartmış olmam sanırım. Bu tarz cihazların en önemli dezavantajı küçük yapılarına rağmen tasarımcıların cihazların arkalarında giriş çıkışlardan tasarruf etmemeleri ve dolayısıyla kablolar için verilen aralıkların daralması. Tam ölçülerdeki elektrik kabloları gerçekten sıkıntı yaratıyor ve Wire World Aurora dar profili ile bu sorunları çözmek için harika bir çözüm gibi duruyor. Kablo yine güzel bir mor renkte üretilmiş. Benzer bir rengi Ultraviolet USB kablosunda görmüştük.  Kablonun iç yapısı oksijenden arındırılmış bakır üzerine gümüş kaplama. Yassı yapıdaki kablo, firmanın kendi patentli ekranlama teknolojisi ile donatılmış. Kablo yassı yapısından dolayı her eksende eğilip bükülemiyor doğal olarak. Ancak bükülme sırasında güven hissi yüksek. Kolaylıkla zarar veremeyeceğiniz ve yırtılma olmayacak şekilde hazırlanmış. Tüm bu özellikler tabii ki güzel. Ancak sistemlerimizde yer bulabilmesi için performansının da başarılı olması gerekli.

Kablo bilgisayar sistemlerimde yanmaya başladıktan sonra asıl sistemimi oluşturan her cihaza takıldı. Özellikle pre-ampli ve amplimdeki performansı çok başarılı buldum. Deep Purple Machine Head albümüne bir göz atalım şimid ancak öncesinde 2012 senesinde kaybettiğimiz Jonathan Douglas “Jon” Lord’u da analım. 1941 yılında doğan Lord, rock müzik içerisinde klasik ve özellikle barok formları kullanarak bir çok meslektaşından kendisini ayırmayı başarmıştı. Bir çok rock topluluğunda çalan Lord’un klavye başına geçtiği topluluklardan bazıları, Whitesnake, Paice, Ashton & Lord, The Artwoods ve Flower Pot Men idi. Ancak hepimiz onu kurucusu olduğu Deep Purple’dan tanıyoruz. 1968 yılında Deep Purple kuruluşunda ön plana çıkan Lord, 1970′lerde topluluğun lideri olarak ön planda gözüktü. 1968 ile 1976 yılları arasında Purple rüzgarı tam gaz devam ederken hep topluluğun içerisinde olan Lord 2010 yılında geç kalmış bir müzik eğitimi diploması alır. 2011 yılında ise Lord’a yüksek müzik eğitimi onursal diploması verilir.

1972 yılında yayınlanan Machine Head içerisindeki hit şarkıları ile baş döndürme potansiyeline sahip. Highway Star, Smoke on the Water, Space Truckin ve Lazy. Albümün ilk baskı plağını dinliyorum. Son derece dinamik bir albüm, heyecana Wire World Aurora’nın katkısı var. Pre-amplime taktığım zaman sahne, amplifikatörüme taktığım zaman bas performansında artışlar var. Detay seviyesi her iki cihaz üzerinde de dikkat çekici. Stok kabloya geri döndüğünüz zaman bütün büyü gidiyor. Zaten kablo testlerinde eskiye veya stok kabloya dönmek en iyi test oluyor. Devamlı sök tak yapmak yerine test ettiğiniz kablo ile yaşayın bir süre, sonrasında çıkartın. Eğer mutlu değilseniz denediğiniz kablonun sisteminize olumlu etkileri olmuş demektir.

Pikaba Sarah Vaughan’ın kendi ismini taşıyan albümünü koyuyorum. EmArcy Records MG 36004 180Gr Speakers Corner baskısı. Sarah Vaughan’ın ilk dönem plaklarından birisi olan albümde bomba gibi bir diğer isim dikkat çekiyor; Clifford Brown. Ünlüler bununla bitmiyor; davulcu Roy Haynes, piyanoda Jimmy Jones, Herbie Mann derken Sarah vaughan’a dev bir kadro eşlik etmiş. George Gershwin ve Ira Gershwin bestesi her American Songbook plağının vazgeçilmezi, Embraceable You, Lullaby of Birdland, April in Paris gibi çok bilindik şarkıların bulunduğu plak Sarah Vaughan’ın muhteşem ilk yıllarının kapılarını aralıyor. Speakers Corner ekibi yine yapacağını yapmış plak baskısı üst düzey. Albüm ise mükemmel. Evde eşinizle Keyif içerisinde dinleyeceğiniz müthiş bir müzik ziyafeti. Pre-amplifikatöre takılı iken performans etkileyici. Detay seviyesine olumlu etkilerin yanında sahne yine gayet geniş. Amplifikatörüme taktığımda daha sessiz bir arka plan daha dolgun baslar dikkat çekiyor ancak kadife gibi vokallerin ön plana çıktığı pre-amplifikatörde takılı iken çok daha mutluyum. Aslında bu testlerde iki kablo birden kullanmak lazım ama yanma süreci aklıma geldikçe her defasında vazgeçiyorum bu fikirden. 

Wire World Aurora denemelerimden çok memnun olduğumu söyleyebilirim. Ben ilk önce bu kabloyu kompakt sistemler için harika bir çözüm olarak görmüştüm ancak sistemde denemeler yaptıkça başarılı yönlerini keşfettiğim bir ürün oldu. 300TL’nin altındaki fiyatı ile dikkat çeken Wire World Aurora, çok ön plana çıkartmadan sistemde genel bir performans artışı sağlıyor. Özellikle kaynak cihaz ve pre-amplifikatörlerimde sahne ve detay noktasında gelişmeler yaptı, amplifikatörümde ise özellikle bas performansı noktasında mutlu oldum. Genel olarak başlarılı bulduğum, fiyat olarak giriş seviyesinde ama performans olarak şaşırtıcı bir kablo olduğunu söyleyebilirim. Kompakt cihazlara sahip olup giriş çıkışların birbirine yakınlığı konusunda sıkıntı yaşayanlara şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca giriş seviyesinin bir tık üzerinden orta segmente kadar cihazlarınızı kablolamak konusunda da alışveriş listenize not etmeniz noktasında da dikkatinizi çekerim…

Wire World Aurora
Oksijenden  arındırılmış bakır üzeri gümüş kaplı elektrik kablosu
Fiyat: 284 TL + KDV / online satın almak için tıklayınız
T
emsilci: Mavi Hifi / www.mavihifi.com

Tags: