Thorens TD309 Pikap Teknolojisine Bakış

 

Thorens’in patronu Heinz Rohrer’in, firmanın son batışından sonra, markayı sahiplendiğinde tanımladığı “kurtarma ve yaşama döndürme, denge aşaması ve son olarak, yatırım ve büyüme” alt süreçlerinden sonuncusuna gelindiğini belirttiği, 2009 Münih HiEnd sergisinde, yepyeni bir ürünün tanıtımı yapıldı: TD309.

Thorens’in yeni nesil ürünlerinin tasarım ve üretim süreçlerinden farklı olarak, bazıları daha önce doğrudan bir plak okuyucu tasarımı gerçekleştirmemiş, ama tümü ses ve kayıtlı müzik aktarımı konusunda çok ciddi tasarım çalışmaları olan uzmanlardan oluşan bir takımın çalışması ile ortaya çıkmış, TD309. Bu takımın bir üyesi olan İngiliz Steve Harris’in ağ sayfalarından yaptığım çeviriyi sizlere sunmak istiyorum.

Birikim
“Thorens’in ilgili pazarda varolan güçlülüğünü sürdürme ve geliştirme sürecinde, yeni ürünlerin nasıl ortaya çıkarılacağı konusu, şüphesiz, çok önemli bir anahtardı. Öneriler, birçok alandan geldi. Bunlar değerlendirildi ve oldukça kökten bir karar alındı. Eğer Thorens yenilikçi ve başarım merkezli ürünler geliştirmek durumunda ise bu, tek bir kişide var olması pek mümkün olmayan, geniş bir yelpaze oluşturan ustalıkları bir araya getirmek ile mümkün olacaktı. Bu bir takım ile mümkündü. Doğrusu böyle bir takımı oluşturmak pek zor olmadı. Heinz, zaten Helmut Thiele ile, bazı işleyimsel tasarım konularında çalışmıştı. Helmut ise Karl-Heinz Fink’in hem yakın çalışma arkadaşı, hem de eski dostu idi. Elektronik mühendisliğinde çok doğal olan tercih ise, Karl-Heinz ile bazı tasarılarda birlikte çalışmış olan meşhur Walter Fuchs idi. Geriye yalnızca ürün tasar ve pazarlama konusu kalmıştı. Karl-Heinz, daha uluslararası bir takım oluşması açısından, Steve Harris’i önerdi, Heinz, Basel ve Londra’da yapılan görüşmelerden sonra bunu kabul ederek kararını verdi. Artık takım oluşturulmuştu. Bazıları doğrudan plak okuyucu tasarımı deneyimine sahip, bazıları bu konuda deneyimleri olmasa da, kendi önemli birikimleri ile, ve tümü açık fikirleri ile katılmışlardı takıma.”

İşin özü
“İşin özü basitti: mümkünse geçmişi anımsa ama bu senin harika şeyler tasarlamana da engel olmasın. Hedef kullanıcı, tam anlamı ile bir sessever olmamakla birlikte, kesinlikle bir müzikseverdi. Ama aynı zamanda, sesseverler de bu plakçalarla kendilerini rahat hissetmeliydiler. İlk erek tartışmasız başarımdı. İkinci erek, başarım ve daha sonra da güzel görünüm, kullanım kolaylığı, esneklik ve fiyat gibi olağan ölçütleri kapsıyordu.”

Tasarım
“İlk örnek hakkındaki ön görüşmelerden sonra takım, askılı alt gövde, tamamen yeni bir kol ve kayış sürümlü bir ürün temelinde çalışmaya karar verdi. Motor seçimi, dinleme ve ölçüme dayalı denemelerle karar verilmek üzere açık bırakıldı. Daha sonra düşük gerilimli ve düşük gürültülü bir DC motor kullanımının seçilmesi, doğrusu çok zor bir süreç değildi. Düşük manyetik alan etkisi, uzun ve kısa dönem hız ve kavrama denetimindeki kolaylık, nitelikli ölçüm sonuçları ve en önemlisi, farklı motorlar kullanılan dinleme denemelerinde izlenen ve sıklık erimi yelpazesinin alt uçlarında çoğunlukla karşılaşılan yığılmaların, şişmelerin DC motor kullanılması durumunda büyük ölçüde ortadan kalkmış olması, yani bu sıklık erimlerinde DC motor ile elde edilen yüksek tanımlılık, kararı kolaylaştırmıştı. Motor, ayarlanabilir bir titreşim önleyici kalıbın içine yerleştirildi.

Kayış, yüzde üç sapma paylı, 4mm genişliğinde ve 496mm çevre uzunluğunda, yüksek nitelikli kauçuktan üretilmiş geleneksel bir Thorens kayışı oldu.”

Üçlü-Dengeleme (Tri-Balance)
“Geleneksel askılı alt gövde tasarımlarında, kurulum pek kolay değildir ve genellikle müzikseverler için bir karabüyü oluşturmaktadır. Tasarım takımı için, çağdaş plakçalarların, zamanın zorladığı şekliyle çağdaş yaşam tarzına uyumlu ve kolayca en iyi şekilde kullanmaya elverir olması da önemliydi.

Bu nedenle yapı, üçayaklı durağan dengeli bir şekilde tasarlandı. Tasarım, gelecek düşünülerek, farklı kolların uygulanması için gerekecek farklı ağırlıkların dengelemesine el verecek şekilde gerçekleştirildi.

Üçlü askı yapısı, gövde üzerinden altıgen anahtar ile kolayca ayarlanabilir durumda. TD 309, çok da ağır olması şart olmayan raf yapıları üzerinde de iyi çalıyor, zira askılı yapı, kol/kafa tınlaşımının çok altında kalacak olan 4Hz’e ayarlanmış durumda.

Askılı yapı, dikeyde olabilecek en fazla salınıma izin verirken yanal salınımı en aza indiriyor. Bu yapı, taban kaplaması katı olmayan odalardaki kullanımlarda ortaya çıkan ayak sesi sorununu da, büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.

Bu tasarımın isimlendirilmesi aşamasında, üç adet ayağın yanısıra, plakçalar, kol ve döner tabla üçlüsünün tam duyarlılıkla durağan dengede yapılandırılmış olması da, “Tri-Balance” ismi üzerinde hemfikir olunmasında etken oldu.”

DC Motor Denetimi
“TD 309, 12VDC besleyen bir anahtarlamalı güç ksynsğı (SMPS) ile birlikte teslim edilecek. Bu, daha çok ses başarımı ile ilgili olarak oluşmuş bir yaklaşım. 2009 yılı içerisinde daha sonra Thorens, daha da geliştirilmiş bir doğrusal güç kaynağını, isteğe bağlı edinilebilecek bir donanım olarak ayrıca yelpazeye katacak.

Güç kaynaklarının plakçalarlarla ilişkisi, aslında kendi başına bir beyaz-kağıt (tez) konusu olabilir. Özellikle fiyat ölçütü söz konusu olduğunda, doğrusal kaynakları, anahtarlamalı olanları her zaman altedeceği düşüncesi pek doğru değildir.

Hız denetimi düşük nitelik (low-q) katsayılı geri besleme ile elektronik olarak gerçekleştiriliyor. Hız herzaman, iğnenin devimsel sürtünmesinden ve plağın ağırlığından bağımsız olarak durağan tutulabiliyor.

Kayış gerilimi, kayış gerginliğini dengeleyebilmek üzere ayarlanabiliyor. En iyi başarım, bozulma ve çırpıntı etkisi (wow and flutter) yükselmeye başlamadan hemen önceki gerginlikle elde edilebilir.”

Döner tabla
“Alttaki tabla, işlenmiş alüminyumdan (ALMG1) üretilmiş ve üzerindeki kauçuk halka sayesinde üst tabla ile teğetsel bir temas alanı oluşturuyor. Temas çizgisinin çapı (121mm), Sınırlı Öğe Çözümlemesi (Finite Element Analysis – FEA) yöntemi ile, en düşük tınlaşım değeri elde edilmek üzere seçildi.

Oldukça ağır, büyük ve yekpare ergimiş silis tabla, kararlı ve kıvamlı bir ses niteliği elde edilmek üzere tasarlandı.”

Altyapı
“Taban, bilgisayar destekli sayısal denetimli işleme merkezleri tarafından işlenmiş MDF’den üretildi. Oldukça sıkı kauçuk ayaklar sayesinde, yapının parlak yüzeylerde kayması engellenmekle birlikte, var olan hassas sönümleme düzenini bozacak ikincil bir sönümleme oluşturmaması da sağlandı. ”

TP 92 Kol
“Kol borusu soğuk çekme alüminyumdan üretildi ve direncinin artırılması için haddelendi. Bunun yanısıra boru yüzeyi, sıklık erimi yelpazesinin belli bölgelerinde herhangi bir renklenme yaratmayacak, ama gerekli sönümlemeyi sağlayacak bir rastgele temas malzemesi ile sönümlendirildi. Kip tınlaşımı en aza indirildi.

Kol tınlaşımı ve yatak tıkırtısı çok bilinen ve her zaman önde gelen bir tasarım kaygısıdır ama yalnızca bunlarla uğraşmak da pek doğru değildir. Kullanılan yataklar Japonya’dan, bu konuda önde gelen üreticilerden temin edildi.

Yenilikçi ama oldukça sade, demirkapanlı bir geri kayma önleyici ile sıfır tutunma ve sıfır sürtünme elde edildi.

Kol arkası dengeleme ağırlığı, çift bağlaşımsız yapıda ve pirinçten üretilmiş durumda.

Kafa kızağı, kafa ve kol borusuna bağımsız olarak uygulanarak 5mm’lik bir iğne konumu ayar aralığı sağlandı. Kolun yatak kısmında, yanal düzlemsellik (Azimuth) ayarı ve ilave bir 6mm iğne konumu ayar aralığı sağlanıyor.

Kafanın ağırlık merkezi, yatay yatak ve dengeleme ağırlığı, kol ile aynı doğrultuda. Böylece oldukça iyi bir devingen ve durağan denge elde ediliyor.

Kol kablolamasında 5.1 olarak bilinen yapı kullanılıyor ve ilave bir topraklama hattı, alt kol kısmını topraklayarak olumsuz akımların yatak bölümünden akmasını engelliyor. Kol kablolaması, TD309’un arkasında yer alan, yüksek nitelikli RCA bağlantı uçları ile sonlanıyor.

Kol orta büyüklükte bir kütleye sahip ve 10 – 20 l0-6 cm.dyne uyumluluk katsayılarına sahip kafalarla kullanılmak üzere tasarlanmış durumda.”

Stereo Mecmuası Forumlarında Thorens Özel Bölümüne ulaşmak için tıklayınız

Çeviri:Asım Uysal

Tags: