Benchmark DAC2 HGC Bölüm 2

Lars Danielsson – Liberetto albümüne bir bakış atalım. Müzisyen 1958 yılında İsveçte doğdu. Bas çalmasının yanında bsteci kimliği ve kayıt yapımcısı yönüyle de tanıdığımız Danielsson eğitimini kendi ülkesinde tamamladıktan sonra saksafoncu Dave Liebman, piyanist Bobo Stenson ve davulcu Jon Christensen ile bir dörtlü kurarak müzik hayatına başlıyor. Liberetto tahminen, Stereo Mecmuası okuyucu kitlesinin büyük bölümünün bayılacağı bir albüm. Lars Danielsson’un farklı albümlerini bilen dostlarımız, onun tarzının çok abartıya kaçmadan derli toplu ancak müzikal manada soloların ve güzel pasajların eksik olmadığını biliyorlardır. Liberetto tam anlamı ile öyle bir albüm. Albümdeki “Hov arek sarer djan” şarkısında bize çok yakın melodilerin yorumlandığına şahit olacaksınız. Ancak bu geleneksel ezgi o kadar iyi düzenlenmiş ki, yerel ezgiler bir anda bambaşka bir dünyaya ait hale gelmişler. Albümde bu güzel tonların ve notaların ardı arkası kesilmiyor. Güzel gerçekten güzel. Plak çok keyifli. Sessiz bir arkaplan ve sahne sunuyor bu albüm. Tonlar başarılı. Detay seviyesi yerinde!

Benchmark tasarımcıları bence çok iyi iş çıkartmışlar. Ayrıca denemelerimde CD çalarımı analog girişleri kullanarak bağladım. Ortaya çıkan ses fazla sert oldu gibi. Bu durum normal CD çalarımda yaptığım modifikasyonlarda amacım böyle bir ses elde etmek idi. Analog çıkış katı yerine dijital ve koaksiyel girişleri kullanınca işin rengi bir anda değişiyor.

Yeni senaryoda koaksiyel ve optik girişleri kurcalamaya başlayalım. CD çalarımı analog, koaksiyel ve aynı zamanda optik bağlantılardan bağlıyorum. Kullanılan tüm kablolar standart yapıda. Özellikle farklı marka/model kullanmadan durumu tespit etmek için böyle bir yaklaşımı doğru buldum. Öncelikle kendi CD çalarım ile bakarak koaksiyel giriş uzak ara ön plana çıkıyor. Özellikle analog girişe göre detay farkı muazzam. Bu denemenin ardından daha kaliteli kablolar kullanarak denemeleri tekrarlıyorum. DH Labs’ın D-750 koaksiyel kablosu ile fark daha da artıyor. Optik kabloda da daha kaliteli ürünler kullansam bile koaksiyel açık ara daha iyi performans göstermeye devam ediyor.

Pearl Jam – Lightning Bolt. Albüm topluluğun beklenen 10. stüdyo albümü. Pearl Jam albümde uzun zamandır yapmak istediği ve türün artık ana akımının birbiri ile aynı hale gelmiş yapısından uzaklaşma hareketini yapmış. Bu hareket bazıları için iyi bazıları için kötü. Ben bu yeni Pearl Jam’i beğendim. Öncelikle albümün genel sound’u son derece etkileyici. Albümde eskilerden punk etkilerinin yanında rock ve metal müziğe dair bir çok iz bulmak mümkün. Pearl Jam’in yine en önemli özelliği sözlerin keyifli olması ve bir şeyler anlatması. Eddie Vedder müzik dünyasında ilginç bir figür ve sözlerinde her zaman elinden geldiğince bir şeyler anlatmaya çalışır. İlk single Mind Your Manners oldukça geleneksel bir giriş ile başlayıp, punk etkisinin ama eski punk etkisinin hissedildiği bir şarkı. Şarkının vokal kısımları daha bilindik rock izleri taşısa da, nakarat kısımlarında ritm ve sözler eski punk geleneğine yaklaşıyor. Albüm şaşırtıcı derecede iyi kayda sahip. Hem plak hem CD’si çok başarılı. Benim elimde ikisi de mevcut. Tüm bu üç bağlantı arasında detay seviyesi özellikle iyi bir kablo kullanınca hiç kuşkusuz koaksiyelin başarısı ile sonuçlanıyor. Albümden bağımsız bu sonuç benim sistemim ve bileşenlerim açısından kesin gibi. Bu arada özellikle bu tarz müzik dinleyenler Benchmark’ı alışveriş listelerinde yukarıya doğru yazabilirler.

Evet hepimizin merak ettiği nokta bilgisayarımızı bağlayınca alacağımız sonuçlar. Bu noktada denemelerimi yine üç girişe odaklamaya karar verdim. Bilgisayarımın direkt olarak optik ses çıkışını kullanarak, USB S/PDIF dönüştürücü ile koaksiyel çıkış kullanarak ve USB çıkışı kullanarak. Yazılım olarak her zaman olduğu üzere Foobar kullandım.

Bilgisayar bağlantısını yapmadan önce Benchmark web sitesine girerek Windows XP, Vista, 7 ve 8 uyumlu sürücüleri indirmekle başlamak gerekiyor. Mac OsX kullanıcıları ise direkt olarak kullanıma başlayabilirler. Kurulum sırasında kumandadan USB tuşuna basmayı unutmayın. Kısa prosedürün ardından geleneksel olduğu üzere her şeye ileri diyerek çok kısa bir sürede bağlantımızı tamamlıyoruz. Kullandığınız müzik çalar için gerekli ayarları yapmayı da unutmayın. Stereo Mecmuası’nda uzun zamandır denemelerimizde Foobar kullanıyoruz malumunuz…

Bu denemelerimde gördüğüm kadarı ile  USB girişi uzak ara ön plana çıkıyor. Arkasından yine koaksiyel giriş ve en son olarak optik dijital giriş geliyor. Bildiğiniz üzere optik dijital girişi kullandığınızda veri iletişimi konusunda kısıtlamaya takılıyoruz. Ancak koaksiyel bağlantının performansını daha yüksek kalite bir S/PDIF dönüştürücü kullanarak arttırabilirsiniz. Arttırabilirsiniz de ne gerek var. USB girişi son derece başarılı. Ancak USB girişinden iyi sonuç almak için kutudan çıkan USB kablo yerine iyi bir kablo kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. Mecmua’da öneri çok, yeni sezonda önerilerde artacak merak etmeyin…

USB girişin bu denli başarılı olmasındaki sebeplerden bir tanesi, cihaz içerisinde kanal başı ikişer adet olmak üzere toplam 4 adet Sabre 32bit D/A yongasetinin kullanılması. Hemen en merak edilen sorulardan bir tanesini cevaplayayım, cihazın DSD desteği mevcut. DSD×64(2.8224MHz)çözünürlükteki dosyaları çalmak mümkün. DSD×128(5.6448MHz) konusunda bazı kullanıcılar sıkıntı yaşarken bazı kullanıcılar yazılım üzerine oldukça modifikasyon yapıp bahsi geçen dosyaları dinleyebildiklerini söylüyorlar. Görünen o ki, Benchmark web sitesinde konuyla alakalı çok sağlıklı bilgi bulunmuyor. Hem firmanın bilgilendirme amaçlı Wiki’si hemde global forumlarda sağlıklı bir bilgi bulamadım. Yazılan çizilenlere göre yazılım vasıtası ile 8Bit’lik veriyi kesip bir şekilde çalmak mümkün gözüküyor ancak bu durumda DSD×128 ile uğraşmaya gerek yok. Velhasıl kelam 32Bit dosyalarla uğraşacağım veya illa ki DSDx128 medya çalmak istiyorum diyorsanız Benchmark DAC2 HGC size göre bir oyuncak değil!

Bu ayrıntının ardından mutlu mesut kendi FLAC ve diğer dijital formatlarıma dönüyorum. Denemeler denemeleri kovalıyor. Her zaman kayıtlarını çok sevdiğim MA Recordings’in 24bit /176.4 kHz WAV formatlı Mathias Landaeus Opening albümünü bir şekilde (!) edinin. Bu üçlü MA Recordings’in gerçekten farklı kayıtları ile bambaşka bir keyif ayrıca Steinway piyanonun tel ve tokmaklarından gelen sesleri bile duyabileceğiniz çözünürlüğe sahip. Benchmark iyi bir USB kablo ve optimize edilmiş yazılımında yardımı ile bu zorlu ama bir o kadar keyifli kaydı başarılı şekilde sunmayı başarıyor. Çözünürlük konusunda sıkıntı olmadığı gibi sistemin performansına da olumlu etkisi var. Hemen her kayıtta durum aynı. Benchmark DAC2 HGC başarılı bir tablo ortaya koyuyor.

Benchmark DAC2 HGC sıradan bir DAC değil. Üzerindeki pre onun farklı olmasını sağlıyor. Bu farkın bazı avantaj ve dezavantajları var. Belirli bir seviyenin üzerindeki güç amplilerine sahip olanlar daha fazlasını isteyebilirler. Tabii ki bu DAC’ı entegre bir ampli ile de kullanmanız mümkün. Ancak benim şahsi görüşüm Benchmark DAC2 HGC’ı sistemin kalbine yerleştirerek onun etrafında bir sistem kurmanın daha mantıklı olduğu yönünde. Aynı durum kulaklık katı içinde geçerli. Son derece başarılı bir kulaklık pre-amplisi ve ayarlarla özelleştirilebiliyor olması büyük avantaj. Tam donanımlı bir pre amplifikatör olması dediğim gibi Benchmark DAC2 HGC’i rakiplerinden ayıran en önemli şey. Dijital dünyada her yıl yeni gelişmeler oluyor. Bu gelişmeleri yakından takip edenler yerine DAC2 HGC belirli standartlarda arşivini toplamış veya toparlamakta olan meraklılar için güzel bir seçenek. Aklınıza gelen tüm popüler formatlara destek veren DAC2, performansı ile göz doldurmayı başardı. Tabii üzerinde pre olması sebebi ile sisteminizle uyum konusunda biraz ders çalışmayı gerektiriyor. Bu arada ilk nesil Benchmark DAC1’i dinlediyseniz veya kullandıysanız tüm duyduklarınızı unutun. DAC2 HGC ilk nesle göre bence çok ileriye gitmiş. İlk Benchmark DAC1’i dinleyip pek hoşlanmamış olanlar da, bence bir kulak vermeliler bu yeni DAC’a. Dediğim gibi farklar büyük.

Şimdi son sözlere gelelim. Benchmark DAC2 HGC’nin satış fiyatı: 2.950 Dolar (KDV Dahil) BL Müzik meraklılara nakit ödemelerde 2.650 Dolar (KDV Dahil) olarak uyguluyor fiyatı. Fiyat bir çok DAC’a göre pahalı gibi gözüküyor ancak işin içerisine pre katını kattığınızda fiyat daha mantıklı hale geliyor. Evet çok ucuz bir DAC değil ancak yapabildikleri de azımsanacak gibi değil. Burada sizin sisteminizin dengesi ve istediğiniz önem kazanıyor. İlk nesil Benchmark DAC’ların bir kaç gömlek üzerinde başarılı bir DAC, pre-amp ve kulaklık amplisi çözümü… Buradaki en önemli soruları meraklılar kendilerine sormalı, bir pre-ampli katına ihtiyacım var mı veya kulaklık benim için ne kadar önemli. Bu sorulara cevabınız alışverişinizin kilit noktasını oluşturacaktır. Hemen ekleyelim, ürünün siyah ve gümüş renk seçenekleri mevcut.

Benchmark DAC2 HGC Bölüm 2
2 kanal A/D ve D/A dönüştürücü Sample Rate: 211kHz Bit Depth: 32-bit Analog giriş: 2 x RCA stereo, 2 x XLR Analog çıkış: 4 x RCA, 2 x TRS (Headphone) Digital giriş: 1 x USB, 2 x Optical, 2 x Coax Yükseklik: 1.725″ Derinlik: 9.33″ Genişlik: 9.5″ Ağırlık: 3 lbs.
Fiyat: 2.950 Dolar / Nakit Ödeme İndirimli: 2.650 Dolar (KDV Dahil) / online satın almak için tıklayınız
Temsilci: BL Müzik / www.blmuzik.com

İlk Sayfaya Ulaşmak İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar