Dinleti Müzik ve Murat Pancaroglu

 

Hakan Cezayirli: Murat Bey, merhabalar ve bize zamanınızı ayırdığınız için teşekkürler. Öncelikle sizin hifi dünyasına nasıl adım attığınızı merak ediyorum. Okuyucularımız için Murat Pancaroğlu’nu bize anlatır mısınız.

Murat Pancaroğlu: Ben küçükken, annem ve babam o zamanlar var olan Gar gazinosunda dans etmek üzere evde tango yaparlardı, ben de onları izlerdim. Sonrasında ise müzik zevkimin gelişmesinde ilkokul hocamın çok emeği vardır. Kendisi bizi her hafta sonu opera veya senfoniye götürürdü. Bütün bunlar sanırım kulağıma ve kafama müzikle ilgili ilk tohumların atıldığı dönemleri oluşturuyor. Devamında ise Müziğe karşı var olan ilgim hiçbir zaman azalmadı. Kolej’de okurken Orta 2’de ilk lambalı amplifikatör ve hoparlörlerimi yaptım, sanırım başlangıç dönemim için bunu söyleyebilirim. Daha sonraları ise İngiltere’ye giderek Audio-Ses Mühendisliği eğitimi aldım ve burada stüdyo ve live ses kayıt teknikleri ile kulak ve duyma üzerine çalışmalara başladım. Aynı anda imalatlarıma da devam ettim.

Hakan Cezayirli: Dinleti Müzik nasıl kuruldu. Bugün temsilciliğini yaptığınız ürünler ve bunları nasıl seçtiğinizle ilgili bilgi vermeniz mümkün mü?

Murat Pancaroğlu: Firmalarla, tasarım-cısıyla yada sahipleri ile konuşuyorum müzik vede mühendislik felsefelerini anlamaya çalışıyorum dahada önemlisi ürettikleri bir ürünün ne kadar ve de kaç yıl piyasada olduğuna bakıyorum. Sonrasında gerek fuarlarda yada seyahatlerimde dinleyip eğer benin ses rengime ve karakterime uygunsa sample getirip sonrasında beraberce çalışmaya başlıyoruz.

Ancient Audio Lector CD okuyucu

Hakan Cezayirli: Bugün sizi bir çok hobiist, ülkemize getirdiğiniz ürünlerden ziyade tasarladığınız ürünler ile tanıyorlar. Bu konuya girmeden önce benim sizin temsilciliğinizi üstlenmiş olduğunuz Ancient Audio ile ilgili bir kaç sorum olacak. Polonya’dan nasıl oluyor da hifi klasmanının oldukça üzerinde tüm dünyada tanınacak kadar ünleniyor. Birde en azından ülkemizde çok tanınmayan bir firma olduğundan ürünleri ve firma hakkında okuyucularımıza bilgi verebilir misiniz.

Murat Pancaroğlu: Bu konuyu sizle karşılıklı olarak konuşmak isterim. Şu anda Lektor Cd player+Pre cihazı Türkiye’de kullanan 6 kişi var ??? Bu size birşey ifade edebiliyor mu???

Dinleti Müzik tarafından ülkemize getirilmeye başlayan Scheu Analog ürünlerinden Premier pikap

Hakan Cezayirli: Sizin tasarımcı tarafınızı çeşitli vesileler ile biliyorum. Ürünlerinizden herhangi birini dinleme fırsatım olmasa da, çeşitli şehirlerde oturan kullanıcıların oldukça mutlu oldukları ürünleriniz var. Tasarımlarınızdan bize bahsedebilir misiniz. Benim ilk aklıma gelenler çeşitli lambalı amplifikatörler ve hoparlörler. Ürünlerinizi, ayrıntıları ve tasarım anlayışınızı sizden dinlemek isterim.

Murat Pancaroğlu: Cok sevdiğim hobimi iş haline getiren kişilerden birisiyim genelde iş hayatı günde insanın 8-9 saatini alıyor. Uyku ve yemek dışında bize kalan 12 saatin 8 saatinde işteyiz. Demek ki kişi işinde mutlu değilse, zaten hayatının büyük bir kısmını mutsuz geçiriyor felsefesinden hareketle, kişinin mutlu olduğu hobisi olan işle uğraşması ona hayatında mutlu olma şansı veriyor. Benim ürettiğim her cihaz kendi çocuğummuş gibi… Bununla beraber hoparlör veya ampli yaptığım her kişi ile aramızda ortak bir bağ oluşuyor, karşılıklı olarak müzik alışverişleri başlıyor, işim ve en sevdiğim hobim dahada gelişiyor.
Öncelikle müziğin hayatınızdaki yeri çok önemli bence, daha sonrasında ise müzik sisteminin kurulacağı yeri gidip görmem gerekiyor. Kişinin ağırlıklı olarak dinlediği müzik türü de çok önemli bir faktör.
Bunlardan sonraki en önemli şey, müşterinin evli olup olmadığı, çünkü öyleyse hoparlörün yeri, büyüklüğü ve bütçesi açısından eşin izni gerekmekte …(Rules One:WAF Factor)

Cihaz tasarlarken önce uzunca bir süre ne yapmak istediğimi düşünüyorum, diğer ürünleri inceliyorum mühendislik olarak neler yapmak istiyorum sorusunu ortaya koyduktan sonra prototip aşamasına geçiyorum sorun burada baslıyor ama zaten eskilerden gelen bir imalatçı olarak pek çok şeyi çözebiliyorum. Sonuçta ortaya bir ürün ürünler çıkıyor ve ön dinlemeler baslıyor. Sonuçta bu ürünler zaten kendim için yaptığım cihazlar ile eş değerde olduğundan dolayı benim ses anlayışımı ifade ediyor, zaten müşterilerimde bunu seven insanlardan oluştuğundan kendim için yaptıklarımı onlar için zaten yapmış oluyorum.
Daha detaylı anlatmak umarım sizler vede okuyucular için sıkıcı olabilir.

Hakan Cezayirli: Murat Bey, Türkiye’de bir şeyler tasarlamaya ve üretmeye çalışmak çok zor. Bende naçizhane bazı şeyleri yapmaya çalışırken çok zorlanıyorum. Geçmiş yıllardan bu yana yaşadığınız hatta şu an yaşamakta olduğunuz sıkıntılar nelerdir. Bu sıkıntıları nasıl aşıyorsunuz. Aşamadıklarınız nelerdir.

Murat Pancaroğlu: Aşılamayacak hiç bir şey yok aslında ama en büyük sorun yan sanayinin düzgün çalışmaması. Her bir metal parça ile bir fiil kendim uğraşıyorum bu da büyük bir emek, uğraş ve zaman gerekiyor ama ben seviyorum. Ve de hicbir zaman yorulmadan yılmadan çalışacağım.

Hakan Cezayirli: Hazır konusu gelmişken, genç tasarımcılara yapacağınız öneriler nelerdir ?

Murat Pancaroğlu: Genc tasarımcılar mı? Öyle kişilere uzun zamandır rastlamadım? Şahsen ben Türkiye’deki hiçbir kimseye bildiğim hiç bir şeyi anlatmayacağım. Ne yazık ki benle birlikte yok olacaklar.

Hakan Cezayirli: Sanırım herkesin kafasındaki soru ve defalarca çeşitli platformlarda tartışılmıştı ama sadece sizin düşüncelerinizi hiç yorum olmaksızın duymayı istediğim bir sorum var. Türkiye’den dünya çapında bir hifi üreticisi çıkma olasılığı sizce var mı ?

Murat Pancaroğlu: Çıkabilir ama bizim türk insanı desteklemez?, hele gün geçtikce markalasan bu toplum yapısında! Bazı olaylar kültür ile bağımlıdır. Umarım bu lafımdan bazı cevreler etkilenip kızmazlar. Ben Türkiye’nin her yerinden sipariş aldığım gibi Norveç, İsvicre, Japonya ve Kore gibi ülkelere de ürünlerimi satıyorum.

Hakan Cezayirli: Murat Bey sizinde bir lamba-sever olduğunuzu biliyoruz. Hatta Fransız Radyocu Paillard Claude videosu için çeşitli platformlara yazdığınız ufak yazıda keşke bir gün bende yapabilsem gibi bir ifade vardı. Lambalarla tanışmanız sanırım eski yıllarda olmuştur. Lambalar sizin için ne ifade ediyor.

Murat Pancaroğlu: Sihir, büyü, atmosfer, sevgi, sıcaklık, doğallık, gerçeklilik. En büyük aşkım EL-84 ve 2A3 dür bilmem bu size birşey anlatabiliyor mu?

Hakan Cezayirli: Bu sorumuzu neredeyse tüm röportaj yaptığımız kişilere soruyoruz, sanırım artık gelenekselleşti. İyi bir hifi sistemi sizce nasıl oluşturulmalıdır.

Murat Pancaroğlu: İyi ses yada sistem diye bir şey yok aslına bakarsanız. Kişisel zevk ve beğenilerin ortaya getirdiği bileşenlerden oluşuyor iyi ses. Öznel bir kavram. Bir başkasının sevdiğinden siz nefret edebilirsiniz, sizin hayran olduğunuz bir sitemden bir başkası nefret edebilir. Zaten sanırım standart bir kavram olsaydı, dünya üzerinde tek bir amplifikatör tek bir hoparlör olurdu ve herkes onu alırdı, sorun kalmazdı. Bence 700 euro’dan başlayıp, 70.000 euro’ya kadar değişen ücretler karşılığında istediğiniz mekânda kaliteli sese ulaşmanız mümkün.

Bence sahnede, klasik müzik konserinde, canlı müzikte duyduğumuz ses kalitesini evde yakalamamız mümkün mü ? Çok zor. Ama lambalı amfi kullanılan bir sistem ile bu sese %50-60 yaklaşılabilinir diye düşünüyorum. Özellikle akustik enst-rümanlarla ve notalarla yapılmış, üretilmiş müzikler ile en iyi kaliteyi almak mümkün.
Doğal ortamlarda duyduğumuz ses ise kulağınıza bütün harmonikleri kapsayarak ve de etraftan diğer sesleri alarak bizlere biraz bozulmuş olarak gelir. Lambalı ampli işte bu sese en yakın, yani klasik müzik konserlerinde duyduğumuz sese en yakın sesi verir. Bu nedenle ben de tube amplifika-törler üzerine çalışmayı tercih ediyorum. Bunlar tamamen bana ait düşünceler lütfen kimse alınmasın özellikle bunu belirtmek isterim.

Hakan Cezayirli: Müzik dinlemek için hifi bir araçtır artık bizim derginin mottosu oldu denilebilir. Sizin de aynı düşüncede olduğunuzu biliyorum. Murat Bey neler dinlemekten hoşlanırsınız. Bize müziksever Murat Pancaroğlu’nu anlatabilir misiniz?

Murat Pancaroğlu: Acoustic jazz, Trio, Vocal jazz, Classic müzik, Symphonic ve Barok

Hakan Cezayirli: Yine gelenekselleşmiş sorularımızdan bir tanesi. Stereo Mecmuası için ne düşünüyorsunuz.

Murat Pancaroğlu: Ben tek kelime ile cevap versem “Muhteşem” sizleri kutluyorum.

Hakan Cezayirli: Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz.

Murat Pancaroğlu: Müzik dinlesinler cihaz değil! Bol bol konserlere gitsinler özellikle senfonik eserler vede korolu eserler.

Dinleti Müzik

Web: www.dinletimusic.com
email: murpan@superonline.com
Adres: 20 Sokak 11-A Bahçelievler Ankara
Tel: 0312 – 215 10 18

Benzer Yazılar