Prometheus Audio Ziyareti

Bu yazımızın İngilizcesi versiyonu 6Moons web sitesinde yayınlanmaktadır. Ulaşmak için tıklayınız

Kaç yaşında müzik dinlemeye başlarız? Uzmanlara göre doğum öncesinde anne karnında duymaya başlarız. Hatta bazı anneler çoçuğun karakterine olumlu etkisi nedeniyle karınlarındaki bebeklerine müzik dinletmeye başlarlar. Eğer bu doğru ise George Thomsen’in dünyaya geldiği, İngiltere’nin Kuzey Doğu’sunda bir gemi inşa kenti olan Sunderland’da yıllar önce ne dinlediğini bilmek isterdim. HiFi camiasında vinile basılmış müzik konusunda George’tan daha bilgili birine rastlamadım. Mesela kendisine hangi klasik müzik eserini sorarsanız sorun size en iyi yorumcu, plak şirketi ve kayıt numarasını söyleyebilir.

George aynı zamanda en nadir plakları tedarik edebilen profesyonel bir plak koleksiyoncusudur. Ancak dergi için O’nu ziyaret etmemin asıl sebebi, kendisinin müthiş bir pikap tasarımcısı ve üreticisi olmasıdır. Fotoğraflara baktığınızda bile, çok üst düzey işçilik kalitesini görebilir ve verdiğiniz para karşılığında çok özel bir cihaz satın aldığınızın farkına varabilirsiniz.

Peki George tasarımlarına nasıl başladı? Bunu anlayabilmek için hikayenin başına dönmemiz gerekli. George daha 13 yaşındayken Chopin’in Polonaise A flat Major eserini dinliyor ve dinlediği bu müzik O’nun içindeki duyguları ateşliyor. Yaşıtları bisikletle gezerken O tercihini evde kalıp kılasik müzik dinlemekten yana kullanıyor.

16 yaşına geldiğinde mühendislik öğrenimine başlıyor ve takip eden yıllarda da devam ettiği bu ağır eğitim, hayatının ilerki yıllarında çok işine yarıyor. 17 yaşında Polonyalı ünlü keman virtüözü Henryk Szeryng’i Beethoven’in keman konçertosunu yorumlarken dinliyor. Sonraki yıllarda farklı Stradivarius kemanlar ile yorumlanmış birçok konsere gitmesine rağmen, o yaşlarda seyretme şansı yakaladığı konseri asla unutamıyor.

Ailesinin kullandığı pikabın ortalama kalitede bir ürün olduğunu fark etmesi üzerine para biriktirerek ilk HiFi sistemini satın alıyor. 1970’lerin başında çıraklık yapan genç bir adam için servet deüğerindeki 250 poundluk bu sistem; Pioneer PL12D, Sure M75ED kartuş, Amstrad Ampli ve Solovox Hoparlörler’den oluşuyor. Böylece de genç bir audophile doğmuş oluyor.

O yıllarda Decca SXL 2000 plakların fiyatı 1,50 pound iken bu fiyat birkaç yıl içinde 3,50 pound’a yükselir. Fiyattaki bu değişiklik bile George’un plak satın alma hızını kesmez ve böylece genç bir koleksiyoncu doğmuş olur. Kısa bir süre sonra George yeniden bir upgrade ihtiyacı hisseder ve iki adet Linn LP12 satın alarak pikapları yan yana yerleştirir. Peki neden? Yan yana yerleştirdiği aynı model bu iki pikabın altındaki rafları değiştirerek karşılaştırmalar yapar. Tahta, cam, granit vb. raflar üzerinde yaptığı denemeler sonucunda, altındaki malzemeye göre pikabın farklı çaldığını gözlemler ve hangi materyal kombinasyonunun en iyi sonucu vereceğini araştırmaya başlar. Aynı model iki pikabı yanyana koyarak yaptığı mukayeseler, daha doğru sonuçlar almasına olanak tanır. Böylece bir HiFi mühendisi doğmuş olur.

Transistörlü amplisinden memnun olmadığı için lambalı amplilerle yaptığı birkaç denemeden sonra, lambaların müzikteki duyguyu daha iyi ortaya çıkardığına karar vererek sisteminde değişiklik yapar. O günden bugüne lambalı cihazlar kullanmaktadır.

Hikayemize geri dönecek olursak, George o dönemde denemelerine devam eder. Motor ünitesini pikaptan ayırarak, duvara monte edilmiş bir raf üzerine yerleştirir ve farkına varır ki, pikaptaki komponentleri birbirinden ayırdıkça daha iyi sonuçlar elde etmektedir. Denemeleri bir süre daha o dönemin pikapları üzerinde devam eder. Ancak artık kendi pikabını üretme zamanı gelmiştir. George’un tasarladığı ilk platter 17 kg. ağırlığındadır. Piyasada satılan hiçbir pikap standının kendisini tatmin etmemesi üzerine, kendi standını tasarlamaya karar verir. Stand; masif ayaklar, güçlendirilmiş cam raflar ve paslanmaz çelik spikelardan oluşmaktadır. Standın görünümü adeta Herkül’ün sütunlarını andırmaktadır. Bu kadar başarılı çalışma birçok insanı tatmin edebilir ama George bu kadarıyla da yetinmez. Motor, motor yuvası, farklı tahrik kayışları, kolun izolasyonu, pikabın izolasyonu, motor güç ünitesi, hava pistonlu bağımsız ayaklar vb. konularda çalışmalarını sürdürür.

George’unki uzun bir hikaye. Sadece fotoğraflar bile onun en iyi pikap ve standı üretmek adına sürekli bir arayış içinde olduğunu ortaya koymaya yetiyor. Peki bu tasarım ve mühendislik harikası nasıl çalıyor? Şöyle söyleyeyim; o gün kendimi kaptırıp ardı ardına o kadar çok plak dinlemişim ki, hava kararmış ve eve 6 saat geç kalmışım. Geciktiğim için eşimden defalarca özür dilemek zorunda kaldım ama inanın buna değdi, çünkü George Thomsen’in sistemini dinlerken Tanrı’ya biraz daha yaklaştığımı hissettim!

Erişim Adresleri
http://prometheusaudio.net (Bu adreste meraklıları hoş bir sürpriz bekliyor)

Mike Valentine
Çeviri: Eli Hanenya