Cambridge Audio Minx Xi Bölüm 2

Cambridge Audio Minx Xi’nin dijital girişlerini iki farklı senaryoda kullanabilmeniz mümkün. Wolfson WM8728 24-bit 96kHz yongasetinin kontrolündeki bu girişleri CD çalar gibi medya oynatıcıları veya Playstaion vesaire oyun konsollarını sisteminize dahil etmek için kullanabilirsiniz. İkinci senaryoda ise eğer bilgisayarınızın uygun bir çıkışı varsa (genelde optik) bilgisayarınızı direkt olarak Minx Xi’ye bağlamanız mümkün. Bu noktada hemen bir tespit yapayım. Sisteminizde giriş seviyesinin üzerinde bir CD çalarınız var ise cihazınızı analog girişten bağlayarak kullanabilirsiniz. Ancak giriş seviyesindeki bir CD çalarınız var ise Cambridge Audio Minx Xi’in DAC’ını kullanmanızı tavsiye ederim. Ben denemelerimde dijital ile koaksiyel giriş arasındaki detay farkının oldukça az olduğunu tespit ettim. Ancak sahne konusunda koaksiyel giriş uzak ara daha başarılı geldi. Feels Like Home, Sheryl Crow’un sekizinci albümünün CD’Sine bir bakış atalım. Sheryl Crow 90′lı yıllarda Tuesday Night Music Club ve hemen ardından yayınlanan Sheryl Crow isimli albümlerde büyük kitlelerin ilgisini çekmişti. Albümden albüme değişiklikler meraklıların dikkatini çekmiştir; rock’tan pop müziğe doğru yol alan geniş bir müzikal yapı mevcut. Feels Like Home bu listeye country müziği ekliyor. Albümün alt yapısında müzisyenin rahatsızlığı sebebi ile büyük şehirden taşraya yerleşmesi süreci var. Bu süreç sonunda country müziğin doğduğu topraklarda türün kökenlerine doğru inerek kendi tarzı ile harmanlayıp ortaya ilginç bir albüm çıkmış. Asıl önemli olan konu ise Crow’un şarkı sözlerinde karşımıza çıkan oturmuşluk. Albümün kaydı çok başarılı. Alıştıkça keyifle dinliyorsunuz. Vokallerin ön planda olduğu bir albüm. Gitarlar ve arkaplan detayları iyi bir noktada sahne de başarılı. Minx Xi’nin koaksiyel girişleri daha iyi bir performans sundu analog bağlantıya göre. Tabii ki kendi kullandığım DAC ile kıyaslamak mümkün değil. Minx Xi, DAC’tan daha ucuz bir de üzerine sistemi kurmuş oluyoruz :)

Cihazın internet radyosu günümüzde bir çok cihazda gördüğümüz üzere oldukça güzel tasarlanmış. Bir çok farklı parametreye göre seçim yapabilmek mümkün. Bu radyo kanalları hızlı bir şekilde geliyor. Tahmin edebileceğiniz üzere burada yayın yapan istasyonun ses kalitesi daha doğrusu çözünürlüğü ön plana çıkıyor. Zaman içerisinde kendi favori radyolarınızı seçip, daha çok onları dinlemeye başlıyorsunuz. Evde radyodan sorumlu bakan eşim olduğu için, daha çok onun tercihlerini dinledik. Özellikle yayın kalitesi belirli bir standardın üzerinde olan kanallarla daha keyifli vakit geçiriyorsunuz. Cihazın kumandası ve ekranını kullanarak istasyon seçmek yerine ben genelde iPad’imden yaptım bu seçimleri. Bu arada Cambridge Audio hazırladığı Stream Magic sitesi vasıtası ile kullanıcıların hayatlarını da kolaylaştıran bazı seçenekler sunmuş. Örneğin bir radyo kanalını bulamadığınızda bu web sitesi üzerinden bir istek göndererek listeye eklenmesini sağlayabiliyorsunuz.

Cambridge Audio Minx Xi’nin en çok kullandığım özelliği kablosuz network ile streamer özelliği oldu. Olayı kısaca anlatmak gerekirse farklı bilgisayarlarınızdaki müzikleri, bilgisayarınızı yerinden kıpırdatmadan evinizin herhangi bir yerinde çalmak diyebiliriz. Yapmanız gereken ayar son derece basit,

Evinizde ağınızda bulunan bilgisayarların müzik dosyalarınızın bulunduğu klasörünü, ağdaki diğer bilgisayar ve cihazların erişimine açmalısınız. Kısaca nasıl yapılır konusunu anlatayım. Bilgisayarınızın denetim masasını açın. Ağ ve Paylaşım merkezi seçeneğini seçin. Gelen ekranda sol tarafta bulunan seçeneklerin en altındaki “Gelişmiş Paylaşım Ayarlarını” seçin. Burada medya akışı seçeneğini bulun ve “Medya akışı Seçeneklerini Belirleyin” seçeneğine tıklayın. Gelen ekranda uzaktan medya erişimine izin ver sorularına “izin verildi” seçeneği ile müziklerinizi, ağınızla paylaşmak çok kolay. Aslında Windows üzerinde bu izinleri vermenin farklı bir çok yolu var. Ben genelde anlattığım yolu tercih ediyorum. Bu sayede ağımdaki cihazları kontrol ediyor hemde gerekirse daha kapsamlı ayarlar yapabiliyorum. Bunu yaptıktan sonra Cambridge Audio’nun mobil cihazlar için hazırlığı yazılımı kullanırsanız hayatınız çok kolaylaşıyor. İstediğiniz parametrelere göre şarkılarınızı tarayıp tek tuş ile çaldırmak mümkün.

Pink Martini – Splendor in the Grass albümünün FLAC versiyonuna bir bakalım. Albümde grubu tüm dünyada büyük kitlelere sevdiren formül aynen kullanılmış. Özgün parçalar ve çok iyi seçilmiş cover parçalar ile kaynaştırılmış. Albümdeki şarkı sayısı toplam 14. Cover şarkılarındaki seçimler gerçekten dikkat çekici. 1970′lerde Rafaella Carra’yı kariyerinin zirvesine taşıyan Tuca Tuca şarkısı Pink Martini tarafından tekrar yorumlanmış. Rafaella Carra’yı ben yaştakiler Italyan RAI televizyonlarında yaptığı şov programlarından hatırlayacaklardır. İtalyan pop tarzı diyebileceğimiz şarkı Pink Martini tarafından sımsıcak hale getirilmiş. Joe Raposo (Joseph Guilherme Raposo Jr) imzalı Sing şarkısı da albüme eklenmiş. Bu isim size bir şey ifade etmiyor ise Sesame Street (Susam Sokağı) müziklerini 1960lar ve 1970′lerin ortasına kadar besteleyen kişi olduğunu hatırlatalım. Besteci, Susam Sokağı için Sing’in yanı sıra Bein’ Green, C is for Cookie ve ABCDEFGHI (Türkçe versiyonunu ben kendi çocukluğumdan hatırlıyorum) gibi hitlere imza atmışlar. Albümdeki asıl bomba Chavela Vargasın sesinden dinlediğimiz Piensa En Mi. Hemen bu şarkıya bir göz atalım isterseniz.  Bu şarkıyı bilmeyen pek yoktur ismini bilmeseniz de melodisi tanıdık gelecektir. Vokaller çok ön planda ve arka bölümde piyano tınıları ilk bakışta göze çarpıyor. Detay seviyesinden memnunum. Piyano tonlarında da fiyatına göz attığımızda beklenmeyecek kadar başarılı bir performans görüyorum. Tabii ki bu albümü evimde çok farklı cihazlarla dinleme fırsatım oldu. Bambaşka tatlar aldım. Burada odaklandığım konu keyifle dinleyebilecek miyim, rahatsızlık verecek şeyler olacak mı sorusu? Açıkçası keyfim yerinde…

Bizim evin marşlarından bir kısmını içeren bir albüme bakalım şimdi. Dead Kennedys American punk topluluklarından daha doğrusu hardcore punk topluluklarından bir tanesidir bana sorarsanız en önemlisidir. Topluluk 1978 yılında San Francisco’da kuruldu. O dönemlerde hatta bu dönemlerde bile Amerikan kentleri müzik tarihinde ayrı “scene”ler olarak tasnif edilir. Dead Kennedys’in ortaya çıkmasıyla San Francisco scene’i ortalığı dümdüz etmiştir. Dead Kennedys kurulur kurulmaz hemen dikkat çeker ama 1980′lerin başında kült sıfatına ilk adımı atar. 45′likler ve kasetler elden ele dolaştıkça etkisi artar Amerika sınırları aşıp dünya çapında ses getirirler. Avrupa özellikle de punk müziğin doğduğu topraklar olan İngiltere’yi dağıtırlar. Fresh Fruit for Rotting Vegetables bu güzide topluluğun ilk albümüdür. Aslında albümdeki şarkılar uzun zamandır olmasa da ortalıkta geziniyordu. Özellikle tam Biafra’dan beklenen sert sözleri ile başlı başına bir marş haline gelmişti. Bunun üzerine “When Ya Get Drafted” gibi şarkılar eklenince albümün gücü özellikle de muhalif bakış açısı üst noktaya taşınmıştı. Müzikal açıdan Fresh Fruit for Rotting Vegetables hem Dead Kennedys hemde kopyalarının ilerleyen yıllarda yayınlayacakları albümün altyapısını oluşturmuştu. Kirli tonlar, hızlı ritmler,lütfen atılmış yaratıcılıktan uzak sololar, agresif sözler derken albüm başlı başına bir olay haline gelir.

California Über Alles evde yankılanırken, bas performansına odaklanıyorum. İşte burada hoparlör seçiminin önemi burada ön plana çıkıyor. Tavsiyem göreceli yüksek desibelli bir hoparlör seçerek amplifikatörün çıkış katını rahatlatmaya çalışın. Bookshelf kullanacaksanız hacmi büyük ve bas performansı yüksek bir hoparlör seçerseniz daha keyifli vakit geçirirsiniz. Benim 3W ile sürülebilen JBL monitörlerimin 30cm çapındaki sürücüleri odamı yeterli bas ile doldurdu. Tabii ki Minx Xi’nin çıkışına bir subwoofer ekleyebilirsiniz ama baştan hoparlörünüzü dikkatli seçerseniz böyle işlerle uğraşmanıza gerek kalmaz.

Gelin bu kezde sistemin performans sınırlarını görmeye çalışalım. Pikabımı Minx Xi’ye bağlıyorum. Şu sıralar test iğnem bu ufaklığın fiyatının 7-8 katı civarlarında. Hatta galiba daha bile pahalı. Neyse bir arkadaşımın kendisine satın aldığı ve sende dinle diye bana ulaştırdığı bu iğne ile -testini yayınlamayacağım ama merak edenler için taş yapılı dersem yeterli olur herhalde- denemelerime başlıyorum. J.C.Verdier imzalı MM pikap katı/elektrik kaynağı ve SuT kullanıyorum. Schubert: Trout Quintet Columbia MS 7067 Speakers Corner baskına bakıyoruz. Kaydın ilginç bir hikayesi var. 1950 yılında Rudolf Serkin tarafından kurulan bir vakıf, Marlboro Music Festival adıyla Vermont – Amerika’da büyük bir organizasyon yapmaya başlar. Aslında organizasyon büyük değildir ancak zaman içerisinde besteci ve müzisyenlerin buluşma noktası olur hatta bazıları için bir okul haline gelir. Yazılan çizilen göre neredeyse yedi haftalık bir organizasyondur ve bir nevi yaz akademisi kıvamındadır. Dersler verilir, müzik konuşulur ve özellikle genç yetenekler için büyük bir okul olur. Bu akademi de seslendirilmesi için Trout Quintet seçildiğinde vakfın kurucusu Rudolf Serkin işin içerisine bizzat girer ve piyano bölümlerini çalar. Son derece kendisine özgü bir tarzının olduğu yazılıp çiziliyor eleştiri yazılarında. Çok teknik ve hassas parmakları olduğu noktasına dikkat çekilmiş. Yaylılarında ona ayak uydurması ile özellikle ilk hareketin armoni açısından benzersiz bir kayıt olması ve diğer hareketlerde aynı performansın devamı ile ortaya çıkan kaydın son derece farklı tatlara sahip olduğu yazılıp çiziliyor.

Bu Minx Xi için zorlu bir albüm. Karmaşık bölümlerde ses orta seviyelerde iken herhangi bir bozulma yok. Sahne fena sayılmaz. Ancak detay seviyesi tahmin edeceğiniz üzere kendi sistemimin gerisinde. Aslında bu analog kombinasyonunda -test iğnesini de göz önüne alarak- benim sistemimim bile yeterli çözünürlüğü sunduğundan çok emin değilim. Ancak Minx Xi günü kurtarıyor mu derseniz kesinlikle evet. Klasik müzik dinleyicileri özellikle de büyük orkestraları sevenler bu noktada hoparlör seçimine çok çok dikkat etmeliler. Aslında bu tarz müzik giriş seviyesindeki tüm sistemler hatta hifi dünyası için bir kabus gibi. 2.000TL fiyat etiketli bir cihazdan daha fazlasını beklememek lazım…

Değerlendirmeyi baştan yapmıştım aslında. Cambridge Audio Minx Xi, ülkemizde 2.200TL (KDV Dahil) fiyat etiketi olan son derece becerikli bir müzik sistemi. İçerisinde bulunduğu sınıfın ortak özellikleri diyebileceğim şeyleri bu cihazda da görmek mümkün. Sisteminizi kurarken hoparlöre gerekirse bütçenizi birazcık zorlayarak yine 2.000 ila 3.000TL civarlarında bir tutar ayırmanızı tavsiye edebilirim. Bu sayede elde edeceğiniz biraz daha fazla detay seviyesi ve mümkün ise bas performansı ile daha keyifli vakit geçireceğinize eminim. Tabii bu söylediklerim Minx Xi’yi ana sisteminizde kullanacaksanız. Daha küçük bir çalışma odası veya ikinci alternatif bir sistem olarak kullanacaksanız ve metraj daha küçük ise güzel bir bookshelf ile hayatınızı geçirebilirsiniz. Cihaza bakıldığında bir evde ihtiyaç duyulacak tüm fonksiyonlar var ve gerçekten çok başarılı ve sorunsuz çalışıyor özellikleri. Vallahi bu fiyata böyle bir cihaz, gerçekten önemli bir fırsat. Sistemine makul bir bütçe ayırmak durumda kalan mutlaka ama mutlaka göz atsınlar… Ben genel olarak çok beğendim…

Cambridge Audio Minx Xi
Class-AB-Amplifikatör, büyük ve güçlü yapıda toroidal trafo devresi ve Wolfson WM8728 DAC devresi, pahalı high-end ürünlerde kullanılan malzemelerden dir. Bu da dijital müziklerde ki kayıp sesleri engeller. Minx Xi her kanalı 8 ohmda 40 Watt olarak, odanızı müzikle doldurabilecek güçtedir….
Toroidal Trafo – Elektronik Trafo
Fiyat: 2.200TL (KDV Dahil) /Online satın almak için tıklayınız
Temsilci: Forum Audio / www.forumaudio.com

İlk Sayfaya Ulaşmak İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar