Black Rhodium Tango BiWire ve Coda Bölüm 2

Vurmalılarda böylesine bir coşku yaşayınca aklıma uzun zamandır dinlemediğim bir CD geldi. Samulnori topluluğunun Record Of Changes albümü. Bu 3 uzun parçadan oluşan albüm geleneksel Kore şarkılarının yorumlandığı Uzakdoğu etnik müziğine meraklı olanların ilgisini çekebileceğini düşündüğüm bir albüm. Dört kişilik ekip farklı türde davullar, zilleri çalarken Samulnori geleneksel vokal tekniklerini sergiliyor. Kut parçası oldukça yavaş ve ağır vokallerle başlayıp ilk üç dakikasından sonuna kadar davulların ritminin kaybolmadığı çok tempolu bir parça. İkinci şarkı olan P’u Sal Kore’nin güneyine özgü melodilerin dominant olduğu tarihsel köklere işaret eden bir eser. A-Ari parçası ise albümün son parçası ve Kore medeniyetinin kuruluşunu anlatıyor. Bu şarkı trampet benzeri bir sese sahip Changgo davulları ile bezenmiş. Bu albüm, özellikle vurmalı çalgı konusunda dünyaca tanınan Japon gruplara pek benzemiyor, oldukça ağır tempolu ve bol vokal ile renklendirilmiş. Davulların ayrıntısı etkileyici Coda ile. Sistem gayet detaylı çalıyor. Coda, baslara ekstra bir şey eklemiyor. Varolan basları daha sıkı hale getirip alt ayrıntılarına bölüyor. Çok ilginç bir etkisi var. Denediğim her albümde başarılı sonuçlar aldım ve hoşuma gitti bu durum.

Coda’dan ayrılıp Black Rhodium Tango BiWire hoparlör kablosunu deneme zamanı geldi. İlk önce hoparlörümde bazı ayarlamalar yapıyorum. Standartların dışından, farklı bir x-over sistemi kullandığımdan bir kaç küçük dokunuşla hoparlör bu kablo ile buluşmaya hazır. Kabloyu sisteme takar takmaz açık sunum hemen fark ediliyor. Bu durum hoşuma gitti. Özellikle tizlerdeki açıklık pek hoş. Sistem tizleri kafanıza kafanıza “çakmadan” son derece detaylı ve diğer frekans aralıkları ile uyumsuzluk çıkartmayan bir sunuma sahip. Tizlerin ayrı şekilde beslenmesi ve jumper tabir ettiğim kablolar yerine Tango’yu kullanmak iyi bir sonuç veriyor. Son dönemlerde kendi sistemimde test ettiğim kablolarda özellikle de giriş seviyesi ve hemen onun bir tık üzerindeki modellerde gerçekten belirli bir kalitenin üzerine çıkıldığını düşünüyorum. Neredeyse sisteme entegre ettiğim her kablo hoşuma gidiyor. Detay seviyesi modelden modele değişiyor. Ancak genel sunum, tonalite ve sahne konusunda ilginç bir performans artışı var. Tango’da da aynı şeyleri gözlemleyebilmek mümkün.

Billie Holiday’in Solitude albümüne bir bakalım. Bu albüm Holiday’in müzik kariyerinde büyük öneme sahip. Nedeni ilk uzun çaları olması. Daha öncesinde çeşitli 7 ve 10” plaklar yayınlayan Holiday’in ilk albümünün ismi “Billie Holiday Sings“ Albüm Clef Records tarafından 1952 yılında yayınlanıyor. Albüm yayınlandığında Clef plak şirketinin başında ismini uzun bir dönem bol bol duyacağımız Norman Granz var. Granz şirketini 1946 yılında kuruyor ve sonrasında Verve plak şirketine satıyor. Kendisi de bu şirketin başına geçiyor. 1956 yılında Granz “Billie Holiday Sings“ albümünü tekrar ele alıyor, 4 yeni şarkı ekliyor ve “Solitude” ismiyle tekrar yayınlıyor. Albümde erken dönem Billie Holiday’i dinlemek gerçekten keyif. Ancak bir diğer dikkat çeken husus Holiday’e eşlik eden müzisyenler. Charlie Shavers, trompet. Flip Phillips, tenor saksafon. BasRay Brown . Gitar, Barney Kessel. Davul Alvin Stoller. Piyano da ise caz piyanosunun en önemli isimlerinden bir tanesi var; Oscar Peterson. Plak Speakers Corner yeniden baskısı. Speakers Corner güzel ve özenli baskı yapmış. Detaylar güzel ve yeterli seviyede. Vokal son derece etkileyici ve odanın içerisinde dolaşıyor. Sahne ve katmanlar gerçekten şaşırtıcı.

John Zorn ve Bar Kokhba Sextet’in Lucifer: Book of Angels Volume 10 albümüne bakalım. Albümün isminde Lucifer filan geçince bu nasıl bir albüm diyebilirsiniz. Eğer caz ile Ortadoğu müziği birleşip üzerine harika dokunuşlar eklenirse ne olurun cevabı bu albüm. Tsadik Records’tan çıkan albümü edinmenizi öneririm. Müzik müthiş, kayıtta bonus. Topluluğun kadrosu Stereo Mecmuası’nda sık sık bahsettiğimiz Massada topluluğu üzerine kurulu. Ancak Massada’yı alın ve üzerine perküsyonda Cyro Baptista, davulda Joey Baron ve gitarda Marc Ribot’yu ekleyin. Albüm Massada Book serisinin İkinci kitabında yani The Book of Angels’dan. Daha önce Azazel, Asmodeus, Astaroth derken 10. sırada Lucifer’e gelmiş. Albüm yine İsrail ve Orta Doğu melodileri ezgileri arasında insanı deli eden ayrıntı ve müzisyen solo, atışmaları ve session’ları ile zenginleştirilmiş. Mükemmel! Bu albümü çok ilk önce sadece Tango ile hemen arkasından Tango ve Coda birlikteliği ile dinledim. İkiliyi berabr kullanınca detay seviyesi ve ayrıntı pik yaparken başarılı bir sahne oluşumu tespit ettim. Sunum son derece müzikal. Baslar etkileyici. Güzel bir kombinasyon kuruldu böylelikle.

Black Rhodium Coda, bence son derece iddialı bir görüntü ortaya koyuyor neredeyse 1 haftayı geçen maceram boyunca. Kablonun detayı, ayrıntısı son derece başarılı ancak bas performansı bahsedilmeyecek gibi değil. Bunu yaparken sistemde çok ön plana çıkmıyor ancak basları toparlayarak ve detaylandırarak sisteme ek bir katma değer kazandırıyor. Okuyucularımızdan özellikle bas performansı konusunda hassas olanların mutlaka dinleme listelerine eklemeleri gereken bir ürün.

Black Rhodium Tango BiWire ise kendisini çok göstermeden sistemin açık çalmasına özellikle de mid ve tizlerde detaylı ve müzikalite ekseninden ayrılmadan performans göstermesine yardımcı olan bir kablo. Hoparlörünüzü bi-wiring ile besleyince elde edebileceğiniz avantajları yansıtmayı başaran bir ürün. Bu arada unutmadan bir not ekleyeyim Black Rhodium Tango’nun standart versiyonu da mevcut. Daha uygun bir fiyatla iyi bir kablolama yapabilmek için güzel bir şeçenek olarak kenara not etmekte fayda olacaktır…

Black Rhodium Tango BiWire ve Coda
Bakır üzeri gümüş kaplı biwire hoparlör kablosu ve ara bağlantı kablosu
Fiyatlar: Black Rhodium Tango BiWire: 25 Sterlin/metre. Coda 90 Sterlin (indirim öncesi 110)
Temsilci: Sigma Ses / www.sigmases.com

İlk Sayfaya Ulaşmak İçin Tıklayınız

 

Benzer Yazılar