Stirling Broadcast LS3/6 Bölüm 2

Stirling Broadcast LS3/6 hoparlörleri uzunca bir süre boyunca dinleme fırsatı buldum. Gerek lambalı gerekse de farklı amplifikatörler ile denemelerime devam ettim. Sanılanın aksine gerçekten iyi bir lambalı ampli ile neredeyse tüm BBC monitörleri gerçekten harika sonuçlar ortaya koyabiliyorlar. Geçmişte yazılan çizilenlere bakarsanız özellikle de ilk BBC monitörlerin hifi dünyasına bomba gibi düştüğü dönemlere, lambalı ampliler ile kombine edilmeleri konusunda oldukça ilginç yazılar okuyabilirsiniz. Benim asıl şaşırdığım konu ise,  düşük güçteki single ended lambalı ampliler ile böylesine etkileyici sonuçlar ortaya çıkartabilmeleri. Yanlış hatırlamıyorsam Art Dudley, BBC monitörleri ile alakalı bir makalesinde bu konudan bahsetmişti. Tabii ki, 300B ve özellikle de 845 gibi daha kuvvetli lambaları kullanan ampliler ile çok daha iyi sonuçlar alabilmek mümkün. Açıkçası ben kanal başı 3W güç veren 2A3 ile bile çok keyifli sonuçlar elde etmeyi başardım.

Ancak şunun altını çizmeliyim, dinleme mesafesini oldukça azalttım ve göreceli orta ses seviyelerinde dinleme yaptım. Ancak 845 tarzı bir lamba ile harika sonuçlar alabileceğimi tahmin ediyorum. Lambalı dünyasının güçlü üyeleri push-pull tasarımlarda ise en ufak bir güç sorunu yaşamadan hoparlörleri çok kolaylıkla sürebilirsiniz.

BBC monitörleri deyince benim dinlemekten en keyif aldığım şeylerden birisi Rock müzik tarihinin altın sayfalarının yaşandığı 70’ler. İlk seçimimi 1971 yılının harika The Who albümü “Who’s Next” ile yapmak istiyorum. Albümün açılış parçası “Baba O’Riley” bile bazı şeyleri anlatıyor daha ilk notalarda. Elde edilen ses son derece açık. Gitar tonları muhteşem. Eğer dinamik çalan bir solid-state ampli kullanırsanız hoparlörün geri dönüşü gerçekten çok etkileyici oluyor. Gerçek anlamda bir davul sihirbazı olan Keith Moon’un hemen her hareketini duyabiliyorsunuz. Alt frekanslarda ise oldukça ilginç bir durum sözkonusu. Bir arkadaşımın o dönemde bana bıraktığı ve daha önce incelemesini de yayınladığımız Unison Research Simply Italy amplisi ile hiç beklemediğim harika bir performans elde ediyorum. Müziği daha fazla açmak istiyor insan hal böyle olunca kanal başı 3W güç üreten J.C.Verdier Triode Spirit yetmiyor!

Solid State tarafında ise gerek elimdeki Exposure güç amplileri gerekse de farklı ürünlerle farklı sonuçlar alıyorum. Bu farkları şöyle tanımlayabilirim. Aslında hoparlör belli bir karakterde çalmaya devam ediyor. Ancak bir amplifikatör baslar konusunda daha iyi sonuç verirken bir tanesi orta frekansları daha keyifli hale getirebiliyor. Bu noktada Class A  yapıda güçlü ve dinamik bir amplifikatör, geçmişten gelen tasarımları kullanmayı sevenler için ise MosFet bir amplifikatör ile keyifli dinletiler yaptım. Amplifikatörünüzün dinamik performansı çok iyi sonuçlar elde etmenizi sağlayacaktır.

Daha modern Rock örnekleri veya daha aşırı uçlardaki türler ile bir şey değişmiyor. Genelde hifi sistemlerde keyifli sonuçlar elde edemediğimiz çok uçlardaki türlerde bile uygun bir ampli ile LS3/6 ile mutlu mesut yaşamak mümkün! Rahmetli Chuck Schuldiner’in imzaladığı klasik Death albümü “Symbolic” aklıma geliyor. Gene Hoglan’ın ardı arkası kesilmez çift bas davul numaraları büyük bir hızda ve etkileyicilikle odanızın içinde yankılanıyor.

Klasik müzik denemelerine başladığımda elde ettiğim sonuçlar gerçekten çok etkileyici idi. Özellikle büyük orkestraları dinlerken elde ettiğiniz detay seviyesi gerçekten delilik seviyelerine yaklaşıyor. Kayıt ile doğru orantılı olarak  hemen her enstrümanı tüm detayı ile dinleyebilmeniz mümkün. Tonlar özellikle de uyumlu bir ampli kullandığını zaman etkileyici. Hele ki daha küçük formasyonları dinlerken müzisyenlere odaklanabilmek çok daha kolay olabiliyor. Linn Records tarafından yayınlanan Robin Ticciati yönetiminde İskoç Oda Orkestrasını dinleyebileceğiniz Scottish Chamber Orchestra, Robin Ticciati / Haydn: Symphony No. 101 plağına bir bakış atalım. Plak zaten büyük bir özenle basılmış, 180Gr’lık plak üzerinde 45 devirlik bir baskı. Joseph Haydn’ın son derece bilindik 101 numaralı senfonisinin icrasında tek tek müzisyenlerin performanslarına odaklanabileceğiniz gibi örneğin kemanlara bir bütün olarak baktığınızda o tonlar, o dokunuşlar. Sanki herşey önünüzde yaşanıyor gibi.

Orkestranın yanında koral bölümler içeren eserlerde ise nereye dikkat edeceğinizi, nereyi dinleyeceğinizi şaşırıyorsunuz. Ortadaki detay seviyesi gerçekten etkileyici. Üst frekanslar son derece açık ve detaylı, orta frekanslarda tonlar müthiş. Alt frekanslar ise insanı şaşırtıyor. Bu hoparlörün teknik değerlerine baktığınızda çok düşük frekanslara inemeyeceğini düşünüyorsunuz ancak elde edilen hissiyat ve midede duyulan baslar gerçekte işlerin hiç kağıt üzerinde görüldüğü gibi olmadığını anlatıyor.

Caz müzikte LS3/6 başka bir yüzünü gösteryor. Vokal ağırlıklı tarzlara girdiğinizde ortaya çıkan tonlar kadife gibi iken örneğin Sun Ra dinlemeye başladığınızda işlerin rengi değişiyor. Bir çok sistemde yuvarlak performans aldığım ve enerjisini hissedemediğim The Peter Brötzmann Octet alamet-i farikası Machine Gun Sesssion neredeyse adı gibi makineli tüfek gibi beynimde yankılanıyor. Bu albümü böyle dinlemek gereklidir. Kullanılan enstrümanlardan elde edilen sesler, seçilen oktavlar ve çalma teknikleri cazın yumuşak tarafına büyük bir tezattır. Kolay bir albüm değildir hatta hiç kolay değildir ancak Avrupa yenilikçi cazının bambaşka bir seviyesidir. Bu albümü sanırım böyle dinlemek istersiniz. Zaten eğer bir sistem bu albümü son derece yumuşak çalıyorsa bilin ki o sistemde bir şeyler ters hatta doğru olan hiç bir şey yok!

Billie Holiday’in Solitude albümüne bakalım. Albüm müzikal açıdan çok ilginç bir noktada yer alıyor. Billie Holiday’in sesi gerçekten bambaşka. Albüm öncesinde yayınlanan 7 ve 10” plaklarda ayrıca caz kulüplerinde söylediği bazı şarkılara yaptığı yorumlar daha o dönemden tarihe geçmiş ve müthiş bir müzisyen topluluğu ile çıkış albümünü yayınlıyor. “You Go to My Head” şarkısına bir bakış atalım. 1938 yılında ortaya çıkan bu popüler şarkının bestesi J. Fred Coots’a sözleri ise Haven Gillespie’ye ait. Dönemine göre oldukça yenilikçi bir yapıya sahip olan şarkı caz müzisyenleri arasında bayağı popüler olmuştur. Aslında bu şarkının bu denli popüler olmasında Billie Holiday’in müthiş yorumu çok etkili olmuştur ve o yorum bu albümde yer almaktadır. Bu arada albümle alakalı kapsamlı hatta bayağı kapsamlı bir yazıyı seneler önce kendi bloğumda yazmıştım. Holiday’in ilerleyen yıllarda farklılaşan bazılarına göre güzelleşen ses tonundan başka bir ton. Vokalin böylesine ön planda olduğu bu albümde LS3/6 sanki 10 dakika önce hırçınlığıyla ortalığı ayağa kaldırmamış gibi bambaşka bir hale geliyor. Yumuşacık tonlar ve en küçük ayrıntısını bile duyabildiğiniz bir vokal. Çok keyifli…

Modern hoparlör dünyasında zaman zaman benimde ön plana çıkarttığım sahne konusunda, Stirling Broadcast LS3/6 söz konusu olunca alıştığımız şeylerden bahsedebilmek çok kolay değil. Öncelikle şuradan başlayalım, eğer sahne konusu sizin için birinci öncelik ise bu hoparlörler sizin için uygun olmayabilir. Köklerinde stüdyo monitörü olan LS3/6 ve benzerlerinde alıştığımız sahneden bahsedebilmek çok mümkün değil. Bu hoparlörlerin farklı bir büyüsü var ancak o büyü sahne diye tanımladığımı şey kesinlikle değil. Hoparlörün konumlandırmasını bile oynasanız öyle etkileyici bir sahnesi yok. Bunun karşılığında ise hemen her frekans aralığına gerçekten çok etkileyici bir açıklık ve detay seviyesi elde ediyorsunuz. En ilginç şeylerden bir tanesi, odanızın şekli kötü dahi olsa, hoparlörlerin yerleşimi konusunda çok vakit geçirmeseniz bile ortaya çıkan sonuç etkileyiciden çok daha fazlası. Benim en çok hoşuma giden şeylerden bir tanesi ise hoparlöre yakın bir konumda olsanız bile odaklanmanızı olumsuz etkileyecek bir etki elde etmiyorsunuz. Detay seviyesi aynı etkileyicilik ile olduğu yerde duruyor. Hoparlörün yerleşimine dikkat ettiğiniz zaman, özellikle yerden yukarıya kaldırdığınız konumlandırmalarda ise etkileyicilik seviyesi artıyor ve delilik haline geliyor.  Alt frekans etkisinin de stand ile çok orantılı olduğunu eklemeliyim.

Açıkçası buna ben bayıldım. Müzik dinlemeyi seven meraklılar için dinleme odalarına koyup unutacakları bir hoparlör Stirling Broadcast LS3/6.

Bu etkileyici performansı elde edebilmek için ampli konusunda gerçekten çok ince eleyip dokumanız gerekli. Sisteminizdeki defoları çok kolaylıkla gösterebilen ve affetmeyen bir hoparlör bu. Onu çok sevip, çevresine bir sistem kurmanız gereken ekipmanlardan bir tanesi. Kişisel zevkinize göre solid-state veya lambalı özellikle dinamik çalan bir amplifikatör seçmelisiniz. Bu seçimi yaparken üretici kanal başı 90W öneriyor olsa da, ben denemelerimde özellikle lambalı tarafında çok daha az güçle son derece etkileyici sonuçlar elde etmeyi başardım.

Kaynak tarafında da paranızın yettiği kadarı ile iyi bir kaynağa ihtiyacınız olacak. Siz  LS3/6’yı besleyebildiğiniz sürece o çalıyor. Sistemin bir bütün olarak ele alınması gereken ve hemen her parçaya özen göstermeniz gereken bir kurulum. Evet bu bahsettiğim şey, ucuz değil, kolay bir yol da değil. Kabul! Ancak bir kez sisteminizi oluşturduğunuz zaman emin olun onu senelerce değiştirmek istemeyeceksiniz. Ki zaten değiştirebileceğiniz bir hoparlör bulmanız zor. Belki daha farklı bir BBC hoparlörü veya türevi!

Stirling Broadcast LS3/6 gerçekten bir ömür bir yaşanabilecek bir hoparlör. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Eğer onu severseniz farklı hoparlörler ile hayatınız boyu yolunuz kesinlikle kesişmeyecektir. Aslında aynı şeyi herhangi bir BBC monitörü seven bir kişi için söyleyebilirim. Normalde ben her zaman sistemi kaynaktan başlayarak kurmaya başlarım. Ancak söz konusu olan LS3/6 olunca tüm sistemi onun çevresine kurmanız gerekiyor. Bu yol çok kolay mı derseniz, sanırım cevabım hayır olacaktır.

Ancak o yolu geçtiğinizde ortaya çıkan ses dediğim gibi ömür boyu vazgeçilemeyecek türden. Hoparlör ülkemizde 4.250 Sterlin artı KDV’lik bir fiyat etiketine sahip. Evet kesinlikle ucuz değil. Aynı zamanda sistemin geri kalanına benzer tutarları harcamanız gerekecektir. Yani ben dahil bir çok okuyucumuz için  ancak hayallerini süsleyebilecek bir hoparlör. Belki hayat boyunca sahip olamayacaksanız bile hayatınızın bir yerinde bu hoparlörü kısacıkta olsa dinleyebilmek inanın dimağınızda bambaşka bir tat bırakacaktır. Harika ahşap işçiliği, müthiş sesi ile yine geri gönderirken üzüldüğüm bir deneyim yaşattı bana Stirling Broadcast LS3/6. İmkanı olan “müzikseverler” mutlaka göz atsınlar…

Stirling Broadcast BBC LS3/6
Power handling: 90w continuous, 150w short term, IEC268 Max sound level: 107dB, pair @2m Input impedance: 8ohm nominal Input connections:Bi-wire, 4mm terminals (plugs/wires to 4mm cross sectional area) Frequency response: 45Hz to 17kHz +/-3dB (on HF axis @1m) Crossover frequencies: 3kHz, 13kHz Sensitivity: 87dB/1watt/1m Cabinet details: Reflex loaded. 30cm (w) x 30cm (d) x 63cm (h) Weight: 18.5kg
Fiyat: 4.250 Sterlin (KDV Hariç) Mart 2016 itibarı ile / online satın almak için tıklayınız
Temsilci: Art Of Sound / www.artofsound.com.tr

İlk Sayfaya Geçmek İçin Tıklayınız

Benzer Yazılar